6. Ceza Dairesi 2022/4360 E. , 2024/1569 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2730 E., 2019/2683 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi ve hükmün bozulması 1.Katılan'ın temyiz talebi bakımından; katılanın birden fazla vekil ile kendisini temsil ettirdiği, istinaf ilamının, vekillikten çekilme istemi bulunmayan katılan vekili Av. ...'ya 04.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, katılanın diğer vekilinin …
**6. Ceza Dairesi 2022/4360 E. , 2024/1569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2730 E., 2019/2683 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi ve hükmün bozulması 1.Katılan'ın temyiz talebi bakımından; katılanın birden fazla vekil ile kendisini temsil ettirdiği, istinaf ilamının, vekillikten çekilme istemi bulunmayan katılan vekili Av. ...'ya 04.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, katılanın diğer vekilinin 01.02.2020 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Kanun'un 11.maddesindeki " Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenleme gözetildiğinde katılan vekilinin 01.02.2020 tarihli temyiz dilekçesinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 01.02.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, reddine karar verilmesi gerektiği ön inceleme neticesinde belirlenmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yönünden; İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/9571 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. B.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2019/174 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C.Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/2730 Esas, 2019/2683 Karar sayılı kararıyla; katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarındaki suçu oluşturduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Katılan ...'nin kolluk görevlilerine sanığın bileziğini aldığına ilişkin bir beyanda bulunmaması ve sanığın olay anında yakalanmasına rağmen üzerinde bilezik tespit edilememesi, görgü tanığın Z.A.'nın beyanında tarafların birbirlerine vurmadıklarını tartıştıklarını, sanığın, katılanın kolundan bilezik aldığını görmediğini beyan etmesi, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunması, hayatın olağan akışına göre bileziğin tek bir kolda olması gerektiği ancak katılanın her iki kolunda da diş izi bulunması ve bu hali ile söz konusu diş izlerinin önceye dayalı olma ihtimali nedenleriyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair iddia dışında mahkumiyetine yeterli şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilmiştir. 2.Katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun tespit edildiği 10.02.2019 tarihli rapor dava dosyasında bulunmaktadır. 3.Kolluk tarafından düzenlenen bağrışma seslerinin gelmesi üzerine katılanın ikametine girildiğinde, sanık ve katılanın balkon kısmında oldukları görüldüğünün belirtildiği 10.02.2019 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur. 4.Olay yeri tespit tutanağında giriş ve evin içinde bir kapının sert bir cisimle vurularak göçük oluşacak şekilde zarar gördüğünün tespit edildiği 10.02.2019 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır. 5.Görgü tanığı Z.A.'nın olayın sıcaklığı ile alınan beyanlarında; sanık ve katılanın birbirini ittiğini, vurduklarını görmediğini, kapının çaldığını ya da şiddetli çaldığını duymadığını belirttiği 10.02.2019 tarihli beyanı dava dosyasında mevcuttur. 6.Katılanın sanıkla olan mesajlaşmalarında, sanığı pazar günü beklediğine dair mesajların bulunduğunun tespit edildiği tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay ve olgular bölümünün (A) paragrafının (5) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen olayın sıcaklığı ile alınan tanık beyanına göre, her hangi bir kapı çalma veya şiddetli bir kapı çalma sesi duymadığı, olay yerinde yakalanan sanığın üzerinde kapıların kırılmasına neden olabilecek bir cismin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın zorla eve girdiğine dair delil bulunmadığı ancak görgü tanığının sanık ile katılanın tartıştıkları ve birbirlerini ittikleri beyanı, olay ve olgular bölümünün (A) paragrafının 2 numaralı bendinde belirtilen rapor içeriğine göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2 nci maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden; Ön inceleme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının Temyiz Talebi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/2730 Esas, 2019/2683 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.