7. Hukuk Dairesi 2010/86 E. , 2010/6320 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Daha evvel mahkemece verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; "Taşınmazlar başında keşif yapılarak fen ve arkeolog bilirkişileri aracılığı ile arkeolojik sit haritasının, davacının dayanağı t…
**7. Hukuk Dairesi 2010/86 E. , 2010/6320 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Daha evvel mahkemece verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; "Taşınmazlar başında keşif yapılarak fen ve arkeolog bilirkişileri aracılığı ile arkeolojik sit haritasının, davacının dayanağı tapu kaydının uygulanması davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığının, çekişmeli taşınmazların arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi, taşınmazlar tapu kaydı kapsamı dışında kalıyorsa, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı konusunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece çekişmeli taşınmazların 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Bozma kararı uyarınca taşınmazlar başında keşif yapılmasına rağmen, taşınmazların sit haritasındaki konumu denetime elverişli olarak gösterilmemiş, komşu parsel tutanakları ve dayanaklarının tümü getirtilerek denetim yapılmadığı gibi, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları da çelişkili olduğu halde çelişki giderilmemiştir. Fen bilirkişisinin raporunda taşınmazların 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içinde kaldığı belirtilmesine karşın, arkeolog bilirkişi raporunda taşınmazların 3. derece doğal sit alanı sınırları içinde kaldığı belirtilmiş, hükümde mahkemece verilen şerhte sit alanının niteliği belirtilmemiştir. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, sit haritaları kadastro paftası ile çakıştırılmalı, sit haritası örnekleri dosyaya konulmalı, bilirkişilerden çekişmeli taşınmazların sit alanı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise hangi nitelikteki sit alanı içinde kaldığına dair rapor alınmalı, varılacak sonuca göre yeniden hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de kararda tapu kütüğünün beyanlar hanesine verilen şerhle ilgili olarak sit alanının niteliğinin belirtilmemiş olması dahi isabetsiz olup, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.