T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2025 DAVANIN KONUSU: Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2025 DAVANIN KONUSU: Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkında konkordato talepli dava açıldığını, yapılan yargılama süresince müvekkili şirketin yetkilisinin Rusya'da bulunmasından kaynaklı alacakılar toplantısına katılamadığını ancak konkordato projesi ve ödeme teklifini kabul eder beyan dilekçesi sunduğunu, bu hususun komiserlik ve davalı şirket tarafından kabul edilmiş olduğunu ve ilk ödemenin ödeme planına uygun olarak 10/07/2025 tarihinde müvekkili şirketin hesabına yapılmış olduğunu, ancak ilk ödemeden sonra müvekkili şirketin yetkilisi tarafından e posta yolu ile "alacağım temliki" başlıklı yazı ile ödeme tarihinden önce hem komisere hem de borçlu şirkete bildirmiş olduğunu, ancak borçlu tarafça ödemelerin temlik alan hesabına yatırılmamış olduğunu, hak kaybı yaşanmaması için temlik işleminin iptal edilmiş olduğunu, bu hususun da yine komiser ve borçlu şirkete bildirilmiş olduğunu, süre zarfında borçlu tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça projesinde belirttiği taahhütleri yerine getirmediği ve bu durumun açıkça kötü niyetle yapıldığı da göz önüne alındığında davalı şirketin konkordatosunun feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelere göre de davacı tarafın alacağını, 31/07/2025 tarihinde ....isimli bir şahsa temlik etmiş olduğunu, davacının eldeki davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, konkordato projesi kapsamında borçlarını ödemek isteyen iyi niyetli müvekkilinin, davalıya ödemelerini düzenli şekilde yaptığını, ödeme projesi kapsamında ödenmesi gereken ilk taksitin müvekkili tarafından 10/07/2025 tarihinde, 160.119,23TL anapara ve 50.220,41TL faiz olarak davacının hesabına ödendiğini, daha sonrasında ise, davacı tarafın alacağını 31/07/2025 tarihinde .....isimli bir şahsa temlik etmiş olması ve bu şahsın da ödemenin kendisine yapılmasını istemesi nedeniyle kime ödeme yapılacağı hususunda karışıklık meydana gelmiş olduğunu, davacı taraf, kendisine yapılan bazı ödemeleri de iade etmesi üzerine devam eden taksit ödemelerinde gecikmeler meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin, salt hak kaybına uğramamak adına, konkordato projesi kapsamında davalıya ödeme yapmaya devam etmiş olduğunu ve ikinci taksit ödemesini 11/09/2025 tarihinde, 160.119,23TL anapara ve 53.484,21TL faiz olarak, üçüncü taksit ödemesini de 14/10/2025 tarihinde 160.119,23TL anapara ve 56.748,01TL faiz olarak davacının hesabına ödenmiş olduğunu, bu sebeple dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken taksit borcunun bulunmadığını, ayrıca konkordatonun feshini gerektirir şartlar da oluşmadığından davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yapılan yargılama, toplanan deliller, konkordato dosyası, tasdik edilen proje, taraf beyanları ve komiser beyanı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce davalı şirket hakkında açılan dava sonucu konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalının proje dahilinde ödemelere başladığı, davacının alacağını da taksitler halinde ödemeye devam ettiği, bir kısım taksit ödemelerinde gecikme olduğu, fakat gecikmenin davacının alacağı başkasına temlik edip sonra da temlikten vazgeçmesi nedeniyle olduğu, dava ve karar tarihi itibariyle ödenmemiş taksidin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin gecikmenin temliknameye bağlı olduğuna dair gerekçesinin hatalı incelemeye dayandığını, zira dava dilekçesinde bu hususun açıkça belirtildiğini, kabul edilmeyen temliknameye dair uyuşmazlığın ortadan kalkmasından sonra da ödemelerdeki gecikmenin devam ettiğini, geciken ödemenin müvekkil hesabına yapıldığını, ödenmeyen ve dava konusu edilen ve yine geciken 3. taksit ödemesinin dava konusu edildiğini ve bu ödemenin de dava açıldıktan sonra gecikmeyle yapıldığını, tüm bu nedenler haricinde kayyımın gerek duruşmadaki beyanı, gerekse mahkemeye sunulu ödemelerdeki gecikme tespiti, dava tarihinden sonra gecikmeli yapılan ödeme ve en son üç taksit ödemesinin aynı gün yapılmasının davanın haklılığını açıkça ortaya koyduğunu, haklı davanın reddi ile müvekkil aleyhine mahkeme masraflarına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, tespit ve geç ödemelerin sabit olması karşısında davaya ilişkin yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının , davacının alacağını taksitler halinde ödemeye devam ettiği, bir kısım taksit ödemelerinde gecikme olduğu, fakat gecikmenin davacının alacağı başkasına temlik edip sonra da temlikten vazgeçmesi nedeniyle olduğu, karar tarihi itibariyle ödenmemiş taksidin bulunmadığı hususlarının sabit olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...