İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin halka açık şirket olduğunu, davalılardan ... A.Ş.'nin 10.10.2013 tarihinde bu şirketin ortaklarından diğer davalı ...'in sahibi olduğu % 38,10 payını 10.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/237 KARAR NO:2026/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/10/2025 NUMARASI:2024/651 Esas - 2025/696 Karar DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin halka açık şirket olduğunu, davalılardan ... A.Ş.'nin 10.10.2013 tarihinde bu şirketin ortaklarından diğer davalı ...'in sahibi olduğu % 38,10 payını 10.000.000,00 TL karşılığında devraldığını, iki şirket arasında yapılan 29.11.2013 tarihli pay devir sözleşmesine göre payların karşılığı olan paranın 500.000,00 TL bedelli 20 tane çek ve 20 tane bono ile yapılmasının kararlaştırıldığını, SPK tarafından yapılan araştırmada payları devralan davalı ... A.Ş.'nin hiç bir bankadan çek karnesi almadığının tespit edildiğini, payları devreden ... A.Ş.'nin... Bank A.Ş. hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... A.Ş. tarafından her biri 500.000,00 TL bedelli 10 tane çekin davalı ... A.Ş. lehine keşide edildiğinin, daha sonra davalı ... A.Ş.'nin de bu 10 çeki paylarını devreden diğer davalı ...'e ciro ettiğinin, söz konusu çeklerin her iki şirketin de kayıtlarında yer almadığının ve vadeleri geldiğinde de karşılıksız çıktığının anlaşıldığını, söz konusu çeklerin üzerinde çeklerin keşide edildiği dönemde ... A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği yapan diğer davalılar ... ve ...'in imzalarının bulunduğunu, aynı çeklerin yine davalı ... A.Ş.'yi temsilen davalılar ... ve ... tarafından ciro edilerek davalı ...'e verildiğini, her iki davalının da bir günde en fazla 500.000,00 TL tutarında işleme imza atabilme yetkilerinin bulunduğunu, her iki davalının da bir günde 10.000.000,00 TL tutarında işlem gerçekleştirmelerinin temsil ilzam yetkisinin aşılması anlamına geldiğini, diğer davalı ...'nun davalı ... A.Ş.'nin % 100 pay sahibi olup bu paylarını diğer davalı ...'e devrettiğini, konu ile ilgili olarak SPK'nın hazırladığı Denetleme Raporunda her iki davalının da bu 10 tane çekin dışında bankaya sunulmamış 5.000.000,00 TL değerinde başka çeklerinde bulunduğunu belirttiklerini, SPK'nın 23.05.2016 tarih ve 17 / 577 sayılı kararı ile sermaye ve mal varlığı azaltılan ... A.Ş.'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21'e göre aktarılan tutarın üç ay içinde tahsil ve takibi için gerekli işlemlerin yapılmasına ve verilen süre içinde iadenin yapılmaması durumunda aynı kanununun 94'üncü maddesine göre iade davası açılmasına karar verildiğini, ... A.Ş. sermayesinin örtülü kazanç aktarımı yoluyla azaltıldığını, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21'e göre kendilerine kazanç aktarımı yapılan kişilerin SPK tarafından verilen süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda olduklarını, bunun yapılmaması durumunda halka açık şirketin sermaye ve mal varlığı kaybına uğramaması için aynı kanunun 94'üncü maddesinin SPK'ya iade davası açma yetkisi verdiğini, bu yetki çerçevesinde ... A.Ş.'den aktarılan 10.000.000,00 TL tutarındaki mal varlığının iadesi için 6100 sayılı HMK m. 109'a göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL tutarlı kısmi dava açtıklarını, bu miktarın yasal faizi ile birlikte ... A.Ş.'ye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin Kadıköy ... Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve ... sayılı ve 19.03.2014 tarih ... sayılı ihtarnameleri ile ... A.Ş.'deki görevlerinden istifa ettiğini, diğer davalı ... A.Ş.'den de 10.01.2014 tarihinde istifa ettiğini bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın esasına ilişkin olarak da davacı kurum olan SPK'nın verdiği üç aylık süre içinde 20 adet çekin ... A.