T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/929 - 2026/557 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/929 KARAR NO : 2026/557 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/929 - 2026/557 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/929 KARAR NO : 2026/557 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Değer Kaybından Kaynaklı Tazminat KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, ayrıca araçta değer kaybı da meydana geldiğini, değer kaybının tespiti ile talepleri doğrultusunda zararının ticari avans faizi ile tazmınine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, işbu davanın dava şartı yoklugu sebebiyle reddine karar verilmesini, iş bu huzurdaki davanın kısmı dava koşullarını taşımadığını, karşı tarafça dava öncesinde değer kaybı bedeli tespiti yapıldığını açık ve net olarak bir tutar belirlendiğini, esasa ilişkin ise müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapıldığını, dava konu trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından reel piyasa koşulları dikkate alınarak değer kaybına ilişkin olarak karşı tarafa 16.801,67-TL (poliçede kalan teminat limiti kadar) ödeme yapıldığını, anılan ödeme ile müvekkili şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davada mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, müvekkilleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığın mahkemenin görev alanına girmediğini, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davaya yönelik husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkillerinden araç maliki ...'in ... plaka sayılı aracını ... tarafından zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile sigortalandığını, davacı tarafın davaya konu talebi de işbu poliçe ile teminat altına alındığını, bahse konu ZMSS ile karayollarında üçüncü kişilere vereceği zararlar teminat altına alındığını ... plaka sayılı aracın maliki ve sürücüsü konumundaki davalı müvekkillerine husumet yöneltilmesinin bu yönüyle mümkün olmadığını davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 38.198,33 TL değer kaybı tazminatının Davalı .... 100,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla; davalılar ... ve ... için alacağın 100,00 TL'sine kaza tarihinden, bakiye kalan kısmına ıslah tarihi olan ... tarihinden, davalı .... İçin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında mümkün olabileceğini, dosyada kusur oranlarının tespiti için yetkili merciden rapor alınmamış olup sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacıya ait konu aracın kasko sigortacısı olan ... tarafından onarılmış olup, onarıma müteakip müvekkili şirketten rücuen ödeme talep edildiğini ve müvekkili şirketçe bahse konu hasar bedeline ilişkin ...’ye toplam 83.198,33 TL rücuen ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler neticesinde müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, bu kapsamda yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesini, bilirkişi raporunda tespit edilen değer kaybı tutarlarının son derece fahiş olup eksik ve hatalı inceleme neticesinde kurulan hükmün yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; davacı tarafın belirsiz yahut kısmi alacak davası açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, dosyada davalı araç sürücüsü müvekkili ...'e verilen kusur oranının hatalı olduğunu, değer kaybına ilişkin bilirkişi raporunun da eksik hazırlandığını, davalı müvekkili ... yönünden arabuluculuk süreci zorunlu olmadığı halde arabuluculuk giderlerinin de davalı müvekkiline yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eğer bu talepleri yersiz ise bu defa davalı müvekkili araç sürücüsünün ... yönünden arabuluculuk süreci işletilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan incelemede; Dosya arasında mevcut bulunan tarafların kendi aralarında düzenlemiş olduğu kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın "... plakalı araç sol şeritte iken sağ şeritten giden aracıma aniden sağa kırarak çarptı" şeklinde beyanda bulunduğu, diğer sürücü ...'in de benzer ifadeler ile beyanda bulunduğu görülmüştür. Dosyada alınan bilirkişi raporunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in aniden şerit değiştirdiği ve dönüş kurallarına uymadığından %100 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Araçta oluşan değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Mahkemece, Yargıtay'ın içtihatları ve yerleşik uygulamasına uygun olarak araçta oluşan hasar bedeli zararı ve ikame araç bedelinin hesaplanması amacıyla dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Davalılar vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de; bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime olanak veren açıklıkta olduğu, bilirkişi tarafından araçta değişen onarılan parçalar servis faturası, araç fotoğrafları incelenerek raporun hazırlandığı, hesabın ise Yargıtay yerleşik uygulamasına uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin ara buluculuk ücretine yönelik yapılan istinaf incelemesinde; 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Açıklanan maddeler dikkate alındığında TTK'ya göre sadece ticari davalar yönünden ara buluculuk zorunlu olup davalı gerçek kişiler yönünden dava ticari dava olmadığından ara buluculuk ücretinden sadece sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin poliçe limitine yönelik istinaf incelemesinde; Davalı daha önce yapılan başvurular üzerine ...'ye 78.973,93 TL; 3.953,00 TL ... ve 16.801,67 TL yine tamir masrafı için ödeme yaptığı, bakiye 271,40 TL limit kaldığı, mahkemece 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin limitin tükendiğine yönelik istinafı yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, ara buluculuk ücretinden sadece sigorta şirketinin sorumlu tutularak karar verilmesi gerektiğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, a- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 5. BENDİNİN KALDIRILMASINA, b- Hüküm fıkrasının 5. Bendinin, "5-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, " olarak düzeltilmesine, c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına, İstinaf giderleri açısından; 2-a-)Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı sigorta şirketinden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 652,33 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 79,67 TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.23/02/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.