T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/883 Esas KARAR NO:2026/179 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2022/18 Esas- 2023/105 Karar TARİH:15/02/2023 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/883 Esas KARAR NO:2026/179 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2022/18 Esas- 2023/105 Karar TARİH:15/02/2023 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yetkilisi ...'nin 21/04/2015 tarihinde ... marka araç satın olmak için davalı şirketin eski yetkilisi ... isimli şahıs ile iletişime geçtiğini, sonrasında ... ile organik bağı olan ve ortak iş yapan ... Şirketi yetkilisi ... ile tanıştığını, yapılan görüşmeler sonucunda tarafların araç satış işlemleri konusunda anlaştığını, akabinde müvekkilinden 50.000,00 EURO kapora adı altında bir ön ödeme yapmasının istendiğini, sonrasında araç fiyatından bu meblağın düşeceğini bildirdiğini, aynı tarihte davacı şirketin ... iban numaralı hesabından ... Oto Şirketinin ... iban numaralı hesabına 28.000,00 EURO ve 22.000,00 EURO olmak üzere toplamda 50.000,00 EURO swift transferi yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin ardından ... ve ...'nun, en geç iki hafta sonrasına arabayı teslim edeceğini, teslim sırasında kalan bakiye ödemeyi alacağını taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu durumu kabul ederek iki hafta beklediğini, davalı şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini, kalan ödemeyi yaparak arabayı teslim almak istediğini bildirdiğini, karşı yanın aksaklıklar olduğunu, en yakın zamanda aracı teslim edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin aylarca bu ve benzeri bahanelerle geçiştirildiğini, akabinde şirket yetkilisi şahısların, müvekkilini her yerden engelleyerek kendileri ile iletişime geçmesine imkan bırakmadıklarını, müvekkilinin kendisine teslim edilmesi gereken aracın başkasına satıldığını öğrendiğini, ...'nun davalı şirketin eski ortağı olduğunu, ... isimli şahsın ise davalı şirketin şuanki yetkilisi olduğunu, davaya konu olayda ... ve ... Oto firma ve yetkililerinin birbirleriyle irtibatlı olarak danışıklı hareket ettiklerini, ...'ın yetkilisi olduğu firma ile ...'ın yetkilisi olduğu firma arasında organik bağ olduğunu, icra takibinin ... Oto ve ... Oto şirketlerine karşı aynı anda başlatıldığını, ... Oto yönünden takibin kesinleştiğini, fiili hacze gidildiğini, ... Şirketinin kiracı olarak yer aldığı Beşiktaş'taki adrese ilişkin 01/03/2019 başlangıç tarihli kira kontratı tespit edildiğini, söz konusu kira sözleşmesinde yer alan aynı adreste fiili haciz esnasında ... A.Ş. isimli şirket adına düzenlenmiş 06/08/2018 tarihli kira sözleşmesinin de bulunduğunu, bu şirketin şunaki ünvanının ... Oto olduğunu, İTO kayıtlarındaki adresi ile hacze gidilen adresin aynı olduğunu, hem eski hem yeni şirketin yetkilisinin de ... olduğunu, haciz mahalli olan ticaret sicil adresinin, ... Oto'nun ortağı ve yetkilisi olan ...'ın aynı zamanda borçlu ... firmasının tek ortağı ve tek yetkilisi olan ...'ın kardeşi olduğunu, yani taraflar arasında organik bağ olduğunu ispatladıklarını, fiili hacizde ... Şirketlerine ait iki adet kaşe bulunduğunu, bu durumun haciz tutanağına geçirildiğini, şirketlerin tek yetkilisi ve tek ortağının ... olduğunu, ... Oto firmasının eski ortağı ...'na ait birçok özel iş evrakı ve belge tespit edildiğini, haciz mahallindeki bilgisayardaki kullanıcı adının da ... olduğunu, mahalde yer alan patron koltuğundan bu tespitin yapıldığını, haciz mahallinin adresinin aynı zamanda ... Oto' nun adresi olduğunu, bu şirketin levha isminin ... olduğunu, davalı borçlu şirket ... Oto firmasının eski ortağı ...'