11. Hukuk Dairesi 2009/177 E. , 2010/10250 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/39-2008/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde ver…
**11. Hukuk Dairesi 2009/177 E. , 2010/10250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/39-2008/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %20 paya, davalı ...’ın ise %80 paya sahip olduğunu, davalı ...’in aynı zamanda 12.10.2004 tarihinden itibaren şirket müdürü olup tek imza ile şirketi temsile yetkili olduğunu, şirketin kârlılık oranı ve mali durumunun iyi olmasına, 410.517,80 YTL tutarında dağıtılması gereken kâr payı görülmesine ve şirketin sermaye artırım kararı almasını gerektiren bir durumu bulunmamasına rağmen salt müvekkilinin şirketteki payını azaltarak etkisiz hale getirmek amacıyla şirket sermayesinin artırıldığını ileri sürerek sermaye artışına ilişkin 15.08.2005 tarihli genel kurul kararının iptaline, davalı ...’ın 12.10.2004 tarihli şirketi tek başına temsil yetkisine dair genel kurul kararının iptaline ve şirketin çift imza ile temsiline, 2004 yılı ve geçmiş yıllar kârından müvekkiline ödenmesi gereken miktarın tespit edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artışı toplantısına davetin usulünce yapıldığını, sermaye artırımının şirketin faaliyet gösterdiği alan dikkate alındığında piyasa koşullarındaki rekabete ayak uydurabilmesi açısından zorunlu olduğunu, şirkette dağıtılması gereken herhangi bir kâr bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, limited şirketlerde sermaye artırım kararının anasözleşme değişikliği niteliğinde olup, TTK’nun 513. maddesinde öngörülen nisabın sağlandığını, gazete ilanlarının yasal prosedür ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği, davacının usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen genel kurul toplantısına katılamadığı, iptal davasını ancak toplantıya katılıp, muhalefetini tutanağa geçiren ortağın açabileceği, anasözleşmeye göre genel kurulda kâr dağıtımına dair alınmış bir karar olmadıkça kâr payı dağıtılmamasının yerinde olduğu, keza davalı şirket müdürü davalı ortağın davacı tarafından öne sürüldüğü gibi hukuka aykırı ve şirketi zararlandırıcı herhangi bir işlemine rastlanamadığı, şirket sermayesinin artırılmasının şirket yararına olduğu, imza yetkisine dair 2004 yılında alınan kararın gerek itiraz ve dava süresi gerekse saptanan bulgular uyarınca yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.