T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACILAR : 1- ..... : 2- ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....Av..... TEMLİK E…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACILAR : 1- ..... : 2- ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....Av..... TEMLİK EDEN DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av.....v..... TEMLİK ALAN DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av.....Av..... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/02/2026 YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 28/01/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı bankadan 07.12.2005 tarihinde 11.000,00 TL kredi kullandıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilleri borçlarını ödemek istemişlerse de davalı bankanın yüksek faiz miktarı hesap ederek tahsilat yapmaya çalıştığını, daha sonra davalı bankanın alacağını ........ A.Ş şirketine devrettiğini, müvekkilleri bu şirket ile de irtibat kurmuş iseler de yine karşılarına yüksek miktarlı faiz alacağı çıktığını, davaya konu icra dosyasından müvekkili ........'ye ait Konya İli Çumra İlçesi ........ Mahallesi ..... Mevkiinde bulunan ... parselde tapuya kayıtla tarla vasıflı gayrimenkulü satışa çıkardıklarını, bu satışın olması halinde müvekkillerin telafisi imkansız zarar edeceklerini, dava süresince gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun kanuni olarak miktarının tespit edileceğini belirterek; Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, borçlu olmadıkları miktar üzerinden davalının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, icra dosyasından yapılacak olan gayrimenkul satışının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile müvekkil banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde bu tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde müvekkili banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla ........ yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında icra takibine geçildiğini, müvekkili bankanın alacaklarını Girişim Varlık Yönetim A.Ş’ye temlik ettiğini ve artık dosya alacaklısı konumunda olmadıklarını, bu sebeple davalı taraf sıfatına haiz olmadıklarını, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ........ adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takibin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ........ Yönetimi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile alacağı temlik eden banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde ise taahhütnamede belirtilen tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde temlik eden banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla ........ yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında Konya .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, genel kredi sözleşmesi ve takip talebine bakıldığında asıl alacak ve faiz oranlarının gösterildiğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ........ adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takipten 11 yıl geçtikten sonra davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..... İstinaf ilamı nazara alınarak hüküm fıkrasının "1-Davacıların Davalı ........ A.Ş yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usülden reddine," şeklindeki kısmı kaldırma öncesi olduğu şekliyle korunmuştur. Bilirkişi raporunda değinilen TBK 120. Maddesi hükmünün ticari işlerde uygulanmayacağı nazara alınarak faizin %30 oranında hesaplanmasına ilşkin bilirkişi hesabına itibar edilmemesi gerekmekte ise de; Mahkememizce 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporundaki her iki davacınında alacağı bulunmadığı yönündeki görüşe itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli kararın yazımı sırasında aynı bilirkişilerce tanzim edilen 04/12/2025 tarihli raporda davacı ........'ın halen borçlu olduğu ancak davacı ..... Korkmaz'ın fazla ödemesi bulunduğu yönündeki sonucun çelişki oluşturduğu halde sehven çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmış ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunamayacağından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davacıların davalı ........ A.Ş yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacıların ........ A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yanlış değerlendirmeyle ve eksik incelemeyle karar verildiğini , mahkemece, istinaf incelemesinde kaldırma nedeni yapılmamasına rağmen kaldırma kararı sonrası davalı ........ A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi ve davalı banka yönünden yeniden davanın usulden reddine dair karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalı ........ A.Ş yönünden işbu dosyanın istinaf mahkemesinin 19/01/2024 tarihli kararı ile kesinleştiğini, 14/01/2019 tarihli tensip zaptının 6 no'lu ara kararı gereği ile davalı tarafa cevap dilekçesini ve ekinde tüm belgeleri sunması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, aksi halde bu delillerinden vazgeçmiş sayılacağına karar verildiğini, tensip zaptının davalı bankaya tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesinde delil olarak gösterilen genel kredi sözleşmesinin aslı veya suretinin dosyaya sunulmadığını, yine 18/06/2019 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 no'lu ara kararı gereği taraflara, dilekçelerinde gösterdikleri ancak sunmadıkları delilleri sunmaları için 2 haftalık kesin süre verildiğini, verilen sürede davalı banka tarafından temerrüt hükümlerinin de yer aldığı genel kredi sözleşmesi aslı veya suretinin dosyaya sunulmadığını, verilen sürelerde genel kredi sözleşmesinin temerrüte yönelik hükümlerinin yer aldığı kısmın da dosyaya sunulmadığını, bu sebeple genel kredi sözleşmesinin temerrüte yönelik hükümlerin yer aldığı kısmı yönünden bu delile dayanmaktan vazgeçildiğinin kabulü gerektiğini, her iki müvekkili açısından temerrüt tarihlerinin farklı olması sebebiyle ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken istinafa konu mahkeme kararında bu hususta hatalı karar verildiğini, müvekkillerinin durumunun birlikte değerlendirildiğini, mahkemece gerekçeli kararda raporlar arasındaki çelişkiden bahsedildiğini ve çelişki giderilmeden karar verildiğinin belirtildiğini, istinaf sebebi yapılan ve itirazlarında belirtilen her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının ve sehven karar verilmesinin de taraflarınca bozma nedeni yapıldığını beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Adil yargılanma hakkı da Anayasanın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Yasa'nın 298/2 madde hükmüne göre de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-2010/108 K., 2014/2-1121 E.-2016/635 K., 2014/9-1137 E.-2016/994 K., 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması ayrıca, kendi içerisinde çelişkiler barındırması yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır. İlk derece mahkemesince verilen kararda gerekçenin kendi içerisinde çelişkili olduğu, denetlemeye elverişli bir gerekçenin bulunmadığı, bu nedenle usule uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunmadığı, kabule göre de icra dosyasında alacaklı vekilinin 02/01/2023 tarihinde dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasını talep etmesi üzerine aynı tarihte dosyanın haricen tahsil nedeniyle infazen kapatılmasına karar verildiği, bu nedenle davanın istirdata dönüşüp dönüşmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çelişkili gerekçe ve yetersiz inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak usulüne uygun şekilde hüküm tesis etmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ........ tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....