11. Hukuk Dairesi 2008/11249 E. , 2010/2260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2007 tarih ve 2007/170-2007/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken d
**11. Hukuk Dairesi 2008/11249 E. , 2010/2260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2007 tarih ve 2007/170-2007/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ...Ş.'nden aldığı tüpün patlaması sonucunda çocukları..., ... ve ...'ın öldüğünü, evlerinin ve eşyalarının da kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, şimdilik her bir müvekkili için (100) YTL maddi, müvekkilleri ... ve ...için ayrı ayrı (5.000) YTL, diğer müvekkilleri için de ayrı ayrı (2.000) YTL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, dava konusu olayın Kars'ta meydana geldiğini, müvekkilinin ikametgahının Şişli/İstanbul'da olduğunu, davanın Kars veyahut Şişli Mahkemeleri'nde görülmesinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı ...Ş. vekili, davacılara ödenen (30.992,40) YTL karşılığında ibraname alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların ikametgahının Kars ilinde davalıların ise İstanbul'da olduğu, davalının süresinde yaptığı yetki itirazında yetkili mahkemeyi belirttiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacılar vekili davasını yetkisiz Iğdır Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış, davalılardan İpragaz AŞ. vekili davanın Kars veya Şişli Mahkemeleri’nden birisinde görülmesi gerektiğini bildirerek yetki itirazında birden fazla mahkemeyi yetkili göstermiş, diğer davalı vekilince yetki itirazında bulunulmamış, buna karşılık mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir. Bir dava için birden fazla yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birisinde dava açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Davacı davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirisinde açmayıp da yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalıya geçer. Davalının bu durumda yetki itirazında bulunurken birden fazla mahkemeyi yetkili göstermesini engelleyen yasal bir düzenleme mevcut değildir. Zira HUMK.’nun 23/son cümlesinde “mahkemenin selahiyettar olmadığını iddia eden taraf selahiyettar mahkemeyi beyana mecburdur” hükmünü getirmiştir. Bu hükmün, kanunen öngörülen birden fazla yetkili mahkeme bulunması halinde, yetki itirazında bu mahkemelerden birkaçının gösterilmiş olmasının yetki itirazını geçersiz kılacağı şeklinde yorumlanması, yasa koyucunun amacına ve tarafların menfaatine uygun değildir. Hukuki işlemlerin geçerli olabilecekleri biçimde yorumlanması ana ilkelerdendir (YİBK. 09.10.1946 sayı:6/12, YHGK. 10.02.1960 E.4-6, K.188, 17.02.1960 E.4-10, K.192). O halde yetki itirazında kanunun yetkili kıldığı birden fazla mahkemenin bildirilmesi halinde yetkili iki mahkemeden birisini seçme hakkının davacıya geçtiğinin kabulü gerekir (YHGK. 22.09.1976 gün E.10-1957, K.2554). Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta da mahkemece davacılar vekiline davalı ... AŞ. vekilinin yetki itirazında bildirdiği iki mahkemeden birisini seçme hakkı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca HUMK.’nun 23. maddesi uyarıca, mahkemece ancak iki tarafın arzularına tabi olmayan konularda re’sen yetkisizlik kararı verilmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta böyle bir durum söz konusu olmadığına ve davalılardan .... vekilince yetki itirazında bulunulmadığına göre, mahkemece davalılardan .... yönünden de yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davalılardan İpragaz AŞ.’nin yetki itirazında bildirdiği iki mahkemeden birisini seçme konusunda davacıya hak tanınması ve bundan sonra anılan davalı yönünden davanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi, diğer davalı .... yönünden ise işin esasının incelenmesine girişilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.