TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/01/2026 NUMARASI : 2025/814 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Taraflar arasındaki ticari şirket (genel kurul kararının iptali istemli) davasında ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine dair verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/476 Esas 2026/446 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/476 KARAR NO : 2026/446 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/01/2026 NUMARASI : 2025/814 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Taraflar arasındaki ticari şirket (genel kurul kararının iptali istemli) davasında ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine dair verilen ara karana karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/351 E sayılı dosyasında şirkete kayyım atanan ... ... tarafından yapılan olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin ibra edilmemesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin yönetim kuruluna alınmamış olmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, toplantının 9. gündem maddesi ile ilgili kararın gerekli oy nisabı sağlanmadan alındığını, müvekkilinin bilgi edinme hakkının elinden alındığı gerekçelerine dayalı olarak alınan kararların bakımından yürütmesinin geri bırakılmasına, sonrasında genel kurul toplantısının yok hükmünde olması sebebiyle genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı şirket vekili ise cevap dilekçesinde, alınan kararların yasa, şirket ana sözleşmesi, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uyularak alındığını ifade ederek tedbir isteminin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacıların gündem maddelerine TTK 446.maddesine uygun şekilde muhalefet şerhi vermemesi nedeniyle iptalini isteyemeyeceği ifade edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 29/07/2025 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, haklılık durumunun ancak yapılacak yargılama sonucu taraf delillerinin toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında deliller bütün olarak değerlendirilmek sureti ile anlaşılabilecek olmakla, mevcut sunulan deliller bu aşamada yaklaşık ispat yönünden yeterli görülmediğinden ihtiyati tedbir istemi haklı görülmeyerek ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için yaklaşık ispatın sağlandığını, yaklaşık olarak ispat etmesi tedbir kararı verilebilmesi için yeterli olacağını, TTK 449 hükmünün göz ardı edilerek yanlış hukuki nitelendirme yapıldığını, yürütme geri bırakılmazsa telafisi imkansız zarar doğacağını, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmasının temel ve belirleyici sebebinin söz konusu sözleşmeden elde edilecek gelir olup, bu kararın icrası halinde şirketin kuruluş amacının fiilen sona ereceğini, müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklanan mevcut ve beklenen kazançlarının tamamen yok olacağını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 27/01/2026 tarihli ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Öte yandan kanun koyucu TTK'nun 449. maddesi ile şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -