12. Hukuk Dairesi 2022/11953 E. , 2023/4189 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1093 E., 2022/1021 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/28 E., 2018/16 K. Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti, meskeniyet şikayeti ve kıymet takdirine itiraz ile genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddin…
**12. Hukuk Dairesi 2022/11953 E. , 2023/4189 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1093 E., 2022/1021 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/28 E., 2018/16 K. Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti, meskeniyet şikayeti ve kıymet takdirine itiraz ile genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davalı vekilinin tazminat ve para cezası talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetçi-borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 29.03.2017 olarak düzeltilmesine, ...., İli ....., İlçesi .....,Köyü ..... Mevkii ...., Ada 9 Parsel B Blok 1. Kat, 4 Nolu Bağımsız bölüm nolu taşınmaza uygulanan haczin kaldırılmasına, kıymet taktirine itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçluya çıkarılan ödeme emirlerinin borçlunun MERNİS adresine tebliğ edildiğini bu nedenle süresinde olmayan borca itirazının reddine karar verilmesini, davacıya çıkarılan 103 davetiyesinin 24.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 7 günlük yasal süresi içerisinde meskeniyet itirazında bulunulmadığını, ayrıca davacının nüfus kaydında evli olmadığı, daha önceki eşlerinden olan çocuklarının bu kişi ile aynı adreste kalmadığı, kişinin adres olarak bildirdiği ve tebliğ aldığı ev adresinin de satışı istenen yer olmadığı, kişinin gelir durumuna bakıldığında sigorta kaydı olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde satışı istenen yerin haline münasip evi olmadığı, kıymet takdirine itirazının da süresinde olmaması nedeniyle süresinde olmayan borca itiraz ve meskeniyet iddialarının reddine, davacı aleyhine haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle %20 tazminata, %10 oranında para cezasına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI [adres satırı maskelendi] IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm tebligatlar geçersiz olup, usulüne uygun olmadığından hem tebligattan hem de diğer evraklardan haberdar olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç [adres satırı maskelendi] V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-alacaklı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu icra dosyasından açıldığı tarihten bu yana haberdar olup, açıkça kötüniyetli hareket ettiğini, zira 06.06.2017 tarihli 2. celsede, 25.12.2015 tarihli ödeme emrinde alacaklı olarak görülen ...’in üvey kardeşi olduğunu, konut kredi borcunun bitmesinin ardından borcu ödeyeceğini beyan ettiğini ve fakat ...’in takip açtığını, yani kredi borcunun bitmesinin ardından ödeyeceği borcun kredi bitmeden takibe konulduğunu açıkça kabul ve ikrar ettiğini, davacı gerek mahkeme sırasında yapılan keşifte gerekse icra dosyasında 06.02.2017 tarihinde yapılan keşifte evini kendisi açarak gösterdiği ve raporların bu şekilde düzenlendiğini, en kötü bu tarih itibariyle dosyadan haberdar olduğunu, davacı ile dosyanın temlik alındığı 27.10.2016 tarihinde ve sonrasında dosyanın satışa gitmemesi ve borcun taksitlendirilmesi konusunda bizzat, şifahi ve yüz yüze adliyede görüşülme yapılmasına rağmen dosyadan haberdar olmadığının izahı ile eldeki davanın ikamesi açıkça kanuna karşı hile teşkil ettiğini, buna göre de süresinde olmayan dava ve taleplerinin reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayeti, meskeniyet şikayeti ve kıymet takdirine itiraz ile genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TK'nın 21/1-2., Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi, İİK'nın 82/1. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.