11. Hukuk Dairesi 2010/12142 E. , 2012/16629 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2010 tarih ve 2008/312-2010/279 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Demet Yargıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığında…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12142 E. , 2012/16629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2010 tarih ve 2008/312-2010/279 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Demet Yargıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Sevinç İnşaat Malzemeleri Taş....Ltd.Şti.’nin müvekkili bankanın kredi müşterisi olup, müvekkilinin krediyi teminen kendisine ciro edilen ve davalının düzenleyip imzaladığı çekten dolayı alacaklı olduğunu, sözkonusu çekin yasal süresi içinde bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulması üzerine İcra Hukuk Mahkemesi tarafından zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı bakımından takibin iptaline karar verildiğini, bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu halde ödemediği çekten dolayı haksız ve sebepsiz yere zenginleşmiş bulunduğunu ileri sürerek, davalının ödemediği çekten dolayı sebepsiz iktisaba dayalı olarak 193.062,50 TL’nin dava tarihinden itibaren asıl alacak olan 150.000,00 TL’sine işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Alibeyköy’de bulunması nedeniyle davada Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini istemiş, esasa ilişkin olarak da davaya konu çekin müvekkili tarafından Sevinç İnşaata kredi alabilmesi amacıyla hatıra binaen verilmiş bir çek olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya ve asıl borçlu Sevinç İnşaata hiçbir nam ve hesap altında bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin (Alibeyköy) İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nin yetki alanında bulunduğu gerekçesiyle davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi sonucu devam edilen yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sevinç İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten aldığı çeki davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere davacı bankaya ciro ettiği, ibraz tarihinde karşılığı olmadığından ödenmeyen çek nedeniyle davalının davacı bankaya karşı borçlu olduğu, çekin kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin iki tarafın da kabulünde olması nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın kredi alacağının 154.352, 23 TL olarak hesaplanması karşısında bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 154.352,23 TL alacağın 150.000,00 TL asıl alacak kısmının dava tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen yetki itirazına ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı keşidecinin zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” şerhi konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir. Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı yetkili hamili olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.