İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş., ... AŞ, ... AŞ ve davalı ... AŞ koasürans konsorsiyumuyla 10/03/2007-30/04/2008 tarihlerini kapsayan ve ... ... Y-0 numaralı işveren mali sorumluluk poliçesi bulunduğunu,konsorsiyum liderinin ... Sigorta olduğunu, 23/05/2007 tarihinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1028 KARAR NO : 2025/2196 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2020 NUMARASI : 2017/72 Esas - 2020/817 Karar DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 23/01/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş., ... AŞ, ... AŞ ve davalı ... AŞ koasürans konsorsiyumuyla 10/03/2007-30/04/2008 tarihlerini kapsayan ve ... ... Y-0 numaralı işveren mali sorumluluk poliçesi bulunduğunu,konsorsiyum liderinin ... Sigorta olduğunu, 23/05/2007 tarihinde müvekkili şirket personeli ...'nun iş kazasına uğradığını ve iş kazasının koasürans liderine ihbar edildiğini; ... tarafından müvekkili aleyhine açılan tazminat davasında Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2008/398 esas, 2014/408 karar sayılı ve 21/04/2014 tarihli kararıyla müvekkili şirket aleyhine 111.478,22-TL maddi ve 35.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini; ilamın müvekkili aleyhine Ankara 29. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığını; kararın Yargıtay 21 HD'nin 2014/16234 esas,2014/28439 karar sayılı ve 25/12/2014 tarihli ilamıyla kararın maddi tazminat kısmının onandığını ,manevi tazminat kısmının bozulduğunu; maddi tazminat kararının onanması üzerine müvekkili tarafından icra dosyasına 10/02/2015 tarihli kapak hesabına göre 16/02/2015 tarihinde 227.025,01-TL maddi tazminat ödediğini; bozmadan sonra Ankara 6. İş Mahkemesi'nin 2015/249 esas, 2015/306 karar sayılı ve 07/04/2015 tarihli kararıyla müvekkili şirket aleyhine 25.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini; bu kararın da onanması üzerine 31/07/2015 tarihinde müvekkili lehine hükmedilen 3.000-TL dava vekalet ücreti düşülerek 31/07/2015 tarihinde 52.673,14-TL ödeme yapıldığını; sonuç olarak 23/05/2007 tarihli iş kazasına istinaden toplamda 279.698,15-TL ödeme yapıldığını; ... ... Sigorta'ya 20/02/2015'tarihinde e-postayla ihbarda bulunulduğunu, ... Sigorta'nın hasar tazminatını konsorsiyuma payları oranında dağıttığını, davalı dışındaki tüm şirketlerin payları oranında ödemeyi ... Sigorta'ya yaptıklarını, davalının koasürans payının %25 olduğunu ve buna göre davalının ödemesi gereken 69.924,53-TL'yi ödemediğini, müvekkilinin bu hususta davalıya 14/10/2016' tarihinde ihtar gönderdiğini, davalının 01/11/2016 tarihinde 45.535.50-TL ödeme yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 26.389,03-TL tazminatın ihbar tarihi 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, poliçe kapsamında müvekkilinin payının %25 olduğunu, müvekkilinin 01/11/2016 tarihinde sorumluluğuna düşen 45.535,50-TL'yi davalıya ödediğini, davacının kendisine açılan davayı ... şirket olan ... Sigorta'ya 20/02/2015'tarihinde ihbar ettiğini, ihbar geç yapıldığından ihbar tarihine kadar işlemiş olan faiz ve ferilerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin yaptığı ödeme ile davacının talebine konu alacak farkı faiz sorumluluk tarihi nedeniyle ortaya çıktığını, çünkü müvekkilinin ... şirkete yapılan ihbar tarihini esas alarak hesaplama yaptığını, davacının ise ödemeyi kaza tarihinden itibaren işlettiği faiz ile hesaplayarak talep ettiğini, ancak sigorta şirketine geçerli ihbarın davacının ödeme yapmasından sonra yapıldığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu olması için usulüne uygun başvuru yapılmış olması ve TTKnın 1427 maddesi gereğince 45 gün içinde ödeme yapmaması halinde söz konusu olabileceğini; davanın ihbarı halinde davaya müdahil olunabileceğini , 2008 yılında açılan davanın ödeme yapıldıktan sonra ...'a ihbar edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişti. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, iş kazası nedeniyle iş mahkemesinde kendisine açılan tazminat davasında davacının, dava dışı işçisine icra takip dosyasına maddi tazminat için 16/02/2015 tarihinde 227.025,01-TL, manevi tazminat için de 31/07/2015 tarihinde 52.673,14-TL olmak üzere toplamda 279.698,15-TL ödediği; taraflar arasındaki mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalının koasürans sorumluluk hisse oranının %25 olduğu, davacının, davalı veya ... şirkete iş mahkemesindeki yargılama sırasında hasar ihbarını yaptığına ilişkin belge ibraz olunmadığı, bu nedenle ödediği işlemiş faize yönelik sorumluluğu bulunmadığı, buna göre davalının ana alacak ve yargı giderlerine ilişkin 2.253,04.-TL tazminatı eksik ödediği ve bu tazminat miktarıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.253,04-TL'nin 01/11/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını; ... şirkete 20/02/2015'tarihinde hasar ihbarı yapıldığını, davalı dışındaki tüm şirketlerin kendi hisselerine düşen tutarları ödediğini, gerekçeli kararda davalının faizden sorumlu olmadığı belirtilmişse de bunun hukuki dayanağının gösterilmediğini; tazminat alacaklısının müvekkiline ilamlı icra takibi başlattığını ve ödemenin talep kapsamında yapılmasına rağmen, bilirkişi raporunda müvekkili aleyhine açılmış davada talep edilen miktarlar üzerinden bir hesaplama yapıldığını; manevi tazminat ödemesinin 31/07/2015 tarihinde yapıldığını, ... şirkete yapılan ihbarın manevi tazminat davası devam ederken yapıldığı gerekçesiyle, bilirkişi raporunda davalının faizden sorumlu olmadığının belirtildiğini ve mahkemenin de bu hatalı tespiti benimsediğini; davalının müvekkiline 01/11/2016 tarihinde 43.535,50-TL ödeme yapmasına rağmen bilirkişi tarafından ödeme 45.535,50-TL yani 2.000-TL eksik olarak kabul edildiğini; davalının 20/02/2015 tarihli ihbarla temerrüde düşüldüğü dikkate alındığında, gerekçeli karardaki 01/11/2016 faiz başlangıç tarihinin ve avans faiz uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, işveren mali sorumluluk sigortası poliçesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı aleyhine Ankara 8 İş Mahkemesinde ; 2.5.2008 tarihinde kazaya uğrayan işçi tarafından dava açılmış,davacı tarafından ... şirkete 20.02.2015 tarihinde ödeme yapıldığı bildirilerek hasar dosyası açılması istenilmiştir.Davacı şirketin işçisinin 23/05/2007'tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle davacıya iş mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada 21/04/2014 tarihinde davacı aleyhine 111.478,22-TL maddi ve 35.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş, ilamın infazı için başlatılan icra takibinde maddi tazminat kararı Yargıtay 21. HD'nin 25/12/2014 tarihli ilamıyla onanmış, manevi tazminat kararı bozulmuş, davacı maddi tazminat için 16/02/2015 tarihinde alacak, faiz ve feriler için toplam 227.025,01-TL'yi icra dosyasına ödemiş ve 20/02/2015 tarihinde ... şirkete ödeme yaptığını ihbar etmiştir. Manevi tazminata ilişkin olarak mahkemece 07/04/2015 tarihinde davacı aleyhine 25.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş, kararın 26/06/2015 tarihinde onanması üzerine davacı 3.000-TL vekalet ücretinin mahsubuyla manevi tazminat için 16/02/2015 tarihinde alacak, faiz ve feriler için toplam 52.673,14-TL'yi icra dosyasına ödemiştir. Buna göre davacı, iş kazası sebebiyle icra dosyasına toplam 279.698,15-TL ödeme yapmıştır.Davacı, 14/10/2016 tarihli ihtarname ile davalıdan ödediği tüm bedelin %25 kadar miktarda(227.025,01-TL/4=) 56.756,25+(52.673,14-TL/4=) 13.168,28] 69.924,53-TL ödeme ödeme talebinde bulunmuştur.Davalı davacıya 01/11/2016 tarihinde 43.353,50-TL ödemiştir. Sunulan makbuzdan ödemenin 43.353,50-TL olduğu anlaşılmaktadır. 