T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/603 - 2026/881 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/603 KARAR NO : 2026/881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2022/445 E. - 2023/442 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/603 - 2026/881 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/603 KARAR NO : 2026/881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2022/445 E. - 2023/442 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2023 tarih ve 2022/445 E. - 2023/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2021/041100 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-11785 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, 43. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğunu, başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, müvekkilinin markasının bir bütün olarak algılandığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına konu olmayan "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen hizmetler yönünden emtia benzerliği oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler yönünden ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı hizmetlerden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... ..." ibareli başvuru markalı hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaatinin oluştuğu; diğer yönden ise; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacının "..." (2017 36514) sayılı markası kullanım ispatına da tabi olmadığından bu markanın karşılaştırmada esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ...'in 2022-M-11785 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/041100 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, sınıfsal benzerlik oluşmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun bir bütün olarak algılandığını, "..." ibaresinin tekelinin kimseye verilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik olduğu, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." kelimesinin İngilizce bir kelime olup, Türkçe'de tepe anlamına geldiği, başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin de, deniz anlamına gelmekte olup başvuruda "..." ibaresini nitelemek için kullanıldığı; bu hale göre dava konusu markanın tüketiciler tarafından davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.07.2024 tarih ve 2023/3332 E.-2024/5794 K. sayılı kararında "...", 20.11.2019 tarih ve 2019/358-7366 E.-K. sayılı kararında "... ..." ibareli markalarına davacının mesnet markalarıyla benzer bulunduğu; davacının kullanım ispatına tabi olmayan markaları itibariyle emtia benzerliğinin de oluştuğu anlaşılmakla, davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.