11. Hukuk Dairesi 2023/4189 E. , 2024/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/189 Esas, 2023/454 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1096 E., 2019/1114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruş
**11. Hukuk Dairesi 2023/4189 E. , 2024/7531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/189 Esas, 2023/454 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1096 E., 2019/1114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.10.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. arasında 14.11.2013 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediye dava dışı ... Gıda Ltd. Şti. ve ...'ın kefil olduğunu, müvekkilinin 18.06.2014 tarihinde 695.000,00 TL'ye çıkarılan borca kefil yapıldığını, ilk sözleşmeyle borçlu lehine taşınmazını ipotek veren ... Gıda Tic. Ltd. Şti.'ne ait taşınmazın üzerinde bulunan ipoteğin davalı banka tarafından fek edildiğini, bundan sonra davalı bankaca hesap kat edilip Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132971 E. ve 2014/132957 E. sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, söz konusu borç nedeniyle müvekkiline ait tüm taşınmazlara haciz konulduğunu ve satışa çıkarıldığını, asıl borçluya, borçlu lehine ipotek verilen taşınmaz ve maliki ile müşterek-müteselsil kefillere gidilmediğini, müvekkilinin kefil olduğu limit arttırma sözleşmesinde imza dışında hiç bir ibare ve beyanın kendisine ait olmadığını, bu hususların daha sonra yazıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) kefalet türünün, miktarının ve tarihinin bizzat kefilin el yazısıyla yazılmasının geçerlilik şartı olarak düzenlediğini ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesinde davacının, taşınmaz maliki ...'la birlikte müteselsil kefil olduğunu, davacının eşinin de aynı sözleşmeye kefalete onay verdiğini, dava konusu icra dosyalarında üç borçlu için de takip yapıldığını, takipte yalnızca davacıya ait 2 adet taşınmaza rastlanması nedeniyle bu taşınmazların paraya çevrilerek satıldığını ve alacağın bir kısmının tahsil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu raporuna göre kefalet sözleşmesi üzerindeki yazıların davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132957 E. sayılı dosyasına dayanak genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunan davacının kefalet sözleşmesindeki yazıların eli ürünü olmadığı anlaşılmasından dolayı 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi uyarınca geçersiz kefalet nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, anılan dosya borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacıya ait bir taşınmaz satılıp satış bedelinden davalı bankaya 44.394,35 TL 20.06.2016 tarihinde ödendiğinden davacının istirdat talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği, davacı taraf Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132971 E. sayılı dosya borcundan dolayı da borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de anılan takibin ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle haciz olduğu ve davacının özgür iradesiyle tapu sicil memuru huzurunda imzaladığı ipotek belgesi ile taşınmazları hakkında ipotek tesis edildiği, davacının ipoteğin tesisi sırasında irade fesatına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132971 E. sayılı takip dosyası bakımından davanın reddine, davacının Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132957 E. sayılı takip dosya borcundan dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulü ile bu dosya üzerinden davacıya ait taşınmazın satışından elde edilen ve davalıya 20.06.2016 tarihinde ödenen 44.394,35 TL'nin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının harç dışındaki yönlerden usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132971 E. sayılı dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat taleplerinin reddine, davacının Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2014/132957 E. sayılı dosya borcundan dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, bu dosya üzerinden davacıya ait taşınmazın satışından elde edilen ve davalıya 20.06.2016 tarihinde ödendiği anlaşılan 44.394,35 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.06.2016 tarihli, 2016/2405 E., 2016/10936 K. sayılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.2022 tarihli, 2019/(19)11-254 E., 2022/584 K. sayılı emsal ilamları uyarınca müteselsil kefalet ibaresinin kefilin el yazısı ile yazılmamış olması kefaletlerin müteselsil kefalet olarak yorumlanmaması sonucunu doğurmayacak ise de somut olayda kefalete ilişkin diğer geçerlilik koşullarının gerçekleşmemiş olduğunun dosya kapsamından anlaşılmış bulunmasına ve davalı tarafın müteselsil kefalete ilişkin itirazının istinaf aşamasında ileri sürülmemiş olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.