İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalı olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumunun hatalı olduğunu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta tarafından 2.624,99 TL ödeme yapıldığını, bu yapılan ödeme değer kaybı ve hasar bedelini karşılamadığından Alanya Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinden de anlaşma sağlanamadığını beyanla bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlendikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL hasar bedelinin 02/10/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22/09/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile hasar bedelini 20.922,33TL olarak ve değer kaybını 9.425,73TL olarak talep ettiklerini beyan etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkili sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru nispetinde poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %25, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu oldukları, zararın belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, davalı sigorta şirketinin değer kaybından ve hasar bedelinden ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile davanın kabulü ile 20.922,33 TL hasar bedeli tazminatının 02/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile 9.425,73 TL değer kaybı tazminatının 10/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas ve ... esas sayılı dosyaları bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının ödendiğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, görevsiz mahkemece hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu talebin muaccel olmadığını, davacı tarafın dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete eksik belgelerle başvuru yaptığını, davacının delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bakiye borç bulunmadığına ilişkin itirazları baki kalmak ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bakiye tazminata hükmedilmesi durumunda dahi, aracın onarılacağı/onarıldığı, KDV ödendiği dahil anlaşılamadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan fatura bulunmamakta olup, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedeli gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hükme esas alınan raporda tespit edilen zarar miktarının fahiş olduğunu, araç sürücüsüne asli kusur tayin eden bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tespit edilen zarar miktarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hasar bedeline ilişkin iskontosuz şekilde hesaplama yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde davacı müvekkilinin maliki olduğu araçta meydana gelen değer kaybından sorumlu olduğunu, davalı şirketin istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/02/2019 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da dava açılmadan önce delil tespiti yaptırılmasının davaya konu alacağı belirli hale getirmeyeceği hüküm altına alındığını, şirketin istinaf başvuru dilekçesinde belirtmiş olduğu kararın rücuen tazminat davalarına ilişkin olduğunu, bu nedenle işbu davada uygulama alanı bulunmadığını, başvuru evraklarının eksik olduğu varsayımında davalı şirketin bu ödemeyi yapmış olacağı ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, başvuru ekinde belgelerin hepsinin sunulduğunu, dava dilekçesinde delil olarak bildirilen belgelerin uyap sisteminde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın dava dilekçesi ekinde sunulan tüm belgelerden haberdar olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle hasar bedeli ve araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı vekili, trafik kazası sonucu müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, dava öncesi bir miktar ödeme alınmış ise de gerçek zararın karşılanmadığını belirterek bakiye araç değer kaybı ve hasar bedeli zararı adı altında bir miktar maddi tazminatın karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağının incelenmesinden, 15/09/2019 günü saat: 12.35 sıralarında Alanya ilçesi ... mahallesi ... caddesi ile ... Bulvarı Belediye dönel kavşağında çift taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... bulvarı istikametinden D-400 karayolu istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön ve sağ arka kapı kısmına, ... caddesinden ... İstikametine seyir halinde olan ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısmı ile çarpması suretiyle kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, kaza anında trafik ışıklarının çalışmadığının tespit edildiği, kazanın oluşumunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K.'nun 57/1-B maddesinde bulunan "Dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara ilk geçiş hakkını vermek” şeklindeki kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise aynı kanunun 52/1-A maddesinde bulunan "Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, yara geçitlerine yaklaşırken azaltmamak” şeklindeki kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusuru olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 2-Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının dava dışı sürücü ..., davalının ... olduğu, davanın 15/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalının dava dışı ... olduğu, davanın 15/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği anlaşılmış olup söz konusu dosyalar kapsamında Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan ... tarihli raporda; davacı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunun, davalı sürücü ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince de söz konusu kusur raporunun hükme esas alındığı anlaşılmış olup söz konusu raporun kazanın oluşuna, kaza tespit tutanağında olayın anlatılış şekline ve dosya kapsamında bulunan diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin kusura yönelen istinaf itirazları yerinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Trafik kazasına dayalı araç hasar bedelinin talep edildiği durumlarda; davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi ve o bedele hükmedilmesi gerekir. Aracın tamiri ekonomik ise o durumda belirlenen hasar bedeline hükmedilmelidir. Yine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin araç değer kaybının belirlenmesi hususunda esas aldığı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerekir. Ancak tamiri ekonomik olmayan araçta değer kaybı oluşmayacağından böyle bir durumda değer kaybı tazminatı talebinin kabul edilemeyeceği de gözden kaçırılmamalıdır. İlk derece mahkemesinde makine mühendisi bilirkişiden alınan ... tarihli raporun incelenmesinden; ... plaka sayılı araçta, ... tarihinde meydana gelen kaza sonucunda, oluşan hasarların onarımı/tamiri için gerekli olan parça, malzeme ve sarf malzemeler ile yapılması gereken işçiliklerin kaza tarihi itibariyle KDV dâhil bedelleri toplamının 31.396,00 TL olduğu, %75 kusur oranı bedelinin 23.547,32 TL olduğu, davalı tarafından ödenen hasar bedeli mahsup edilince kalan tutarın 20.922,33 TL olduğu tespit edilmiştir. Aracın hasar kaydı durumu, kaza nedeniyle değişen ve onarım gören parçaları, marka, modeli, yaşı, kilometresi gibi hususlar dikkate alınarak yapılan ikinci el piyasa araştırması neticesinde: kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (davaya konu kazadan önceki haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında (serbest piyasa koşullarında değer kaybı) ödenen bedeller çıkarıldıktan sonra 9.425,73 TL değer kaybı tespit edildiğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacıya ait aracın hasar durumuna göre hasar bedeli, tamir süresi, değer kaybı bedelinin belirlenmesinin dosya kapsamına ve tekniğine uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin zarar miktarına yönelen istinaf talepleri kabul görmemiştir. 4-Somut davada, davanın açıldığı tarihte zarar miktarının net bir biçimde belirlenmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bir engel bulunmadığından aksi yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 5-Sigorta şirketince dava açılmadan önce yapılan ödemelerin gerçek zarar miktarının karşılamadığının, araç değer kaybı ve hasar bedeli için sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin usulüne uygun şekilde hesaplanan zarardan mahsup edildiğinin, aynı kaza ile ilgili davacı ve dava dışı sürücü arasında görülen diğer davalar sonucu verilecek kararlar bakımından tahsilde tekerrüre yol açılmaması kaydıyla hüküm tesis edildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 518,27 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.554,81 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 13/02/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...