T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/459 - 2026/711 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/459 KARAR NO : 2026/711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/252…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/459 - 2026/711 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/459 KARAR NO : 2026/711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/252 E., 2020/592 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından, asgari ücret ve sendika fiyat farkı artışlardan kaynaklı olarak sözleşme bedelinde artış meydana geldiği gerekçe gösterilerek aylık ödemelerden Damga Vergisi kesintisi yapıldığını, işçilik maliyetindeki artıştan kaynaklı olarak Damga Vergisi kesintisi yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede fiyat farkı ödemesi yapılacağı açıkça belirtildiğinden ve bu fiyat farkı artışları öngörülebilir olmadığından % 4’ün sözleşme giderine dâhil edilemediğini, fiyat artışlarına ilişkin olarak Damga Vergisi kesintisi yapılmasının müvekkili şirketin asgari maliyetin altında işi yürütmesine neden olmakla birlikte, basiretli bir tacir olan müvekkili şirketi öngöremeyeceği bir maddi külfet altma soktuğunu, Damga Vergisi ödemesi yapılacaksa dahi, söz konusu artış üzerinden müvekkil şirkete % 4 sözleşme gideri ödenmediğinden ötürü borçtan davalının sorumlu olduğunu, aksi takdirde müvekkili şirketin almadığı bir bedeli ödemesi sebebiyle haksız şekilde zarar etmiş olacağından davalı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, Damga Vergisi Kanunu’na göre; PTT A.Ş.’nin hukuki statüsüne sahip şirketlerle imzalanan sözleşmelerde Damga Vergisinden hangi tarafın sorumlu olacağının belirtilmediğini, bu nedenle davalının % 4 sözleşme giderini müvekkili şirkete ödemeden Damga Vergisi giderinin tamamını müvekkil şirkete yüklemesinin açıkça Kanuna aykırı olduğunu, sözleşmenin Damga Vergisine tabi olmadığını, söz konusu alacakların tahsili için açmış oldukları davada kesintilerin iadesine karar verildiğini, davalı tarafın söz konusu kesintileri hakediş raporlarında göstermediğini, kendilerine gönderilen faturaları kabul ettiğini, ancak fatura tutarlarına aykırı şekilde eksik ödeme yaptığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından eksik ödemelere 10 gün içerisinde ayrı ayrı yazılı şekilde itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL'nın davalı taraftan tahsiline ve dava konusu alacaklara fatura tarihlerinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş, talebini toplam 39.450,85 TL'ye yükselterek ıslah harcını tamamlamıştır. Davalı vekili özetle: Uyuşmazlığın çözümünde vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, vergi kesintilerinin yasal olduğunu, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/499 E. sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, yükleniciye %4 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince "...iş artışları ile fiyat farkı ödemeleri nedeniyle meydana gelen ilave bedellerden dolayı ihale komisyon kararları ile sözleşmelerden damga vergisi alınabilmesi için muhakkak surette ihale kararı, ek sözleşme veya bu kağıtlar mahiyetinde bulunan protokol, tespit tutanağı gibi herhangi bir kağıt düzenlenmesi veya mevcut karar veya sözleşmeye sonradan bu konuda şerh konulması gerekmekte olup, mevcut sözleşmelerde ilave iş artışına veya fiyat farkı ödenmesine ilişkin hükümlerin varlığından hareketle herhangi bir kağıt düzenlenmeden veya şerh konulmadan ilave damga vergisi alınması mümkün değildir. Dosya kapsamına sunulan belgeler ile CD’lerin incelenmesinde, davalı ihale makamınca davacının hak edişlerinden toplam 39.450,85 TL damga vergisi ve karar pulu kesintisi yapıldığı ancak alınmış yeni bir ihale kararı, taraflar arasında yapılmış ek sözleşme veya bu kağıtlar mahiyetinde bulunan protokol, tespit tutanağı dosyaya ibraz olunmamıştır. Bu halde davalı ihale makamı tarafından yapılan kesintilerin haksız ve yasal dayanağının bulunmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle, 39.450,85 TL damga vergisi ve karar pulu kesintisinin, davalının davadan önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin görevsiz olduğu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 14/2.maddesi uyarınca belirli parayı ihtiva eden sözleşmelerin değiştirilmesi halinde artan miktarın aynı nispette vergiye tabi olacağı hükmünün bulunduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın kesintilerin uygun olduğuna dair görüşünün alındığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, aylık hakedişlerden yapıldığı bildirilen damga vergisi ve karar pulu kesintisine ilişkin alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.694,89 TL istinaf harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip