İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında, .. tarihleri arasındaki dönemi kapsayacak şekilde yapılan.. nolu poliçe ile .. . Sigorta Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin derneğe ait ... adresinde bulunan yurt binasında .. tarihli deprem nedeniyle…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında, .. tarihleri arasındaki dönemi kapsayacak şekilde yapılan.. nolu poliçe ile .. . Sigorta Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin derneğe ait ... adresinde bulunan yurt binasında .. tarihli deprem nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin ödenmesi başvurusu üzerine, davalı tarafça .. nolu hasar dosyasının açıldığını, ancak bina hasarı bedeli olarak sadece .. TL ödeme yapıldığını, muhteviyat hasarı yönünden yapılan hesaplamada ödenecek tutarın muafiyet altında kaldığından bahisle müvekkili derneğe herhangi bir ödeme yapılmadığını, .. tarihli depremde müvekkiline ait binanın ciddi hasar gördüğünü, eksper raporunda binadaki hasarın, .. TL olarak tespit edildiğini, ancak davalı tarafça .. eskime payı, .. eksik sigorta uygulaması, . koasürans ve.. muafiyet uygulanarak bina hasarı için ödenecek tutarın .. TL olarak belirlendiğini, hasar gören binada hasar tespiti yapılırken; eksik hesaplama yapıldığını, dava konusu binanın hasarının hesaplanandan çok daha fazla olduğunu, hasar dosyasında mevcut fotoğraflar incelendiğinde görüleceği üzere, binadaki toplam hasarlı alanın, hesaplanan m² alanından çok daha fazla olduğunu, .. adresindeki binada .. tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle eksik ödenen hasar bedelinin tazmini için şimdilik .. TL'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı taraf davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, HMK'nın 107. maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." denildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, .. tarihli . . . meydana gelen hasarın tespit edilebilir olduğunun ortada olduğunu, hal böyle iken; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmamakla birlikte HMK'nın 107. maddesine aykırılık oluşturması nedeniyle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin hem insani değerler noktasında yapılması gerekeni hem de sigortacı vasfının gereklerini fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkil şirket ile sigortalı arasında bir poliçenin var oluşu her nevi hasarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmeyip poliçe hükümleri ve ilgili mevzuat gereğince muamele edildiğini, bu nedenle davacı tarafın iddia ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar, davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine işbu dava ikame edilmiş ise de tarafların serbest iradesi ile akdettikleri poliçeye istinaden müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin sigortacı vasfının sorumluluklarını yerine eksiksiz getirmiş olması nedeniyle işbu poliçeden kaynaklı ve dava konusu hasara yönelik sorumluluğunun kalmadığını, .. tarihli . . Raporunda poliçe ve ilgili genel şartlarda yer alan hükümler çerçevesinde eksik sigorta uygulamasının yapıldığını ve yine koasürans, muafiyet ve diğer tenzilatlar yönünden hesaplama yapılarak, sigortalı binada ve muhteviyatta toplam .. TL hasar ödemesi yapılması gerektiğinin tanzim edildiğini, bu cihette, müvekkili şirket tarafından sigortalısına tespit edilen .. TL ödenmiş olup müvekkili şirketin ödeme sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı ile davalı arasında .. paket sigorta sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda .. tarihli deprem nedeniyle davacıda meydana gelen hasar nedeniyle davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı ... tarafından yapılan ödemenin sigorta sözleşmesine uygun olduğu ve davacının bakiye alacağı kalmadığı, davacının itirazları kapsamında alınan ek raporda açıklandığı üzere ''ek prim alınmadan güncel tarife üzerinden ödeme yapılamayacağı'' da dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, dosyada hazırlanan hem kök hemde ek raporda talep ve itirazlarına rağmen eksik sigorta oranı düşülmeksizin opsiyonlu rapor hazırlandığını, işbu dosyada toplam hasar bedelinden eksik sigorta indirimi yapılmaması gerektiğini, zorunlu ve ihtiyari deprem sigortası mevzuatında, yeni tarifeden faydalanılamayacağına ilişkin zeyilname zorunluluğu yer almadığını, sigorta şirketinin, artan inşaat maliyet bedellerine göre tüketicilerden zeyilname yaptırarak poliçelerindeki sigorta bedellerinin arttırılması hususunda tüketicilere uyarıda bulunması gerektiğini, sigorta şirketince ek prim ödenmesi veya zeyilname yapılması gerektiği ile alakalı müvekkiline herhangi bir tebligat, ihtarat veya bildirim yapılmadığını, bina değeri ve hasar bedelinin tespitinde riziko tarihindeki yapı birim maliyetinin baz alınması gerektiğini, dosyada keşif yapılmadığını, bilirkişilerin hasar bedellerini eksik hesapladığını, eskime, yapranma payı düşülmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, zorunlu deprem sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Menfaat değerinin altında sigorta olarak da ifade edilen eksik sigorta, TTK’nun 1288. maddesinde düzenlenmiş olup sigorta bedelinin sigorta menfaat değerinin altında düzenlenmesi halini ifade etmektedir. Poliçede belirtilen sigorta bedelinin, sigorta edilen menfaatin hasara uğradığı andaki değerinden düşük olması ve menfaatin bir kısmının hasara uğraması halinde, sigortacının aksine sözleşme bulunmadıkça, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranı neden ibaretse zararın o kadarından sorumlu olacağı bildirilmek suretiyle eksik sigorta hususu düzenlenmiştir. Eksik sigortanın söz konusu olduğu halde sigorta menfaat değerinin tamamen kaybında bir sorun yoktur. Bu durumda sigortacı, sigorta bedelinin tamamını ödemek durumundadır. Kısmi hasar veya kayıp da ise sigortacı, sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaat değerine olan oranı hesaplanmak suretiyle (proporsiyon kuralı çerçevesinde) bu oranda indirim yaparak ödeme bulunur. Yine Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'in Sigorta Ettirenin Bilgilendirilmesi ile ilgili Bilgilendirme yükümlülüğü ve süresi başlıklı 10. maddesinde MADDE 10 – (1) Sigortacı, sözleşmeye konu sigortaya ilişkin mevzuatta meydana gelen değişiklikler başta olmak üzere; iflâs veya tasfiyesini, ilgili branşlarda yapılan ruhsat iptallerini, tüm branşlarda sözleşme yapma yetkisinin kaldırıldığını ve sigorta sözleşmesinin devamı sırasında ortaya çıkabilecek, sigorta ettiren ile sigorta sözleşmesinden yararlanacak kimselerin hak, borç ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilecek nitelikteki her türlü değişiklik ve gelişmeyi, sigorta ettirene veya sözleşmeden menfaat sağlayacak kişilere, en geç on iş günü içinde bildirir. Hükmünü getirmiştir. Bu madde hükmüne göre eksik sigorta hükümleri ile ilgili bir bilgilendirme yükümlülüğü bulunmadığı açıktır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan .. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve .. TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam .. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 30,00 TL tebligat ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğine, Dair, HMK. 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 01.04.2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."