ın, ... ile ilişkili birçok belgesinin bulunduğunu, haciz mahallinde otomobillerin ... ünvanlı firma adına tescilli olduğunun tespit edildiğini, bu firmanın ortağı ve tek yetkilisi olan ...'nun, ... Oto firmasının eski ortağı ...'nun akrabası olduğunu, borçlu ... Oto firması ile haciz mahallinde bulunan araçların tescilli olduğu ... ünvanlı firmanın ticaret odası kayıtlarındaki ticaret sicil adreslerinin aynı olduğunu, bu durumlar ile organik bağ mevcudiyetinin tespit edildiğini, dolayısı ile tarafların danışıklı hareket ettiğini ve itiraz eden borçlu ... Oto şirketinin diğer borçlu ... Oto İle birlikte borçtan sorumlu olduğunu, takibin kesinleştiği diğer borçlu şirket ile davalı şirketin birbirleri ile danışıklı hareket ettiğini, alacağın tahsilini engellemek gayreti içinde olduklarını, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin müvekkilinden kapora adı altında aldığı ödemeyi iade etmekle yükümlü iken iade etmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla itirazın iptaline, alacağın tahsiline yönelik İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin müvekkilinin adresine tebliğ edilmediğini, adresinin Beşiktaş'da olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenle mahkemenin verdiği 17/03/2021 tarihli ara kararının yerinde olmadığını, yapılan ödemelere dair dosyaya sunulan dekontlar incelendiğinde 21/04/2015 tarihinde ... Oto şirketinin hesabına 28.000 EURO ve 22.000 EURO ödeme de bulunulduğunu, davacı yanın araç satış sözleşmesini dava dışı ... Oto şirketi ile akdettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin davacı ile yaptığı hiç bir araç satış sözleşmesinin söz konusu olmadığını, banka havalelerinin de müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacının ancak ödediği bedellerin iadesi için ... Şirketine başvurabileceğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... Oto arasında organik bağ bulunmadığını, davacı yanın bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça ... Oto şirketinin borcu için talimat ile talimatta yazan adresin dışına çıkılarak adreste müvekkiline ait olan araca haciz işlemi uyguladıklarını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından haciz sırasında istihkak iddasında bulunduğunu, ardından müvekkili şirket tarafından davacı şirket ve borçlu şirket aleyhinde istihkak davası açtıklarını, dosyadan bilirkişi raporu alındığını, davacı yanın dava dilekçesinde haciz işlemi gerçekleştirdiği adresin borçlu ... Oto şirketine ait olmadığını, davacı yanın 22/12/2021 tarihinde Beşiktaş adresinde haciz gerçekleştirdiğini, bu hacze karşı da haciz mahallinde hazır bulunan üçüncü şahıs ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, icra memurluğu istihkak iddiası nedeniyle İİK'nın 99. maddesi uyarınca davacının muhafaza talebini redettiğini, bunun üzerine davacı tarafça icra memurunun muamelesi şikayet edilerek İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/8 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın devam ettiğini, müvekkili ile ilgisi bulunmayan üçüncü şahıslar ile müvekkili arasında sözde zorlama ile organik bağın mevut olduğundan söz edilemeyeceğini, davacının sebepsiz zenginleşmeye konu ödemelerini 2015 yılında gerçekleştirdiğini, bu amaçla müvekkili hakkında başlattığı İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının da takip tarihinin 2021 olduğunu, sebepsiz zenginleşmede doğan istem hakkının hak sahibinin geri isteme hakkının olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davacının 2015 yılında aracı teslim almayarak geri isteme hakkının olduğunu öğrenmiş ve bu konuda borçlu ... Oto hakkında İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatmış olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan icra takibi ve dayanak borç kabul edilmemekle birlikte, müvekkili hakkında 2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve bu takip tarihinde sebepsiz zenginleşmeye dair iki yılık zamanaşamı süresinin de sona erdiğini beyanla davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, dava dışı şirketten olan alacak nedeniyle davalının organik bağı bulunduğundan bahisle aynı borçtan