T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1282 KARAR NO : 2026/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07.03.2022 NUMARASI : 2019/300 Esas - 2022/231 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1282 KARAR NO : 2026/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07.03.2022 NUMARASI : 2019/300 Esas - 2022/231 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 05.03.2018 tarihli protokol gereğince davalının 96.500,00 TL ödemekle yükümlü olduğunu, ödemenin gecikmesi veya yapılmaması halinde 10.000,00 TL cezai şartın da ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını ve müvekkiline verilen 75.500,00 TL bedelli teminat çekinini iade edilerek davalı aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve iddia etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında düzenlenen protokolde belirlenen şartın yerine getirilmemesi nedeniyle ödeme yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, Protokolün 4.3. maddesinde ki, "...296.500,00 TL tutarın ödenmesi için ... A.Ş. ile ... ... arasında yapılan 29.01.2018 tarihli sözleşmedeki ödemelerin vadesinde yapılması ve tahsil edilmesi şartı aranır. ... Kapı ve ... ... arasındaki 29.01.2018 tarihinde yapılan sözleşmedeki ödemelerin tamamının, ilgili sözleşme hükümlerine göre yapılmaması veya tahsil edilmemesi durumunda ... Destek'e ... tarafından hiçbir ödeme yapılmayacaktır.” hükmünden anlaşılacağı üzere ... ... tarafından ... Kapı'ya ödeme yapılmadığından davalı ... Kapı'nın davacıya borcunun olmadığını, ayrıca Protokolün 4.3 maddesinde, ödemenin 75.500,00TL çek ile kalan bakiyenin ... Kapı ile ... ... arasındaki 29.01.2018 tarihli sözleşmesindeki ödemelerin vadesinde yapılması ve tahsil edilmesi şartının arandığının düzenlendiğini, davacı bir yandan ödeme yapılması gerektiğini iddia ettiğini bir yandan da davalı tarafından kendisine verilen çeki protokol maddesi gereği iade ettiğini, bu beyan ve işlemlerin çelişkili olduğunu, bu durumda davalının ödeme yapması için belirlenen şartların gerçekleşmediğini davacının kabulünde olduğunu, iddia edilen borcun olduğu varsayılsa dahi protokolün 3.6 maddesine davacının aykırı davrandığını, davacının, davalıya yazılı veya sözlü hiçbir ihtarda bulunmadığından protokol hükümlerine aykırı davrandığını ve aslında davacının 10.000,00 TL cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir. Yapılan inceleme ile Dava dışı ... ... Ltd. Şti.' nin davalıya teslim ettiği çeklerden, 31.12.2018 vadeli ... nolu 77.500,00 TL tutarlı çekin karşılıksız çıkması nedeni ile 15.01 .2019 tarihinde dava dışı firmaya iade edildiği, dava dışı ... tarafından 28.01.2019 tarihinde banka havalesi ile ödendiği, 31.01.2018 vadeli ... nolu 77.500,00 TL tutarlı çekin 7.02.2019 tarihinde karşılıksız çıkması nedeni ile iade edildiği, 25.02.2019 tarihinde, dava dışı ... tarafından banka havalesi ile ödendiği, 28.02.2018 vadeli 101635 nolu 77.500,00 tutarlı çekin 28.02.2019 tarihinde karşılıksız çıkması nedeni ile dava dışı firmaya iade edildiği, 4.03.2019 tarihinde dava dışı ... tarafından banka havalesi ile ödendiği tespit edilmiştir. (Bilirkişi ek raporu Tablo-2 Çek İade Ödeme Tablosu). Davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. nin imzaladıkları 29.01.2018 tarihli ... nolu sözleşmeye göre 900.000,00 TL * KDV toplam 1.062.000,00 TL tutarlı Hakediş ödemelerinin tamamının dava dışı ... Ltd. Şti. Ödenmiş olduğu tespit edilmiştir.Dava dışı ... ... Ltd. Şti/ nin 232.500,00 TL tutarlı vadeli çekleri karşılıksız çıkarak davalı tarafından iade edilmesinden sonra gecikmeli olarak banka havalesi ile tamamın ödediği tespit edilmiştir.Dolayısıyla dava dosyası içeriğinde mevcut delilerin incelenmesi sonucunda davalının dava dışı ... Ltd. Şti'nden sözleşme bedeli olan 1.062.000,00 TL tutarlı çekleri teslim aldığı ve tamamının davalı yanca tahsil edildiği başka bir deyişle, 29/01/2018 tarihli Prv 23 no'lu sözleşmede belirlenmiş ödeme şartlarının vadesinde yapıldığı ve davalı yanca tahsil edildiği, protokol şartlarının gerçekleştiği anlaşılmış olup davacının takibe konu etmiş olduğu 96.500,00 TL tutarındaki komisyon bedelini talep edebileceğine karar verilmiştir. Ancak davacı tarafın cezai şart talebinde bulunması için davalıya usulüne uygun bir şekilde ihtarda bulunmadığı anlaşılması nedeniyle davacının davalıdan takibe konu etmiş olduğu cezai şart alacağını ve işlemiş