T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1864 KARAR NO : 2025/1104 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/07/2021 ESAS NO: 2018/1125 KARAR NO : 2021/532 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı veki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1864 KARAR NO : 2025/1104 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/07/2021 ESAS NO: 2018/1125 KARAR NO : 2021/532 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26/07/2017 tarihli sözleşme imzaladığını, davalının fuar katılım bedeli olarak 32.379,00TL ödemeyi taahhüt ettiğini, bu bedele istinaden davalının 14/08/2017 tarihinde 7.379,00 TL "... ... alan yer ücreti" açıklaması ile davacıya ödeme yaptığını düzenlenen faturanın davalıya gönderildiğini, kalan bakiyenin tahsili amacıyla İstanbul 24. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptalini takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ayrıca dava masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının imzaladığı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bahse konu fuara katılım göstermediğini, davacı firmaya sehven ödeme yapıldığını, yetkisizlik kararı verilmesini, devamla davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere haksız ve kötü niyetli icra takibi ikamesi nedeniyle tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, ..., Bakım Ürün ve Ekipmanları Fuarı katılım hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğu, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, davacı tarafça İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davalı-borçlu aleyhine, 25.000,00TL asıl alacak ve 554,79 İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 25.554,79-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalının süresinde, icra müdürlüğü'nün yetkisine, asıl alacağa, faize ve tüm ferilere itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı borçlu tarafından her ne kadar müvekkilinin imzaladığı herhangi bir sözleşme bulunmadığı, bahse konu fuara katılım gösterilmediği, davacı firmaya sehven ödeme yapıldığı ve yetkisizlik kararı verilmesi talep edilmiş ise de; tarafların tacir olduğu, tacir olan davalının kendisine ait ... Bankası nezdindeki hesabından, davacı şirkete ait ... Bankası nezdindeki hesaba "... ... Alan Yer Ücreti Peşinatı" açıklamasıyla göndermiş olduğu bedeli sehven gönderdiğini ve davacıya sehven ödeme yapıldığını iddia etmesinin, basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, ayrıca davalı yanca bu ödemenin başka bir ilişki için ödendiğinin de iddia ve ispat edilemediği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, davalının akdi ilişkinin kurulmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmediği ve taraflar arasında, ..., Bakım Ürün ve Ekipmanları Fuarı katılım hizmet sözleşmesinin kurulduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede de; hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesinin (... Servanda) kabul edildiği, bu kurala göre, sözleşmenin yapıldığı andaki gibi aynen uygulanması ve hükümlerine riayet edilmesi gerektiği, sözleşmeye bağlılık ilkesinin, hukuki güvenlik, doğruluk ve dürüstlük kuralının da bir gereği olarak, sözleşme hukukunun temel ilkelerinden birisi olduğu, bu haliyle de taraflar arasında kurulduğu anlaşılan sözleşmenin 22. maddesi gereği fuara katılmayı taahhüt eden katılımcının sonrasında fuara katılmaktan vazgeçemeyeceği, sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğu, fuara iştirak etmese bile, sözleşme bedelinin tamamını organizatöre ödemek zorunda olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, iş bu hükümlerin az yukarıda izah edildiği üzere sözleşmeye bağlılık ilkesinin de bir sonucu olduğu anlaşıldığından, davacının sözleşme bedeli olan 32.379,00 TL'den peşin ödenen 7.379,00 TL düşüldükten sonra kalan 25.000,00 TL'yi de ödemek zorunda olduğu ve bu haliyle de, davacı tarafından açılan davanın, taleple de bağlı kalınarak, 25.000,00- TL asıl alacak yönünden kabulüne ve bu miktar üzerinden davalı yanın itirazın iptaline ve ayrıca davalı yanca her ne kadar icra müdürlüğü ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasında kurulduğu anlaşılan ..., Bakım Ürün ve Ekipmanları Fuarı katılım hizmet sözleşmesinin "Yargı Yetkisi" madde başlıklı 25. Maddesindeki yetki şartı gereği İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğundan davalı yanın yetkiye ilişkin itirazına da itibar edilmediği ve yine her ne kadar davacı yanca icra-inkar tazminatı talep edilmiş ise de, dava ve takip konusu alacak miktarının sözleşmeden kaynaklandığı, yani (likit) belirlenebilir olmadığı ve yargılama sonucu belirlendiği anlaşıldığından, davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." açılan davanın "davanın kabulü ile; Davalı-Borçlunun, İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının, taleple bağlı kalınarak, 25.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin iş bu miktar (25.000,00 TL) üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlendiği belirtilen sözleşmenin hiçbir zaman hüküm ve sonuç doğurmadığı,sözleşmeye itiraz edildiği ve dosya içerisine sunulan sözleşmenin aslı olmayan bir suret belge olduğu , davalının adi şirket olarak faaliyet göstermekte olup işletmesi ilgili hak ve yetkilerini tek başına kullandığı, davacının dayanağı olan katılım sözleşmesi varlığının ne ıslak imzalı aslı ne de dijital ortamda düzenlenmiş örneği ile kanıtlanamadığı, sunulan sözleşmede davalının taraf olarak gösterilmediği, ... -... ismine yer verildiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminatı mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindirİstanbul 24.İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhine 30.03.2018 tarihli faturadan kaynaklı stand bakiyesi'ne dayalı olarak 25.000 TL aslı alacak ve 554,79 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 25.554,79 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir.Dava dilekçesinde ekli olarak sunulan katılım sözleşmesinin incelenmesinde;22-25 Mart katılımcı bilgileri başlığı ile şirket ünvanınının ''... VE ... CİHAZLAR'' olarak belirtildiği, sözleşmenin 2 sayfadan oluştuğu, 1. Sayfasının sağ alt kısmında'' iş bu yazıyla şirketimizin bu tarihte mali yükümlülüklerini karşılama gücüne sahip olduğunu beyan ederim .Burada verilen bilgilerin doğruluğunu işbu yazısıyla ... 2018 yönetmeliklerini okuduğumu ve bunlara uyumayı taahhüt ederim . Organizatörden posta ,faks veya e posta yoluyla ticari bilgiler almayı kabul ediyorum'' ve ''ödeme '' başlıklı kısımda , toplam katılım bedelinin (32.379 TL )%20’sinin imza anında depozit olarak çek,kredi kartı veya banka vasıtasıyla ödemeyi taahhüt edildiği,bakiye miktarın %40’ının 01.11.2017 ve geri kalan %40’ının en geç yazılı 02.01.2018 tarihinde çek veya banka havalesi ile ödenmesinin kabul edildiği , sözleşmede belirlenen ödeme yükümlülüklerine uyulmadığı takdirde aylık %8 gecikme faizi uygulanacağı yazılı olup, imzalayanın adı soyadı kısmında ''...'' firma kaşesi ve imza kısmında ''... ...'' yazılıdır Sözleşmenin 2. Sayfası ''...'' başlığıyla düzenlenmiş olup , 2. Maddede bu sözleşmenin mail ya da faks yoluyla yapılsa bile geçerli olacağını katılımcı tarafından kabul ve taahhüt edildiği , 21. Maddesinde ise fuarı katılım sözleşmesini imzalayarak fuara katılmayı taahhüt eden katılımcının bu imzadan sonra fuara katılmaktan vazgeçemeyeceği, sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olup fuarın iştirak edilmese bile sözleşme bedelinin tamamının organizatörü ödeneceğiyle yükümlü kılındığı ve aynı zamanda organizatörün gerek mücbir sebeplerle gerekse fuarın genel düzeni açısından fuar yerleşim planında değişiklik yapma hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, bu sayfanın sağ alt kısmında da ... ... CİHAZLAR ... kaşesi vurulmuş ve imzalanmıştır. ... Bankası aracılığıyla 14.08.2017 işlem tarihli EFT ile davalı tarafça davacı firmaya '' .... ... ... ALAN YER ÜCRETİ PEŞİNATI'' açıklamasıyla 7.379 TL’nin gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde , davalının fuara katının göstermeyi düşündüğünü ancak kesin kararını vermediği, davalının dışında gelişen bir süreçle davalı hesabından sehven ödeme yapıldığının doğru olduğu, davalı çalışanlarından birinin işgüzarlığı sonucunda ödemenin gerçekleştiği belirtilmiştir .Davacı tarafça düzenlenen toplam 32.379 TL bedelli ''güzellik bakım fuarı 2018 katılım bedeli ''açıklamalı faturanın ödenmemesi üzerine Beyoğlu 18. Noterliği vasıtasıyla 14.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı anılan faturadan bakiye 25.000 TL bedelin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi talepli ihtarname davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Dosya arasına sunulan mail yazışmaların incelenmesinde fuarla ilgili olarak yazışmaların ''....com'' adresinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesi için talimat mahkemesine yazılan müzekkere sonucunda, mali müşavir bilirkişi tarafından 08.09.2020 tarihli rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen raporunda özetle; davalı tarafı ait 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ... ve ... cihazlar-... olarak işin 31.12.2017 tarihine bırakıldığı ve 2018 yılında tekrar işletme hesabı defteri ile ... olarak faaliyete başladığı, davacı şirketin