sorumlu olduğu gerekçesine dayalı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, araç alımına mahsuben dava dışı ... Şirketi'ne davacının 50.000,00 EURO parayı gönderdiği, görüşmelerin davacı ile ... ve ... Oto yetkilisi ... arasında gerçekleştiği, aracın satış ve tesliminin yapılmadığı, ... Oto hakkında yapılan takibin kesinleştiği ve alacağın tahsilinin sonuçsuz kaldığı, davacının, davalı hakkında İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 50.000,00 EURO asıl ve 9.425,34 EURO faiz olmak üzere 59.425,34 EURO üzerinden yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve sadece asıl alacak üzerinden işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafın, tebligatın usulsüzlüğüne dair itirazı kabul edilerek savunmasının süresinde kabul edildiği, dava dışı ...'nun, davalı şirketin eski ortağı ve yetkilisi olduğu, daha sonra şirketi ...'e devrettiği, dava sürecinde ise ...'ın eşi ... tarafından şirketin geri alındığı ve anılan kişinin şirketin tek yetkilisi olduğu, davalı şirket ile dava dışı ... Oto şirketinin eskiden ortak adres olan "..." adresinin yanında "No: ... Bakırköy/İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiği, Mayıs 2017'de ... A.Ş'nin "... Beşiktaş/İstanbul" adresine taşındığı, daha sonra da Kasım 2021'de yeni adresinde, yani "...Beşiktaş" adresine taşındığı, asıl borçlu.... Şirketi ve ...Şti ile ... Şirketinin ortak ve yetkilisinin ... olduğu, ... Otoya bu adresin davalı ... Oto tarafından 2013 yılında kiraya verildiğine dair kira sözleşmesinin icra memurunca tespit edildiği, ... A.Ş'nin yetkilisinin ise ... olduğu, ... Şirketinin 2018 yılında işyerini davalı ... Oto şirketinden kiraladığına dair bir kira sözleşmesi bulunduğu, tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu ... Şti ile davalı ... Oto şirketinin aynı adreste olduğu, bu şirket adına kayıtlı araçların ... Oto'ya ait adreste bulunduğu, ... Oto Şirketinin adresinde ...Şirketlerine ait kaşe ve evrakların bulunduğu, patron masasındaki kartvizitlerde ve bilgisayar kullanıcı adında da ... ismi olduğuna dair haciz memuru tespiti olduğu, her ne kadar davacı taraf, ... ile...'in kardeş olduğunu iddia etmiş ise de, nüfus kayıtlarına göre bir akrabalıklarının tespit edilmediği, ...'nun, ...'nun amcası olduğu, davacının ödemeyi 21/04/2015 tarihinde doğrudan ... Oto hesabına, aracın şase numarasına da belirterek yatırdığı, parayı geri almadığı gibi aracın da teslim edilmediği, davacı ile davalılar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, dava dışı ... Oto Şirketinin 2014 yılı Nisan ayından itibaren pasif olduğu, bu nedenle davalıyla da bir alışveriş kaydının tespit edilemediği, ... davalı şirketin hisselerini ...'e devredip fiilen ortaklıktan çıkmış ise de, ele geçen belgelerden ve 2022 yılında şirketin ...'da devir edilmiş olması nedeniyle, ...'ün görünen ortak (saman adam) olduğu, gerçek ve fiili malikin ... olduğu, ticaret sicil kayıtlarından, icra haciz tutanağındaki tespitlerden ve istihkak iddialarından, akrabalık ilişkilerinden, bilgisayar kullanıcı adı, kartvizit, pay devirleri nazara alındığında, ... tarafından tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmak suretiyle davacıdan ... Oto Şirketine ödemesini istediği paralara karşılık aracı satmadığı gibi paraların da iade edilmediği, ... Oto ile davalı ... Oto Şirketinin aynı adreslerde ve aynı müşteri çevresine hizmet verdiği, aralarında organik bağ olduğu, sicil kayıtlarında ... ... Oto şirketinin sahibi ve yetkilisi görülmekte ise de şirketin fiilen davalı şirketle birlikte hareket ettiği, davacının aldatıldığı, aracın başkasına satıldığı, davalı şirketin dürüst davranmadığı, bu nedenle davacıya karşı sorumlu olduğu ve itirazın iptali gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Her ne kadar gerekçeli kararda, dava dışı ... Oto Şirketi ile davalı şirket arasında organik bağ olduğuna dair soyut ve