TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/510 Esas KARAR NO : 2025/581 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 09/11/2023 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacı ...dava dışı ... A.Ş.’nin %70 oranında pay sahibi olduğunu, davacı pay sahibi sıfatıyla 11 Ağustos 2023 tarihinde…
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/510 Esas KARAR NO : 2025/581 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 09/11/2023 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacı ...dava dışı ... A.Ş.’nin %70 oranında pay sahibi olduğunu, davacı pay sahibi sıfatıyla 11 Ağustos 2023 tarihinde gerçekleştirilen 2020 Mali Yılı’na ilişkin olağan genel kurul toplantısına katıldığını, usulüne uygun şekilde yapılan Genel Kurul akabinde, ... tarihinde, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescili için ... tahakkuk numaralı tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak Sicil Müdürlüğü, mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen tescil başvurusunu, herhangi bir sözleşmesel veya kanuni dayanağı olmadan reddettiğin, Sicil Müdürlüğü tarafından verilen gerekçeli ret kararı 1 Kasım 2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Sicil Müdürlüğü’nün ret kararına karşı itiraz dilekçesini, süresi içinde mahkemeye sunduğunu, Genel Kurul Toplantısı usulüne uygun şeklinde gerçekleştirildiğini, Sicil Müdürlüğü’nün ret kararında dayandığı eksikliklerin tamamı dayanaksız olup bu nedenle, ilgili ret kararının iptali gerektiğini, 26 Ekim 2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında, davacı şirket tarafından aday gösterilen ... ve müteveffa ... ile ...tarafından aday gösterilen..., üç seneliğine (26 Ekim 2021 tarihine kadar) şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, ancak şirketin olağan genel kurulu, bu üç yıllık görev süresinin bitiminden sonra neredeyse iki yıl boyunca ...’ne atfedilebilecek sebeplerle toplanamamış ve yeni yönetim kurulu üyeleri seçilemediğini, sonunda, davacının çabalarıyla, Genel Kurul Toplantı gündemi 21 Temmuz 2023 tarihinde ilan edildiğini, 11 Ağustos 2023 tarihinde ise şirketin 2020 Mali Yılı’na ilişkin olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirilebildiğini, bütün bunlar olurken davacı şirket ayrıca 20 Nisan 2023 tarihinde ...’nin %30 oranındaki paylarına ilişkin pay alım opsiyonu hakkını kullanmış ve böylelikle kalan %30 hissenin müvekkil şirkete devri için bir pay devir sözleşmesi kurulduğunu, Ancak ... haksız şekilde bu payların devrinden imtina ettiğini,..., yönetim kurulu başkanı olarak görev süresi 26 Ekim 2021 tarihinde bitmiş olmasına rağmen ve hatta 11 Ağustos 2023 tarihinde Şirket yönetim kurulunun yeni üyeleri seçilmiş olmasına rağmen şirketin yönetim kurulu karar defterini şirkete iade etmeyi reddettiğini, 25 Ağustos 2023 tarihinde davacı şirket, Genel Kurul Toplantısı’nda karara bağlanan tescile tabi hususların tescili için Sicil Müdürlüğü’ne ... tahakkuk numaralı tescil başvurusunu gerçekleştirdiğini, ilgili başvuru Sicil Müdürlüğü tarafından 5 Eylül 2023 tarihinde reddedildiğini, Sicil Müdürlüğü, gerekçeli kararında başvurumuz hakkında tespit edilen eksikliklerin; Yönetim Kurulu Kararı’nın tesciline ilişkin olarak şirketin temsil ve ilzamına ilişkin Yönetim Kurlu Kararı, yönetim kurulu karar defterine işlenerek tasdik edilmediği, Genel Kurul Kararının tesciline ilişkin olarak Esas Sözleşme m. 7 gereğince B Grubu pay sahiplerinin belirlediği adaylar arasından bir yönetim kurulu üyesi belirlenmediğini, esas sözleşmenin genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin 10. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin seçiminde %100 karar nisabıyla karar alınmadığını, Sicil Müdürlüğü’nün tespitleri hatalı ve hukuki dayanaktan yoksu olup yönetim kurulunca alınan temsil ve ilzama ilişkin kararın yönetim kurulu karar defterine işlenmemiş olması hukuka aykırı olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin seçimi Esas Sözleşme ve TTK’ya uygun olduğunu, Genel Kurul Kararının tescili önünde hiçbir hukuki engel bulunmadığını, Sicil Müdürlüğü, bağımsız denetçi atanmasına ilişkin genel kurul kararı ile Genel Kurulun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönergesi’ne ilişkin genel kurul kararının tescilini dayanaksız şekilde ve hiçbir gerekçe göstermeksizin reddettiğini, Sicil Müdürlüğü’ne yapılan ... tahakkuk numaralı başvurunun reddine dair kararın iptali ve Yönetim Kurulu Kararı ile Genel Kurul Kararı’nın tesciline ilişkin itirazın kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Karşı Taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 34'de düzenlenmiş bulunan sekiz (8) günlük hak düşürücü dava süresi içinde açılmamış olup; hak düşürücü dava süresi içinde ikame edilmemiş davanın reddi gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ve bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, kararın şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı Müdürlük tarafından incelenmekte olup; dava konusu şirketin esas sözleşmesinde düzenlenen yönetim kurulu üyesinin seçimi şartları ile genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin nitelikli toplantı ve karar nisabına ilişkin esas sözleşme hükümlerine uyulması zorunlu bulunduğundan ve aksi halde, alınan kararlar, yoklukla malul olduğundan; Müdürlükçe tescil talebinin reddi hukuka ve mevzuata uygundur; esas sözleşmede öngörülmüş nisaba ve yine, esas sözleşmede yönetim organının seçimi bakımından öngörülen şekle aykırı şekilde alınan genel kurul kararının tescili mümkün olmadığını, dava konusu şirket esas sözleşmesinin, "Yönetim Kurulu ve Süresi" başlıklı 7. maddesinin "Yönetim kurulunun oluşumu" başlıklı (a) fıkrasının ilk bendindeşeklindeki düzenlemeye; 11.08.2023 tarihli genel kurul kararının aykırı olduğu, müvekkil Müdürlükçe tescil başvurusunun incelenmesinde saptanmış olup; bu nedenle de tescil başvurusunun reddi hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, esas sözleşmenin 10.maddesinde düzenlenen nitelikli toplantı ve karar nisabına uygun olmayan şekilde karar alınmış ve bu bakımdan da esas sözleşmedeki nisaba uygun olmayan şekilde genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyeleri bakımından karar ve toplantı nisabı bulunmadığını, red kararına konu ve dava konusu genel kurul kararından hareketle tescili istenen, genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin ve yine, red kararı ile dava konusu yönetim kurulu kararı da, 19.12.2012 tarihli 28502 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ gereğince deftere yapıştırılması gerektiği halde ve buna aykırı olarak, deftere yapıştırılmaksızın tasdik ettirilmiş olup; bu da dava konusu tescil başvurusunun, bir başka red sebebini teşkil ettiğini, davacı tarafın bağımsız denetçi atanmasına dair karar ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkında iç yönergeye ilişkin tescili talebinin reddedildiği iddiasının da dayanaksız olduğunu, çünkü davacının bu iki konunun kısmi tesciline ilişkin bir başvurusu olmadan; yani tescil başvurusunda kısmi tescil talebi olmadığı halde, Müdürlük, kararın kısmi tesciline ilişkin bir inceleme ya da değerlendirme yapamayacağını, genel kurul kararları bir bütün olduğu gibi tescile tabi hususlara ilişkin kararların ayrınca talep edilmeksizin, Müdürlükçe kısmen tescil edilmesi mümkün olmayıp sonuç olarak; huzurdaki davanın öncelikle, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması ve huzurdaki davanın hak düşürücü süreden sonra ikâme edilmiş olması nedeniyle usulden, aksi kabul edilmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin açıklamalar kapsamında esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacı vekilinin birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş. 11 Ağustos 2023 tarihinde 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirdiğini genel kurul toplantısına Müvekkilinin pay sahipleri olan .. (%70) (“A Grubu Pay Sahibi”) ile ... ,... ve ... (%30) (“B Grubu Pay Sahipleri”) katılmış olduklarını, müvekkili genel kurul toplantısında alınan kararlar ile bunun akabinde alınan görev dağılımı ile temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının tescili ve ilanı için 25 Ağustos 2023 tarihinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurduğunu, müvekkilinin başvurusu ... tahakkuk numarasıyla işleme alındığını, genel kurul toplantısında alınan kararlar Müvekkilinin tabi olduğu esas sözleşmede belirlenen usul ve esaslara uygun olarak alındığını, müvekkilinin bu kararları tescil talebi de usule uygun olduğunu, ancak Müdürlük tescil başvurusunun reddedildiğini ve müdürlüğün ret kararı hala müvekkiline ve müvekkil’in pay sahibi A Grubu Pay Sahibi’ne de tebliğ edilmediğini, her halükârda, A Grubu Pay Sahibi bu karara itiraz etmek için ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen ...E. numaralı davayı açıldığını, müdürlüğün bu dava kapsamında 1 Aralık 2023 tarihinde sunduğu dilekçede müvekkiline 31 Ekim 2023 tarihinde tebligat yaptığını iddia ettiğini, ancak Müvekkiline Tebligat Kanunu anlamında yapılmış bir tebligat olmadığını, müvekkilinin, pay sahibinden aldığı bilgi üzerine derhal ilgili dava belgelerinin kopyasını istediğini, müvekkilinin huzurdaki davayı açtığını beyanla, HMK m. 166 uyarınca ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen ...E. numaralı davayla birleştirilmesine, Davanın kabulüyle ... tahakkuk numaralı başvurunun reddine dair gerekçeli Müdürlük kararının iptali ve ilgili genel kurul kararları ile yönetim kurulu kararının tesciline ilişkin itirazlarının kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalı vekilinin birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; 8 günlük hak düşürücü süre içinde açılmamış olup; bu nedenle huzurdaki davanın reddi gerekeceğini, davacı şirketin ... tahakkuk numaralı tescil ve ilan başvurusunun, Müdürlüğün ... tarihli ve ... sayılı kararıyla reddedildiği ve işbu red kararının da, şirketin red kararı talep dilekçesinde tebliğ adresi olarak da belirttiği aynı zamanda müseccel adresine PTT aracılığıyla ve posta yolu ile gönderildiği ve 31/10/2023 tarihinde mevzuata uygun şekilde tebliğ edildiği; buna ilişkin belgelerin de müvekkil Müdürlükçe sayın Mahkemenize ... tarihli ve... sayılı yazı ile ibraz edildiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin esas sözleşmesinde düzenlenen yönetim kurulu üyesinin seçimi şartları ile genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin nitelikli toplantı ve karar nisabına ilişkin esas sözleşme hükümlerine uyulması zorunlu bulunduğundan ve aksi hâlde, alınan kararlar, aşağıda açıklanacağı üzere yoklukla malûl olduğundan; müvekkil Müdürlükçe tescil talebinin reddi hukuka ve mevzuata uygun olup; esas sözleşmede öngörülmüş nisaba ve yine, esas sözleşmede yönetim organının seçimi bakımından öngörülen şekle aykırı şekilde alınan genel kurul kararının tescili mümkün olmadığını, dava konusu şirket esas sözleşmesinin, "Yönetim Kurulu ve Süresi" başlıklı 7. maddesinin "Yönetim kurulunun oluşumu" başlıklı (a) fıkrasının ilk bendinde yer alan,düzenlemeye; 11.08.2023 tarihli genel kurul kararının aykırı olduğu, Müdürlükçe tescil başvurusunun incelenmesinde saptanmış olup; bu nedenle de tescil başvurusunun reddi hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyeleri bakımından karar ve toplantı nisabı bulunmadığını, dava konusu genel kurulda, esas sözleşmenin ilgili 7. maddesine aykırı olarak B grubu hissedarlar arasından aday gösterilmeyen yönetim kurulu üyesi; yine yukarıda açıklanan ve esas sözleşmenin 10. maddesinde yer alan nitelikli karar ve toplantı nisabına uygun olarak da seçilmediğini, red kararına konu ve dava konusu genel kurul kararından hareketle tescili istenen, genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin ve yine, red kararı ile dava konusu yönetim kurulu kararı da, 19.12.2012 tarihli 28502 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ gereğince deftere yapıştırılması gerektiği hâlde ve buna aykırı olarak, deftere yapıştırılmaksızın tasdik ettirilmiş olup; bu husus da dava konusu tescil başvurusunun, bir başka red sebebini teşkil ettiğini, davacı tarafın bağımsız denetçi atanmasına dair karar ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkında iç yönergeye ilişkin tescili talebinin reddedildiği iddiasının da dayanaksız olduğunu, sonuç olarak; huzurdaki davanın hak düşürücü süreden sonra ikâme edilmiş olması nedeniyle ve tebligata ilişkin iddiaların dayanaktan yoksun olmasının yanı sıra müdürlüğün tebligat kanunu'nu m. 1'hükmü gereğince de davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olup, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin açıklamalar kapsamında esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, asıl dava yönünden .. tahakkuk numaralı davalı kuruma yapılan başvurunun reddine dair kararın iptali ve Yönetim Kurulu Kararı ile Genel Kurul Kararı’nın tesciline ilişkin itirazın kabulü istemine ilişkindir. Birleşen dava yönünden; ... tahakkuk numaralı davalı kuruma yapılan başvurunun reddine dair kararın iptali ve Yönetim Kurulu Kararı ile Genel Kurul Kararı’nın tesciline ilişkin itirazın kabulü istemine ilişkindir. Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile asıl davanın aktif husumet nedeni ile reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup, istinaf aşamasında davacı vekilinin 07/05/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile feragat hususunda hüküm kurulmak üzere mahkememize gönderilmiş olup Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. Davacı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 07/05/2025 tarihli dilekçesiyle, açmış olduğu davasından feragat ettiğini, 18/07/2025 tarihli dilekçesi ile hem asıl hem birleşen davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davadan feragat H.M.K.'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.M.K.'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Davadan feragat halinde vekalet ücretinin nasıl takdir edileceği konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 6. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurması nedeniyle, davada vekil ile temsil edilen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu hükme göre davacı öninceleme tutanağı imzalayıncaya kadar feragat davadan feragat ederse, tarife hükümleri ile belirli vekalet ücretinin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra, vuku bulursa, davacı, tarifelerce hükmedilen vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilir. Ayrıca feragat eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Davadan feragat eden harçtan muaf olsa dahi, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinden sorumlu olur. Davadan feragat kısmen yapılmış ise, feragat edilen kısım üzerinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, asıl ve birleşen davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, öninceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Asıl ve birleşen dava yönünden feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 410,26-TL harcın (ilam harcının 5/3), peşin alınan 615,40-TL'den mahsubu ile bakiye 205,14-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen iadesine, 5-Feri müdahiller vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Asıl dosya davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Birleşen dosya davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/07/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”