faiz alacağını talep edemeyeceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının 96.500,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak devamına, hükmedilen 96.500,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmede vaad edilen ödeme şartının gerçekleşmediğini ve borcun muaccel hâle gelmediğini, ödemelerin gecikmeli olarak yapıldığının gerekçeli kararda da ifade edildiğini, oysa Protokolün 4.3 maddesinde ki ''...96.500,00 TL tutarın ödenmesi için ... Kapı San. ve Tic. AŞ. ile ... İnşaaat arasında yapılan 29.01.2018 tarihli sözleşmedeki ödemelerin vadesinde yapılması ve tahsil edilmesi şartı aranır. ... Kapı ve ... ... arasında 29.01.2018 tarihinde yapılan sözleşmedeki ödemelerin tamamının, ilgili sözleşme hükümlerine göre yapılmaması veya tahsil edilmemesi durumunda, ... Destek'e ... tarafından hiçbir ödeme yapılmayacaktır.'' düzenleme karşısında, dava dışı üçüncü kişi olan ... İnşaatın 31.12.2018 tarih ve 77.500,00 TL bedelli, 30.01.2019 tarih ve 77.500,00 TL bedelli ve 28.02.2019 tarih ve 77.500,00 TL bedelli cirolayarak vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıktığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini, yapılan incelemede 31.12.2018 vade tarihli çekin 28.01.2019 tarihinde, 31.01.2018 vade tarihli çekin 25.02.2019 tarihinde, 28.02.2018 vade tarihli çekin 04.03.2019 tarihinde ödendiğinin belirlendiğini,Bu davada esas önemli hususun ödemelerin vadesinde yapılıp yapılmadığı hususu olduğunu, kararda hem ödemelerin gecikmeli olarak yapıldığı hem de borcun muaccel olduğunun ifade edildiğini, bu yönüyle gerekçeli kararın kendi içinde çeliştiğini, davada tarafların haklılığını veya haksızlığını belirleyecek olan hususun üçüncü kişi olan ... ... tarafından davalıya yapılan ödemelerin vadesinde yapılıp yapılmadığı olduğunu, ödemelerin gecikmeli yapılması ile borcun muaccel olması durumlarının aynı anda gerçekleşemeyeceğini,Kararda açıkça çeklerin vadesinde karşılıksız çıktığı ve üzerinden kayda değer bir vakit geçtikten sonra ödendiğinin belirtilmesi nedeniyle protokolün belirtilen şartlarının ihlal edildiğini, geciken çek ödemesi nedeniyle şartın gerçekleşmediğini ve kararın çelişkili olduğunu, müvekkilinin ödeme yapmasının şarta bağlanması ve şartın gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine ve davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan alacağın ve cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Takibin dayanağı taraflar arasında 28.02.2019 tarihinde imzalanan 96.500 TL tutarlı Protokoldür. Bu protokolün konusu 2. maddede ... ile ... Destek'in, ... ile ... ...'ın ... Kartal projesi için yapılmış PRV 23 29.01.2018 tarihli sözleşmede bağlantı kurması ve iki firma arasında koordinasyon kurulmasının ... Destek tarafından sağlanmasını, ... ile ... ... şirketlerini tanıştırıp ticaret yapmalarını sağlaması karşılığında 4. maddede belirtilen komisyonu alacağı olduğunu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddede gizlilik anlaşması düzenmiştir. Sözleşmenin 3.6. maddesinde, Protokol'e uyulacağı taahhüt edilmiş, hükümlere uymaması halinde karşı tarafın bu ihlalden doğan tüm zararları ve ticari kayıplarının yapılan ilk ihtarda verilen sürede tazmin edileceği, bu tazmin bedeli yanında ve ayrı olarak her bir madde ihlali için 10.000 TL cezai şartın ödeneceği kararlaştırılmıştır.Protokolün ödeme şekli ve son hükümler başlıklı kısmında; 4.1. maddesinde "Tarafların iş bu Protokolden ve/veya kanundan doğan herhangi bir haklarını/yetkilerini kullanmamış olması o hakkı/yetkiyi kullanmaktan açık veya örtülü, geçici veya daimi olarak vazgeçtiği şeklinde yorumlanamaz"; 4.2. maddesinde "Protokol'e uymamak ve Protokol şartlarını yerine getirmekten kaçınmak ... Destek ile ... arasında mevcut bulunan 05/03/2018 tarihli Protokol'e uymamak anlamına gelir. Taraflar bu durumda iş bu Protokoldeki haklarına halel gelmemek şartıyla tüm haklarını kullanabilir."; 4.3. maddesinde "... Destek, iş bu Protokolden dolayı ...'ten, KDV dâhil 96.500 TL tutarında komnisyon alacaktır. Ödeme 28.02.2019 vadeli, 77.500,00 TL tutarlı çek ile kalan bakiye ... ile ... Ltd. Şti arasındaki 20.01.2018 tarihli Prv 23 nolu sözleşmede belirlenmiş ödeme şartlarının vadesinde yapılması ve tahsil edilmesinden sonra yapılacaktır. Belirilen (Doksanaltıbin Beşyüz Türk Lirası ) tutarın ödenmesi için, ... AŞ ile ... ... arasında yapılan 29.01.2018 tarihindeki sözleşmedeki ödemelerin vadesinde yapılması ve tahsil edilmesi şartı aranır. ... AŞ ile ... ... arasında 29. 