mesnetsiz gerekçelere yer verilmiş ise de, dosya kapsamında bu durumun aksini ortaya koyan bir çok delil bulunduğu ve Mahkemece, söz konusu delillerin hiçbirisinin nazara alınmadığı, dosyaya sunulan ek bilirkişi raporunda davalı şirket ile asıl borçlu... Oto Şirketi arasında hiç bir ticari ilişkinin bulunmadığının ve kök rapordaki dava ile ilgisi olmayan organik bağa dair tespitlerin de hatalı olduğunun ortaya çıktığı, Mahkemece davanın itirazın iptali davası değil de istihkak davası gibi değerlendirildiği, davacı tarafından davalı şirkete yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, ödemenin dava dışı ... .... Şti.'ne araç satışı sebebi yapıldığı, davalı şirketin borç ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, davacının organik bağ iddiasını dayandırdığı itirazın iptali davası ile ilgisi olmayan haciz tarihi 22/11/2021 olup takip tarihinin ise 29/06/2021 olduğu, takip tarihinin sözde organik bağ tespitlerinden çok önce olduğu, Mahkemenin organik bağın bulunmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararlarını göz ardı ettiği, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1083 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile davalı ile dava dışı ... Oto arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığının tespit edildiği, buna rağmen davacının, davalı şirket aleyhine usulsüz bir şekilde takip başlattığı, davacının haciz işlemini gerçekleştirdiği adresin dava dışı ... Oto Şirketi'ne ait adres olmadığı; Mahkemece verilen kararda davalı şirket ile ilgisi bulunmayan üçüncü şahıslar ile davalı arasında zorlama bağlantılar kurularak organik bağın mevcut olduğundan söz edilemezken davanın kabulüne karar verildiği, organik bağın varlığından bahsedilebilmesi için gereken koşulların hiçbirisinin mevcut olmadığı, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketin ortakları ve yetkililerinin aynı kişiler olmadığı, şirketlerin kayıtlı adreslerinin de farklı olduğu, aynı adreste faaliyet göstermedikleri, dosyaya sunulan haciz tutanağındaki adresin dava dışı borçlu şirkete ait adres olmadığı ve bu adreste dava dışı şirkete ait herhangi bir evraka rastlanmadığı, dava dışı ...'nun davalı şirket hisselerini 2012 yılında devrettiği ve davalı şirket ile ilişkisinin bu tarihte sona erdiği, davacının satış sözleşmesini yaptığını iddia ettiği tarihin ise 2015 yılı olduğu, bu kişinin davalı şirket ile hiçbir bağının kalmadığı ve gerekçeli kararda bu kişiden neden bahsedildiğinin dahi anlaşılmadığı, kararda bahsedilen diğer şirketler ile davalı şirketin hiçbir ilgisinin olmadığı, haciz mahallinde başka şirketlere ait kaşelere rastlanılması sebebiyle dava dışı borçlu şirket ile davalı arasında organik bağ kurulmaya çalışılmasının anlaşılır olmadığı, ayrıca ... ile dava dışı borçlu ... Oto Şirketi arasında da hiçbir bağ olmadığı, aksini ispata yarar bir delil sunulmadığı;Mahkeme kararında her ne kadar tüzel kişilik perdesinin aralanmasından bahsedilmiş ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için aranan koşulların mevcut dosyada gerçekleşmediği, davalı şirket ile dava dışı borçlu şirketin aynı alanda faaliyette bulunmasının organik bağın kanıtlanması için yeterli olmadığı, Mahkemece kök ve ek raporda davalı lehine olan hiçbir hususun nazara alınmadığı, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının bilirkişi raporunda tespit edildiği, Mahkemece her ne kadar bulunduğu iddia edilen bir kira sözleşmesinden bahsedilmiş ise de, bu sözleşmenin dava ile ilgisi olmayıp davacının dosyaya sunduğu kira sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, gerekçeli kararda yer alan bir çok hususun anlaşılamadığı ve Mahkemenin objektifliğine gölge düşürdüğü, kararda yer alan tespitlerin hangi delile dayanılarak yapıldığının anlaşılamadığı, dava ve takip konusu borç kabul edilmemekle birlikte sebepsiz zenginleşme sebebiyle talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığı, Mahkemece zamanaşımı itirazı hakkında herhangi bir karar verilmediği, bu sebeplerle verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, başka bir şirket adına araç satışı için ödenen bedelin, aracın satışının gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi için, borçlu şirket ile organik bağ içerisinde olduğu iddiası ile davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı taraf dava dilekçesinde; 21/04/2015 tarihinde dava dışı ..., davalı şirketin yetkilisi ... ve davacı şirket yetkilisi arasında bir araç alım satım sözleşmesi yapıldığını, bu sebeple dava dışı ... .... Şti. hesabına 50.000 EURO kapora gönderildiğini, sonrasında aracın teslim ve bedelin de iade edilmediğini, bu sebeple davalı şirket ile dava dışı ... .... Şti. aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... Oto... Şirketi'nin takibe itiraz etmediğini ve takibin bu borçlu hakkında kesinleştiğini, davalı şirketin ise takibe itiraz ettiğini, 22/12/2021 tarihinde dava dışı borçlu şirket yönünden "... Levent/Beşiktaş" adresine fiili hacze gidildiğini, bu adreste davalı şirkete ve dava dışı ..... Şirketi'ne ait kira sözleşmesinin bulunduğunu, ... Şirketi'nin yetkilisi ... ile dava dışı borçlu şirketin yetkilisinin kardeş olduklarını, yine haciz sırasında dava dışı borçlu şirketin yetkilisi olan ...'ın yetkilisi olduğu başka şirketlere ait kaşelere ve dava dışı ...'na ait bir çok evraka rastlandığını, yine haciz mahallinde bulunan araçların adına kayıtlı olduğu şirketin yetkilisi ile dava dışı ...'nun da akraba olduklarını, bu şekilde davalı şirket ile dava dışı ... Oto ..Şirketi'nin organik bağ içerisinde olduğunu ve şirketlerin yetkililerinin danışıklı hareket ettiklerini, dava dışı şirkete gönderilen bedelin iadesinden davalı şirketin de sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ve davacı tarafın iddiaları kabul edilmemiştir. Mahkemece, dosyaya başka mahkemelerce verilmiş istihkak davalarına ilişkin kararlar, davacı şirket yetkilisinin müşteki ve dava dışı ... ile ...'ın şüpheli olduğu soruşturma dosyası, dava dilekçesinde adı geçen şirketlere ait vergi ve SGK kayıtları, icra dosyaları, haciz tutanakları celp edilmiş, dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, bu rapora yapılan itirazlar üzerine bu kez tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle ek rapor alınmış ve davanın, organik bağa dayalı olarak tüzel kişilik perdesinin aralanması talebi ile açıldığından bahisle kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Somut olayda, davacı tarafından dava dışı ... .... Şti. hesabına araç satış bedeli olarak gönderilmiş 50.000 EURO olduğu ve bu şirket hakkında başlatılan icra takibinin kesinleştiği sabittir. Davacı taraf dava dilekçesinde araç alım satım sözleşmesinin esasen davalı şirketin yetkilisi ile dava dışı ... ile yapıldığını iddia etmiş, bu iddiasını ispat edecek herhangi bir yazılı delil ise sunmamıştır. Kaldı ki işlem tarihinde, yani davacı tarafından dava dışı şirkete paranın havale edildiği tarihte davalı şirketin yetkilisi ne ... ne de ...'dır. ... davalı şirketin kurucu ortaklarından olup, 2011 yılında şirketteki tüm hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Davacı taraf organik bağa ilişkin iddiasının delili olarak dava konusu İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından, 22/12/2021 tarihinde gidilen haciz sırasında tutulan tutanağı sunmuştur. Bu tutanaktaki tespitlere göre davalı şirket ve dava dışı ... Oto.. Şirketi arasında organik bağ olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece de gerekçeli kararda davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaları tekrar edilerek, dava dışı ...'nun esasen davalı şirketin gerçek sahibi ve yetkilisi olduğu, her iki şirketin birlikte hareket ettikleri, aynı adreste faaliyette bulundukları, aynı müşteriler ile çalıştıkları, aralarında organik bağ olduğu kabul edilmiş ise de; Mahkemece öncelikle, davacının yazılı olmayan araç satış sözleşmesinde dava dışı ...'nun da taraf olduğuna dair iddiasının hangi delile dayanılarak kabul edildiği açıklanmadığı gibi, sözleşmenin yapıldığı 2015 yılında davalı şirket ile dava dışı ... Oto.. Şirketi'nin ortak ve yetkililerinin kimler olduğu, bu tarihte her iki şirketin hangi adreslerde faaliyette bulundukları, eğer ki organik bağ iddiası ... üzerinden değerlendirilmiş ise, bu kişinin dava dışı ... Oto ..