11. Hukuk Dairesi 2016/12871 E. , 2018/4366 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2016 tarih ve 2009/620-2016/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2016/12871 E. , 2018/4366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2016 tarih ve 2009/620-2016/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket kurulduğundan beri tek yetkilisinin ... olduğunu, ... isimli kişinin 05.02.2004-19.02.2009 arasında işçi olarak çalıştığını, bu kişinin eşinin davalı bankada çalıştığını, bu kişinin köylüsü ...'in ve eşi ...'ın da davalı bankada çalıştıklarını, davacı şirketin Bakırköy şubesindeki hesabının 2006 yılı Nisan ayı ile 2009 Ocak ayı arasında ...'in sahte imzaları ile 140.388,00 TL çekilip kendi hesabına aktardığını, bu hesaptan sahte imzalar ile 721.364,00 TL çekildiğini, bu işlemlerde banka içinden ...'in destek aldığını, yukarıda ismi yazılı ...'in eşi ve diğerlerinin yardımcı olduklarını, davalı bankanın güven kurumu olması ve adam çalıştırdığından dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL'nin en yüksek banka reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, davacı şirketin ...'in hem şirket hesaplarında hem de kendi şahsi hesaplarında işlem yapmaya yetkili kılındığına dair kendilerine ibraz edilen genel talimat bulunduğunu, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük olmadığını, kredi sözleşmelerini de davacı şirket temsilcisi ...'un bizzat imzaladığını, kredilerin de davacı şirketin hesaplarına aktarıldığını, ...'in uzun yıllar davacı adına işlem yaptığından şirketi temsilinin bir teamül haline geldiğini, davacı şirket yetkilisinin hesap hareketlerinden haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'in davacı şirketin yetkilisi ...'un imzasını taklit ederek işlem yaptığı, şirketin temsilcisinin imzasını taşıyan belge ile ...'in şirket adına ve ...'un şahıs hesaplarında işlem yapmaya yetki verildiği, basiretli bir işadamı gibi davranması gereken davacı şirketin 2004-2009 yılları arasındaki işlemlerden haberi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemelerde ...'in yaptığı işlemlerin şirket