11. Hukuk Dairesi 2009/13260 E. , 2011/14898 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2009 tarih ve 2008/43-2009/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekilleri duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde …
**11. Hukuk Dairesi 2009/13260 E. , 2011/14898 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2009 tarih ve 2008/43-2009/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekilleri duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının eşi ...’ın iki ortaklı Taş İnşaat Ltd. Şti.nin ortakları olduğunu, başlangıçta her ikisinin de şirket müdürü iken 3.12.2001 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ...’ın müdürlük görevinin kaldırıldığını, ...’ın gerek müdür iken gerekse müdür olmadığı dönemlerde şirkete ait paraları çektiğini ve bir kısmını kendi adına bir kısmını da davalı adına bankaya yatırdığının tesbit edildiğini, davalının ev hanımı olup hiçbir gelirinin bulunmadığını, hesabındaki paranın şirketin paralarının olduğunu, ... adına yatan paraların şirketin feshi davasında dava konusu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000.000.000.TL'sının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, bankadaki paranın dava dışı şirkete ait olmadığını, eş Ahmet’in yıllardır çalıştığı paraların eşi adına hesapta topladığını savunarak,davanın reddini talep etmiştir. Yargılama sırasında ... ve ..., dahili dava yolu ile davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, dahili davalı ...’ın müdürlük görevi bittikten sonra 63.000.YTL’nı şirket hesabından çekerek önce davalı ... adına sonra da ... hesabına aktararak şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 63.000.YTL.sının davalı ve dahili davalılardan tahsiline dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.12.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma kararından sonra işbu dava dosyası ile birleşen mahkemenin 2008/146 esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden, mahkemenin 147 esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden talebini tekrar etmiş, yine mahkemenin 2008/171 esas sayılı dosyasında ise davalı ...’dan müdürlüğü sona ermeden önce çekilen 9.358 TL, şirket müdürlüğü yetkisi kaldırıldıktan sonra çekilen 81.320 TL ve 38.933,67 USD'nin karşılığı toplam 158.811,92 TL'nın bu davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak, tanık beyanları alınarak bankadaki hesabın ... tarafından açıldığı ve eşi ...’a yardım ve yataklık ettiği ispatlanamadığı, davalı ...’in fiile katıldığının davacı tarafından asıl davada dahili dava ederken öğrendiği, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye ilişkin bir yıllık zamanaşımı süresinin birleşen davada geçtiği, ... hakkında açılan davaya gelince ise, bu davalının 80.320 TL'nı şirkete harcadığının kabulünün gerektiği, yine müdür iken çektiği 9.358 TL'nı şirket işlerinde kullandığı, Şirket müdürü diğer ortak Mustafa Taş'ın basiretli bir tacir gibi gerekli özeni göstermediğinden eylemin sonuçlarından kendisinin sorumlu olduğu, 38.933,67 USD'nin ise davalı ... tarafından çekilmesinden sonra Şeker Bankta bulunan 30037387 ve 16700389 nolu hesaplara yatırıldığı ve bu hesaplarda nemalandırdığı, paranın şirkete harcanmadığı gerekçesi ile asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, birleşen 2008/146 esas sayılı davada ... aleyhine açılan davanın reddine, birleşen 2008/147 esas sayılı davada ... aleyhine açılan davanın reddine, birleşen 2008/171 esas sayılı davada davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 68.133,92 TL'nın paranın çekildiği 20.06.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davaya konu paraları davacı şirket lehine harcadığını ispat yükümlülüğünde olan davalı ... tarafından dosyaya sunulan para makbuzları ve kendi tutmuş olduğu defter her zaman düzenlenebilecek nitelikte belgeler olup, tek başına harcamanın şirket adına yapıldığını göstermez. Kaldı ki mahkemece alınan 06.04.2009 tarihli bilirkişi raporunda da defter ve para makbuzlarının ispatlayıcı ve tevşik edici belgeler niteliğinde olmadığı, davacı şirkete ait yasal defterlerle örtüşmediği tesbit edilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davaların kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde tanık beyanları esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Ayrıca, mahkemece alınan 30.01.2006 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'a ait hesaptan 11.09.2003 tarihinde çekilen paranın aynı gün davalı ... hesabına yatırıldığı, yatırılan paranın 13.02.2004 tarihinde bu hesaptan çekilerek aynı gün ... hesabına yatırılıp yine aynı gün davalı ...'in hesabına aktarıldığı belirtilmiş olup, her ne kadar mahkemece hesabın ... tarafından açtırıldığı varsayıma dayalı olarak kabul edilmiş ise de, hukuken bunun kabulü mümkün değildir. Aksi kanıtlanamadığı sürece hesabın davalı ... tarafından açıldığının ve paraların da Kudret tarafından yatırıldığının kabulü gerekir. Ayrıca davalı ... tarafından mahkemenin gerekçesi temyiz edilmediğine göre davalı ... hesabındaki paranın şirket parası olduğunun kabulü ile bu davalının da sorumlu tutulması gerekir. Bu itibarla davacı vekilinin ... yönünden de temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 4-Yine mahkemenin gerekçesinde davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği açıklandığı halde, kararın hüküm fıkrasında bu davalı hakkındaki davanın sabit görülmediğinden reddine karar verildiği yazılarak gerekçe ile hüküm çelişecek şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, davacı vekilinin ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,128,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.