Şirketi'nde işlem tarihi, öncesi ve sonrasında ortak veya yetkili olup olmadığı, dava dışı borçlu şirkete ait olmayan ve fiilen hacze gidilen adresin, haciz tarihinde davalı şirketin kullandığı adres olmadığı ve davalı şirketin eski adresi olduğu gerekçeli kararda açıklanmasına rağmen ve incelenen haciz tutanağında, adreste dava dışı borçlu şirkete ait hiçbir belgeye rastlanmadığı tespit edilmiş iken, adreste başkaca şirketlere ait kaşeler, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen ve davalı şirket tarafından kabul edilmeyen kira sözleşmesi ve yine davalı şirketin yetkilisi olmayan ...'na ait olduğu haciz tutanağında davacı vekilince beyan edilmiş şahsi eşya ve evraklardan bahsedilerek, bu tespitler ile her iki şirket arasında organik bağın nasıl kurulduğu açıklanmamış, daha önce davacı tarafından, dava dışı borçlu şirket hakkında İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile aynı alacak için başlatılan icra takibinde, yine davalı şirketin adresinde hacze gidilmesi ve haciz işlemi yapılması üzerine, davalı şirket tarafından İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1083 Esas sayılı dosyası ile açılan istihkak davasında davanın kabulüne dair verilen ve kesinleşen karar, yine davanın dayandırıldığı 22/12/2021 tarihli haciz sonrası açılan ve karardan önce derdest olan İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/8 Esas sayılı şikayet dosyası, dava dışı ..., dava dışı borçlu şirket yetkilisi ... ve davalı şirket yetkilisi ... hakkında açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/208354 Soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş olmasına rağmen, sonuçları araştırılarak herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamış, bilirkişi ek raporunda yer alan ve davalı şirketin ticari defterlerinde dava dışı borçlu şirket ile arasında ticari ilişki bulunmadığına dair tespite rağmen ve her iki şirketin ticari defterlerinde aynı müşteriler ile çalıştıklarına dair yapılmış bir bilirkişi incelemesi ve tespit yok iken, bu kabulün hangi delile dayandırıldığı açıklanmamış, her iki şirketin paranın gönderildiği 2015 yılı, öncesi ve sonrasındaki tüm ortak ve yetkilileri gerekçede gösterilmemiş, organik bağın kabulü halinde ise davalının, davanın dayanağının sebepsiz zenginleşme olduğu ve zamanaşımına uğradığı iddiası yönünden bir değerlendirme yapılarak olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş, bu şekilde verilen kararın HMK'nın 297. maddesinde aykırı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, daha önce celp edilen soruşturma ve dava dosyalarının akıbetinin araştırılması, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm delilleri hakkında değerlendirme yapılarak, bu iddia ve savunmaların hangisine, hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı, üstünlük tanınan iddialar ile hangi deliller arasında ve ne şekilde bir bağ kurulduğu, iki şirket arasında organik bağ olması için gereken tüm koşulların ne olduğu ve buna göre organik bağın bulunup bulunmadığının tespiti ile bu tespitten sonra alacağın hangi hukuki sebebe dayandığı belirlenerek, davalının zamanaşımı def'i hakkında da bir değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre, gerekçeli bir karar verilmesi gerektiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarihli, 2022/18 Esas ve 2023/105 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.