Ş.'ne iade edildiğini, davalı ... ile ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" ile davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiğini kalan 1.000.000,00 TL bedelli iki adet çek için de davalı ...'in çekleri elinde bulunduran üçüncü kişilerden almayı, alınamaması durumunda şirketin uğrayacağı zararı ödemeyi taahhüt ettiğini ve bu sözleşmenin Kamuyu Aydınlatma Platformunda yayınlandığını, bu nedenle şirketin zararının doğmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" ile davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiğini, söz konusu çekleri 17.08.2016, 26.09.2016 ve 20.10.2016 tarihlerinde iade ettiklerini, dava açılmadan çeklerin iadesini yaptıkları için davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, davalı ...'in çekleri iade etmesi nedeniyle diğer davalı ... ...'in de hukuki sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının kısmi dava açamayacağını, müvekkilinin istifa etmesinin ... A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformunda 14.04.2014 tarihinde saat 17.52'de yayınlandığının ancak şirket tarafından geç bildirildiğini, çeklerde imzasının bulunmadığını, ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, çeklerin ... A.Ş. kayıtlarına alınmamasından da diğer davalıların sorumlu olduğunu, çeklerin karşılıksız olmalarından ... A.Ş. Yönetim Kurulunun bilgisi bulunduğunu, bu durumun kamudan gizlenmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu kapsamda kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek SPK'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 Sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yoluyla uygulanacak 92/1-b maddesinde öngörülen sürenin bir hak düşürücü süre olduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir. 6362 Sayılı Kanunun 92/1-b maddesi uyarınca, süre, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren başlayacaktır.Dosya kapsamı dikkate alındığında, SPK yetkilileri tarafından düzenlenen denetleme raporu sonrasında, SPK Kurul Karar Organı tarafından, 23/05/2016 tarih ve 17/577 sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği, eldeki iade davası, 06/02/2017 tarihimde açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 Sayılı Kanunun 94/2. Maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SPK’nun md. 92/1-(b) bendi uyarınca örtülü kazanç aktarımı işlemleri için hukuka aykırılığın tespit edildiği tarihi izleyen 3 ay içinde iptal davası açma yetkisi olduğu ve 3 aylık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu değerlendirmesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 94 üncü madde kapsamında açılacak iade davalarının 3 aylık süreye tabi olmadığını, SPK md. 92’de belirtilen sürelerin, yalnızca ihraççıların kanun, esas sözleşmeye aykırı malvarlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin iptali, butlan ve yokluğunun tespiti davaları için geçerli olduğunu, mahkemelerce SPKn m. 94 bakımından hak düşürücü sürenin düzenlenmemiş olduğunun açıkça karara bağlanmış olduğunu, içtihat birliğinin sağlanması adına emsal gösterilen kararlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hatalı değerlendirmelere dayanılarak tesis edilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen ...’e 10.000.000 TL tutarındaki iadenin yapılmaması nedeniyle; 6362 sayılı SPKn’nun 94 üncü maddesi uyarınca aktarılan tutar ile kanuni faizinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100.000 TL’sinin işletilecek kanuni faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu bedelin şirkete iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre reddine karar verilmiş olup süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk derece mahkemesince 2017/109 E-. 2021/212 K sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine dairemizin 2021/687 E. 2024/1366 K. Sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İlk derece mahkemesince istinafa konu davanın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 92/1-b maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 21. maddesinde; halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmalarının yasak olduğu, kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde ise halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep edeceği, kendilerine kazanç aktarımı yapılan tarafların Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 94. maddesinde ise; Kurul'un, 21. maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının ortaklara duyurulmasını istemeye ve Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Somut olayda; davacı kurum tarafından Halka açık ... hakkında düzenlenen 21/08/2015 tarihli denetleme raporuna istinaden davacı kurum karar organınca alınan 23/05/2016 tarih ve 17/577 sayılı karar ile, söz konusu rapora istinaden ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, tespit edilen şirket zararının 3 ay içinde tahsil ve takibi için gerekli işlemlerin yapılmasının istenmesine, verilen süre içerisinde iadenin yapılmaması halinde SPK'nun 94. uyarınca kendilerine faiz hariç 10.000.000,00 TL menfaat sağlayan ...A.