Hukuk Genel Kurulu 2005/4-243 E. , 2005/275 K. "" | | | | | --- | --- | --- | | Mahkemesi | : | Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi | | Günü | : | 07.12.2004 | | Sayısı | : | 313-559 | | | | | | | | | Taraflar arasındaki “*manevi tazminat*” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.3.2003 gün ve 2001/695 E, 2003/163 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk …
**Hukuk Genel Kurulu 2005/4-243 E. , 2005/275 K.** **"İçtihat Metni"** | | | | | --- | --- | --- | | **Mahkemesi** | : | Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi | | **Günü** | : | 07.12.2004 | | **Sayısı** | : | 313-559 | | | | | | | | | Taraflar arasındaki “*manevi tazminat*” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.3.2003 gün ve 2001/695 E, 2003/163 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 29.9.2003 gün ve 8903 E, 10765 K. sayılı ilamı ile; *(...**Dava,yayın yolu ile kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk kararın eksik inceleme nedeniyle bozulmasından sonra mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılarak bu kez davanın reddine karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmiştir.* *Davacı, yapılan yayının hukuka aykırı olması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı savı ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.* *Davalılar yayının, Basın Yasasının, tanıdığı sınırlar dışına çıkılmadan, özle biçim arasındaki denge korunarak verildiğini bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.* *Mahkemece, istem red edilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.* *Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğradığı savına dayanmaktadır. Diğer bir anlatımla dava, yapılan yayında yer alan açıklamaların kişilik değerlerine saldırı içerdiği ve böylece hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.* *Böyle bir uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerden farklı bir yöntemin izlenmesi ve ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması gerekmektedir.* *Bunun nedeni, Anayasanın 28. maddesindeki basının özgür olduğu güvencesine ve bu ilkeyi güçlendiren 5680 sayılı Basın Yasasının 1. maddesindeki düzenlemedir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Diğer bir anlatımla basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bunun içindir ki basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. İşte bu farklılık ve ayrık durum gözetilerek yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluk sınırı belirlenmelidir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. İşte basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.*