01.2018 tarihinde yapılan sözleşmedeki ( ödemelerin tamamının, ilgili sözleşme hükümlerine göre yapılmaması veya tahsil edilmemesi durumunda, ... Destek'e ... tarafından hiçbir koşulda ödeme yapılmayacaktır. ..., ... Destek'ten 28.05.2018 tarihinde 77.500,TL bedelli, 28.02.2019 vadeli, 1 adet teminat senedi alacaktır. Teminat senedi, işbu protokolde belirtilen şartların sağlanması halinde ... Destek'e iade edilecektir."; sözleşmenin 4.4. maddesinde ise "... Destek alacağı komisyonlardan doğacak gelir vergisi, kurumlar vergisi, stopaj başta olmak üzere, ortaya çıkacak tüm vergi, resim, harç, damga vergisi ve masrafları ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacının edimini yerine getirdiği, davalı olan ... Kapı Sanayi ile ... ... arasındaki ... Kartal projesinin yapıldığı ve bu kapsamda ... ... tarafından ... Kapıya verilen çeklerin tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Davalı sözleşmenin 4.maddesindeki "Belirilen (Doksanaltıbin Beşyüz Türk Lirası ) tutarın ödenmesi için, ... AŞ ile ... Inşaat arasında yapılan 29.01.2018 tarihindeki sözleşmedeki ödemelerin vadesinde yapılması ve tahsil edilmesi şartı aranacağı, ... AŞ ile ... ... arasında 29. 01.2018 tarihinde yapılan sözleşmedeki ( ödemelerin tamamının, ilgili sözleşme hükümlerine göre yapılmaması veya tahsil edilmemesi durumunda, ... Destek'e ... tarafından hiçbir koşulda ödeme yapılmayacağı'' düzenlemesi nedeniyle davacının sözleşmedeki alacağa hak kazanmadığına, ödemelerin vadesinde yapılmadığını savunmaktadır. Gerçekten de mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde ... ... tarafından davalıya verilen bir takım çeklerin geç tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Çekte geç tahsil edilmekle birlikte bedellerinin davalı tarafından tahsil edilerek kabul edildiği de yapılan bilirkişi incelemesinden anlaşılmaktadır. İncelenen davalının ticari defterlerine göre davalının dava dışı şirkete halen de borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin amacı, davacının davalı ile dava dışı şirketin, sözleşmede belirtilen ... projesine ilişkin imzalanan 29.01.2018 tarihli sözleşmedeki hizmetleri nedeniyle davacının alacağı ücretin belirlenmesidir. Bu sözleşme kapsamında davalı, dava dışı şirketten aldığı çekleri tahsil ettiği açıktır. Çekleri tahsil eden davalının, buna rağmen bu çekleri vadesinden sonra tahsil ettiğini savunarak, davacının hak kazandığı ücreti ödemekten kaçınması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Çek bir ödeme aracı olup çeki kabul edip bedelini tahsil eden kişinin ödemenin yapılmadığını veya geç yapıldığını savunarak kendi edimini yerine getirmemesi dürüstlük kuralına aykırıdır. Davalı, dava dışı kişiden gecikmeli de olsa aldığı çekleri iade etmeyerek tahsil etmesi karşısında davacının sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını ödemekle yükümlüdür. Bir çeki kabul eden ve çek bedelini tahsil eden kişinin, bir süre sonra, bu ticari ilişkide üçüncü kişi konumunda olan bir kişiye karşı, çek bedellerini geç tahsil ettiği gerekçesiyle ödemeden kaçınması dürüstlük kuralının açık bir ihlalidir. Davalının, ... projesi kapsamında alacaklı olmadığı gibi ciddi miktarda da dava dışı kişiye borçlu olduğu dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarından tespit edilmiş olup, bu husus da yukarıdaki tespiti doğrulamaktadır. Bu bakımdan mahkemece komisyon alacağının hüküm altına alınması yerindedir. Sözleşmeden kaynaklanan alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de İİK'nın 67.maddesine uygundur. Mahkemece davacının cezai şart isteminin reddine karar verilmiş olup buna ilişkin davacının herhangi bir istinafı bulunmamaktadır. Davalı vekilince kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de İİK'nın 67/2.maddesine göre itirazın iptali davasının reddi halinde takibin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olması halinde davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilir. Davanın reddedilen cezai şartın talep edilmesi haksız olmakla birlikte kötü niyetli olmadığından mahkemece davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi doğru olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4.944,00 TL bakiye istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.