Ş ve olayda sorumluluğu bulunan kişiler aleyhine aktarılan tutarın yasal faiziyle beraber ...e iadesi yönelik kurulumuzca İade davası açılmasına karar verildiği, karara istinaden şirket zararının ilgililerden tahsili için işlem yapılması konusunda şirkete yazılan bir yazı ve tebliğine rastlanmadığı, ilgililer hakkında davacı kurumca suç duyurusunda bulunulduğu, şirketin zararının giderilmemesi üzerine örtülü kazanç aktarımına konu tutarın şirkete iadesi hususunda davalılar aleyhine 30/01/2017 Tarihinde Ankara ATM'den havale edilen dilekçe ile iş budanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 92. maddesi; "(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul; a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye, b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir... (2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır. (3) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun 94. maddesinin 1. fıkrasında; Kurul'un, 21. maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu, 2. fıkrasında ise 92. maddenin birinci ve üçüncü fıkralarının bu madde bakımından da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre davacı kurum, 6362 sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlal edildiğini tespit etmesi halinde, gerekli tedbirleri almaya ve Kurulca belirlenecek tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir. 6362 sayılı kanunun 21/4 maddesinde, örtülü olarak aktarılan tutarın iade edilmesi için gereken sürenin SPK tarafından belirleneceği ifade edilmiş, ancak iadenin gerçekleşmemesi hâlinde Kurul’un açacağı davanın süresinden bahsedilmemiştir. Aynı kanunun 94/1 maddesinde de Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yine Kurul’un yetkili olduğu belirtilmiş, ancak iade davası açma süresine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda kanunun 94/2 maddesinde yapılan atıf nedeniyle, süre bakımından 92/1-b maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Söz konusu hükümde ise Kurul’un, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Buna göre örtülü kazanç aktarımına konu tutarın ilgili şirkete iadesi için davacı kurum tarafından açılacak dava, durumun Kurul'un yetkili karar organınca tespiti tarihinden itibaren 3 aylık süreye tabi olup, hak düşürücü süre niteliğindeki bu sürenin mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.Somut olayda Kurul'un yetkili karar organınca alınan karar tarihi 23/05/2016 olmakla birlikte kurul kararına istinaden şirket zararının ilgililerden tahsili için işlem yapılması konusunda şirkete yazılın bir yazı ve yazının tebliğine ilişkin evraka dosyada rastlanmadığı, bu haliyle kurulca şirkete verilen sürenin bitiminden itibaren başlaması gereken hak düşürücü sürenin başladığının belirlenmediği, ilk derece mahkemesince bu husus üzerinde durulmadan kurul karar tarihi esas alınarak davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi isabetli olmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince; kurumca ... A.Ş. ye kurul kararına istinaden şirket zararının ilgililerden tahsili için işlem yapılması konusunda yazılın yazının ve tebliğine ilişkin evrakın istenilmesi, bu duruma göre hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılması, hak düşürücü sürenin dolmadığının anlaşılması halinde dairemizin önceki kaldırma kararı doğrultusunda, davalı tarafa gerekli yasal ihtarları içerir defter ibrazı içerir süre verilerek ve ... A.Ş nin defterlerinin Ankara Asliye ceza ve Asliye ticaret mahkemelerinde bulunduğu belirtildiği de nazara alınarak defterler üzerinde usulünce inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendire ve eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026