herhangi bir cari hesapta izlenmediği , 7.379 TL bedelli ödemenin davalı taraf ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı , 30.03.2018 tarihli ve 32.379 TL bedelli faturanın ise ... olarak 27.06.2018 tarihinde işe başlama tarihinden önce yani gayrifaal olduğu dönemde olduğu için ticari defterlerinde fatura kaydının bulunmadığı , sözleşmenin taraflar halinde imzalandığını kabul edilmesi halinde davalı tarafın 25.000 TL davacı şirkete borçlu olduğu , davalının 2017 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğu tacir olduğu , davacı şirket tarafından bedelin ödenmesi için ihtar çekildiği ve temerrüt tarihinin 17.06.2018 olduğu belirtilmiştir .Yazılım geliştirme uzmanı ve mali müşavir tarafından düzenlenen 04.01.2021 tarihli raporda özetle;e-posta yazışmaların üzerinden 2 yıl fazla süre geçtiğinden dolayı teknik tespitin yapılamayacağı , davacı şirkete ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı firmanın form BS bildiriminin davalı cari hesap hareketi ile uyumlu olduğu ve davalı adına düzenlediği faturaya ilişkin bilgileri ilgili dönemde bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiğinin tespit edildiği, 14.08.2017 tarihinde 7.379 TL bedelin davalı tarafça davacı şirketi gönderildiği, bakiyenin 3 gün içinde ödenmesinin ihtaren davalıya bildirildiği tarih dikkate alındığında takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 733,33 TL olarak hesaplandığı görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi : 6098 sayılı TBK'nın 1.maddesinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sözleşmenin kurulacağı, bu irade açıklamasının açık veya örtülü olabileceği belirtilmiştir. Tarafların belirli bir hukuki sonuca, yani bir hakkı veya hukuki ilişkiyi kurmaya, değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan iki veya çok taraflı hukuki işleme sözleşme denir. Bu tanıma uygun olarak, bir sözleşmenin kurulabilmesi, meydana gelip hukuki sonuç doğurabilmesi için bazı unsurların mevcut olması gerekir. Bu unsurlar genel olarak (i) sözleşmenin tarafları, (ii) birbirine uygun ve (iii) karşılıklı irade açıklamalarıdır ((Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt I, s.314). İrade beyanının karşılıklı olması her iki tarafın beyanlarının aynı neticeyi doğurmak maksadıyla birbirine yöneltilmesi demektir ve bir sözleşmenin kurulması için gerekli karşılıklı irade beyanlarından zaman itibariyle önce yapılana "icap" ya da Türk Borçlar Kanunu'ndaki kullanımıyla "öneri" denir. Ancak her sözleşme yapma çağrısı icap sayılmaz; bir irade beyanının icap sayılabilmesi için bu yöne ilişkin irade beyanının karşı tarafa yöneltilmiş olması, sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını kapsaması gerektiği gibi beyanda bulunanın da icabıyla bağlı kalmak niyetinde olması şarttır (Uygur, Turgut, Açıklamalı ve İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, I. Cilt, Ankara 1990, s.2). İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette iradelerini beyan ettiği ve sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde anlaştıkları takdirde sözleşme tamamlanır ve taraflar kararlaştırdıkları şekilde edimlerini gereği gibi ifa borcu altına girerler.Tarafların irade beyanları birbirine uygun olmalıdır. İrade beyanlarının uygunluğundan amaç ya gerçek, tabii iradelerin fiili olarak ya da beyanların anlam (içerik) itibariyle uygun olmasıdır (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt I, s.373). Uygunluk sözleşmenin kurucu unsurları arasında yer alır (s.374). Taraflar, birbirine uygun irade beyanlarıyla bir yandan sözleşmeyi kurarken, diğer yandan da sözleşmenin içeriğini tespit ederler. Dolayısıyla, irade beyanlarının birbirine uygunluğu, sözleşmenin objektif ve sübjektif bütün esaslı noktalarını içermelidir (s.377).Somut davada, dosyaya sunulan sözleşmenin ıslak imzalı aslının dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakta ise de, 14.08.2017 işlem tarihli 7.379 TL bedelin banka kanalıyla davalı tarafça davacıya ''fuar alanı yer ücreti peşinatı '' açıklamasıyla gönderildiği açıktır. Bu bedelin, yukarıda açıklanan bilgiler ışığında, sözleşme katılım bedeli olarak verildiği ve taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekmektedir. İş bu nedenle, sözleşme maddeleri uyarınca davalı taraf fuara katılmasa dahi davacının sözleşme bedeli olan 32.379,00 TL'den peşin ödenen 7.379,00 TL düşüldükten sonra kalan bakiye 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline dair mahkeme kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 427,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 188,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025