6. Ceza Dairesi 2010/5362 E. , 2011/35531 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ın eylemi 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; iddianame ve gerekçeli karar başlığına yan…
**6. Ceza Dairesi 2010/5362 E. , 2011/35531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ın eylemi 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; iddianame ve gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin yerinde mahkemece düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. I- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 5237 sayılı TCY’nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve anılan Yasanın 142/1-b, 143/1, 31/3. maddelerine uyan suçun gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67. maddesi de gözetildiğinde 7 yıl 12 aylık sürenin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Hükümlü ... ile sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 27.12.2002 günlü kararın sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10.Ceza Dairesi tarafından "5237 sayılı TCY’nın 7. maddesi, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasayla değişik 9.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi" yönünden bozulmasına, bozmadan sanık ...'ın da yararlandırılmasına karar verildiği ve Mahkemece bozmaya uyularak, 07.11.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; sanık ... hakkındaki temyizsiz kesinleşen hükümle ilgili sonradan yürürlüğe giren Yasanın değerlendirilmesi için yapılan uyarlama yargılaması ile genel yargılama farklı olduğundan birlikte görülemeyecekleri ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca sanık (hükümlü) ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, 2- Yakınan ...'nin 29.05.2002 günü saat 21:00 sıralarında ... Galatalı Sokakta bulunan evinin karşısına Opel Astra aracını park ettiği, 30.05.2002 günü saat 08:00 sıralarında sağ ön kapı camının kırılarak oto teybi ve güneş gözlüğünün çalındığını anladığı olayda; sanıklar ... ve ...'in savunmanlarının bulunduğu kolluk anlatımlarında, Zonguldak iline geldikleri aracı, ... Galatalı Sokakta çıkmaz sokağa park ettiklerini, sanık ...'ın araçta kaldığını, kendilerinin araçtan inerek, aynı sokakta yan yana olan araçlardan önce Wolksvagen Bora marka aracın camını kırıp, teybini aldıklarını, sonra Opel Astra ( Vectra ) aracın camını kırıp, oto teybini aldıklarını ve sanık ...'ın beklediği araca giderek bıraktıklarını açıklamaları, sanık ...'ın ise hırsızlık yapılan araçları ve yerleri görmediğini açıklaması karşısında; sanıkların kolluk anlatımlarında sanık ...'ın araçta beklediğini söyledikleri yer ile yakınanın aracının park edildiği yer belirlenip, dosyada bulunan yer gösterme tutanağının Wolksvagen Bora araçla ilgili olması karşısında, belgelerin karışma olasılığı da gözetilerek, sanıklar hakkında aynı tarihte işlenen suç nedeniyle başka soruşturma ve kamu davası olup olmadığı araştırılıp, ilgili dosyalar incelendikten, olanaklı ise aslı veya onaylı sureti eklendikten sonra, keşif yapılarak hükümlü ...'ın bulunduğu yerden suça konu aracın görülüp görülmediği ve sanıklar hakkında 765 sayılı TCY'nın 493.maddesinin son fıkrasının uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, 765 sayılı Yasaya göre uygulama yapılması ve buna göre sanıklar yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, 3- Sanıkların eylemi 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması, 4- Sanık ... hakkında hapis cezasına hükümlülüğünün yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCY'nın 53.maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlü ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) numaralı bozmadan hükümlü ...'ın da 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 325.maddesi uyarınca yararlandırılmasına, 19.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.