10. Ceza Dairesi 2025/710 E. , 2025/5189 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 10.03.2021 SAYISI : 1. 2016/14 E., 2016/94 K. 2. 2019/522 E., 2021/220 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Beraat 2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Aşkale Asliye Ceza Mahk…
**10. Ceza Dairesi 2025/710 E. , 2025/5189 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 10.03.2021 SAYISI : 1. 2016/14 E., 2016/94 K. 2. 2019/522 E., 2021/220 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Beraat 2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca "beraatine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/1741 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11051 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11051 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosyalar kapsamına göre; aynı tür suçtan sanık hakkında evvelce kamu davası açıldığı gerekçesiyle bu defa 12/04/2019 tarihli eyleminden dolayı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2019 tarihli ve 2019/2393 soruşturma, 2019/6118 esas, 2019/4652 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Adı geçen sanığın evvelce işlediği 31/08/2014 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda ise Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/11/2014 tarihli ve 2014/699 soruşturma, 2014/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmesi sebebiyle Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/01/2016 tarihli ve 2016/9 soruşturma, 2016/1 esas, 2016/1 sayılı iddianame ile açılan kamu davası sonunda, Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 tarihli ve 2016/14 esas, 2016/94 sayılı kararı ile sanığa ikinci kez şerhli tebligat yapılmadığı, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla; Her ne kadar Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2016 tarihli kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de, somut olayda, öncelikle sanık hakkında incelemeye konu kamu davasının açılmasına dayanak teşkil eden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 06/11/2014 tarihli kararda itiraz yolunun gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, denetim süresinin de başlamadığı ve kovuşturma şartı bulunmadığından durma kararı verilmesi gerektiği, Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarihli kararı ile de her ne kadar sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; somut olayda, sanık hakkında incelemeye konu kamu davasının açılmasına dayanak teşkil eden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 06/11/2014 tarihli kararda itiraz yolunun gösterilmemesi ve usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, müsnet suçtan açılan kamu davası hakkında da durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 31.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli ve 2014/699 Soruşturma, 2014/2 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli ve 2016/9 Soruşturma, 2016/1 Esas, 2016/1 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, "...olayda sanığa ikinci kez adı geçen şerhi içerir tebligat yapılmamış olduğundan atılı eylemin bu hali ile kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca "beraatine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/220 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 22.09.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2019 tarihli ve 2019/2393 Soruşturma, 2019/6118 Esas, 2019/4652 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce yürütülen soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/14 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, bu nedenle yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Şüpheli hakkında, 12.04.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2019 tarihli ve 2019/18157 Soruşturma, 2019/6464 Esas ve 2019/4906 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/542 Esas, 2019/210 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2019/522 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Her ne kadar, sanık hakkında, 22.09.2018 ve 12.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Daha önceden, 31.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle aynı nitelikteki suç nedeniyle verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâl edilmesi nedeniyle Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davası sonunda, Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "beraat" kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, açılan kamu davası hakkında “durma kararı” verilerek, denetimli serbestlik tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “beraat” kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu, ancak sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu beraat kararından dolayı yeniden yargılama yapılmayacağı ve aleyhe sonuç doğmayacağı dikkate alındığında, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "beraat" kararı verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 22.09.2018 ve 12.04.2019 tarihli suçlar nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; 1. Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı dosyası yönünden; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanlar dışında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve kullandığını beyan ettiği maddenin ele geçmemesi nedeniyle, niteliklerinin belirlenmesi mümkün olmadığından uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, "...olayda sanığa ikinci kez adı geçen şerhi içerir tebligat yapılmamış olduğundan atılı eylemin bu hali ile kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca "beraatine" kararı verildiği, dolayısıyla hukuka aykırılığın giderilebilmesi için "beraat" kararının gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür. 2. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/220 Karar sayılı dosyası yönünden ise, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 24.07.2021 tarihinde için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.10.2021 tarihli ve 2021/32963 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu 22.09.2018 ve 12.04.2019 tarihli eylemlerin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.10.2021 tarihli erteleme kararının inceleme konusu 22.09.2018 ve 12.04.2019 tarihli eylemleri de kapsadığı, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından; Mahkemesince, erteleme kararının verildiği soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilerek, karardan bir örneğinin dava açılmamış ise Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/32963 Soruşturma dosyasına gönderilmesi, kamu davası açılmış olması halinde ise 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak üzere ilgili mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.