T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/443 - 2026/619 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/443 KARAR NO : 2026/619 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 NUMARASI : 2022/276 E. - 2023/161 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/443 - 2026/619 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/443 KARAR NO : 2026/619 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 NUMARASI : 2022/276 E. - 2023/161 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2023 tarih ve 2022/276 E. - 2023/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibaresini tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2021/110550 kod numarasını alan başvurunun, re'sen yapılan incelemede 2018/00206 tescil numaralı "....tv" sayılı marka ile benzer de bulunarak, 6769 sayılı SMK 5/1-b-c-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa marka sahibi müvekkilinin kendi hizmet sektöründe ve tüketici nezdinde bilinen firma olduğunu, “...” markasının son derece benzer kavramına dahil olmadığını, yanına farklı unsurların eklenmesi suretiyle “...” ibaresini ihtiva eden tescilli markaların olduğunu, müvekkile ait markanın “...” ibaresi yanına “...” kelimesi ile ayırt edici şekil ve renk unsuru eklediğini ve muteriz diğer markalar ile arasında benzerlik olmadığını, davalı marka web sitesinin tecrübeli insanlar tarafından kurulduğunu ve sosyal mecralarda tıklanma oranı ve görüntülenme hacmi dikkate alındığında markanın ayırt edicilik işlevinin yerine getirdiğini, “...” adlı websitenin kime ait olduğu, vizyonu, misyonu savunduğu ilkeler sosyal medya kullanıcıları ve website kullanıcıları tarafından ayırt edilebilir olduğunu, 6769 s. SMK’nın 5/1-c gereği tüm firmaların kullanımına açık olan tamamlayıcı terimlerin tek firmanın tekeline verilmemesi gerektiğini ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-5800 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı markada ilk görülen ve algılanan kısmın “...” ibaresi olduğunu, bu haliyle Türkiye’den haberler olarak algılanacak bu durumun ayırt edicilik taşımadığını, halkı yanıltma ihtimali bulunduğunu, bu ibarenin tanımlayıcı olduğunu, ayrıca davacı markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin redde mesnet markada da aynen yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, 6769 Sayılı SMK madde 5/1-b-c-ç yönünden reddedilen, "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). ... ajansı hizmetleri, Dergi, kitap, gazete vb. Gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. ... muhabirliği hizmetleri, foto - muhabirliği hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil" mal ve hizmetlerin bulunduğu, redde mesnet markaların ise "....tv" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 38. Sınıftaki "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil)." hizmetlerin yer aldığı, markada bulunan ... ibaresinin coğrafi kaynak gösterme durumundan ötürü sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ilgili tüketici yönünden de bu şekliyle algılanacağı, çekişme konusu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu, markada bulunan ... ibaresinin ise redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olmakla ilgili tüketici kesimi tarafından herhangi bir zihni çaba gerektirmeksizin, doğrudan doğruya “Türkiye Haberleri, Türkiye’den haberler” şeklinde algılanacağı, dolayısıyla davaya konu marka, çekişme konusu hizmetler bakımından hizmetin/ürünün amacına doğrudan atıf yapan bir anlamda kullanılmış olup anılan hizmetler bakımından marka olarak algılanmayacağı, SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engeli bulunduğu, davaya konu markaların “aynı” yahut “ayırt edilemeyecek kadar benzer” marka olarak değerlendirmeyi mümkün kılacak bir derecede benzerlik taşıdığı ve yine redde mesnet markanın tescile konu “Haberleşme hizmetleri” ile başvuru konusu markanın reddine karar verilen hizmetleri yönünden aynı veya aynı tür olma şartının sağlandığı düşünülmekle 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi bağlamında tescil engelinden bahsedilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." adlı websitesinin gazetecilik sektöründe 20 yıldan fazla tecrübesi bulunan çeşitli gazete ve televizyonlarda yayın yönetmenliği yapmış insanlar tarafından kurulmuş, gerek Twitter gibi sosyal medya mecralarında gerekse tıklanma oranı ve görüntülenme hacmi yönleri dikkate alındığında faaliyete geçtiği günden bugüne ayırt edicilik işlevini hayli hayli yerine getirdiğini, ... adlı websitesinin kime ait olduğunun, toplumun hangi kesimini yansıttığı, vizyonu ve misyonu, habercilik tarzı ve savunduğu ilkeler gerek sosyal medya kullanıcıları gerekse internet sitesi kullanıcıları tarafından kolaylıkla ayırt edilebilir durumda olduğunu, "..." dendiğinde müvekkilinin ilgili websitesi ve hatta adı kolaylıkla şirketi ve temsile yetkili genel müdürü ilgili kitle tarafından tespit edilebilir nitelikte bulunduğunu, "....tv" adlı markanın tescilinin yapılmış olması müvekkilin '...' adlı marka başvurusunun iptali sebeplerinden biri olamayacağını, yasal şartların bulunmadığını, kararın hukuki olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, somut uyuşmazlıktaki başvuruya konu markada bulunan ... ibaresinin coğrafi kaynak gösterdiği, sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, çekişme konusu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, diğer yandan markada bulunan ... ibaresinin da redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle marka olarak algılanmayacağı, SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engelinin bulunduğu, diğer yandan davacının başvurusu ile davalının resen mesnet aldığı marka arasında “Haberleşme hizmetleri” yönünden 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi bağlamında tescil engeli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.