69.924,53- 43.353,50= 26.571,03-TL etmektedir. Davalı sigortacının elde ki davada temel savunması dava ihbar edilmediğinden temerrüt faizi ödemesinden sorumlu olmayacağına ilişkindir.Sorumluluk sigortacısı sigorta ettirene ait sorumluluk yükünü ondan devralmaktadır. Bu yüke tazminat talebi için işlemiş olan ve ileri de işleyecek faiz de (kural olarak anlaşma dışında bırakılmadıkça ) dahildir.Bu sebeble sigortacı,sigorta ettirene yönelik tazminat alacağına işletilecek faizden de ,sigorta ettiren hangi günden itibaren faiz ödemekle yükümlü tutulabilmekte ise ,o günden başlayarak sorumlu olur.Faiz de sigorta teminatına dahildir.Ancak ,davaya konu poliçenin "hasarın vuku bulması esasına "göre düzenlendiği belirtilmiştir.Sigortanın konusu ise ; iş bu poliçeye bağlı işveren mali sorumluluk sigortası matbu umumi şartlarına bağlı olarak ,sigortalının işlerinin ifası sırasında ve poliçe müddeti zarfında vukubulacak iş kazaları neticesinde duçar olabilecekleri ölümlü ,ölümsüz bedeni zararlara karşılık sözü geçen işçi ve müstahdemlere ,bunların alakalılarına temin olunan ve SSK tarafından ödenen miktarı aşan tazminat taleplerinin neticelerini ,sigorta teminatı dahilinde temin edeceği ,sigorta şirketinin ,iş kazası neticesinde SSK tarafından sigortalının işçi ve müstahdemlerine adı geçen kurum tarafından rücu sureti ile taleplerinin neticelerini temin edeceği düzenlenmiştir.Poliçe özel hükmüne göre ,davalı sigorta şirketi ,yöneltilen tazminat talebinin neticeleri ,bir başka deyişle sigortalının tazminat ödemesine doğrudan teminat verdiğinden ; Özel poliçe şartına göre davalı davanın ihbar edilmediği gerekçesiyle faiz bakımından eksik ödeme yapamayacaktır.Poliçede ,hasar (riziko) davacının iş kazası neticesi çalışanına yapacağı ödeme olarak kararlaştırılmıştır. Davacı maddi tazminat ödemesini yaptığı gün 20/02/2015 tarihinde ödemesini jerana ihbar etmiş, manevi tazminat için de 31/07/2015 tarihinde ödeme yapmıştır.Davacı tarafından keşide edilen 14.10.2016 tarihli ihtar ile üç günlük süre verilerek her iki ödeme den davalı payına düşen miktarın ödenmesi talep edilmiştir.Davacının ihtarında yeniden süre verilerek davalıya atıfet mehli tanınmıştır. İhtarın tebliğ şerhi sunulmadığından kısmi ödeme tarihi olan 1.11.2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; davalının koasürans payı ( 69.924,53-TL den ödemesi 43.353,50-TL düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dava ihbar edilmediğinden olay tarihinden itibaren mahkeme kararında hükmedilen işlemiş temerrüt faizlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamış ise de yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulüne, 26.389,03-TL tazminatın 01.11.2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 08/12/2020 Tarih 2017/72 Esas - 2020/817 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 26.389,03-TL tazminatın 01.11.2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.802,63-TL nispi karar ve ilam harcından yatırılan 450,66-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.351,97-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 482,06-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.250,20 yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 26.389,03-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 62,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025