11. Hukuk Dairesi 2009/3262 E. , 2010/9493 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2008/319-2008/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3262 E. , 2010/9493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2008/319-2008/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açtığı hesaptan hiç para çekmediği halde imzası taklit edilerek ve hile ile kendisinden imzalı boş dekont alınmak suretiyle hesabındaki paranın çekilmiş olduğunu, davalının imza taklit edilmek suretiyle çekilen parayı iade ettiğini, ancak hile ile alınan imzaya dayalı olarak çekilen 8.000,00 YTL miktarı iade etmediğini, davalı banka personelinin müvekkilinin de aralarında bulunduğu banka müşterilerinin hesaplarından yaptığı usulsüz işlemlerle zimmet suçunu işlemesi nedeniyle hapis cezası ile cezalandırılmış olduğunu, davalı banka personelinin verdiği zarardan dolayı davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.000,00 YTL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından çekilmediği anlaşılan miktarın davacıya iade edildiğini, ancak üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilen dekonta ilişkin miktarın ise ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ceza dosyasına dayandığı, ceza mahkemesi tarafından verilen kararda davacının usulsüz yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zararın 11.350,00 YTL olarak belirtildiği, bu tutarın da davacıya iade edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka nezdinde açılmış bulunan davacıya ait hesaptan usulsüz işlemler ile çekilmiş olan paranın tahsili istemine ilişkindir.Davalı banka çalışanının müşterilere ait hesaplar üzerinde usulsüz işlemler yapmak suretiyle hesaplardan para çektiği hususunda taraflar arasında bir çekişme sözkonusu olmayıp, bu konuda açılan ceza davası sonucu usulsüz işlemlerde bulunan banka çalışanı dava dışı ...’ın zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı bankanın imzası taklit edilmek suretiyle hesaptan çekilen parayı ödediğini, fakat hile ile kendisine imzalatılan boş dekontlar kullanılmak suretiyle çekilen parayı ödemediğini ileri sürerek, davada kendisi tarafından boş olarak imzalanmış dekontlar kullanılarak davalı banka çalışanı tarafından çekilen paranın tahsilini istemiştir.Mahkemece, ceza davası sonucu verilen kararda davacının usulsüz işlemler sonucu uğramış olduğu zararın 11.350,00 YTL olarak gösterildiği, bu miktarın davalı banka tarafından ödenmiş olduğu, davacının ceza mahkemesi kararına dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından dayanılan ceza mahkemesi kararında davacının uğradığı zarar miktarı 11.350,00 YTL olarak gösterilmiş ise de sözkonusu kararda sanık banka çalışanının gerek sahte imzalı gerekse boşa imzalattığı dekontlarla ve imzasız işlemler ile banka müşterilerinin hesaplarından usulsüz olarak para çektiği tespit edilmiş olup, kararda davacının zararı olarak gösterilen miktar davacının imzası taklit edilmek suretiyle hesaptan çekilen paraya ilişkindir.Davacı yönünden işbu davaya konu boşa imza atılarak verilen dekontlar kullanılmak suretiyle çekildiği iddia olunan paraya ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı banka, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı Borçlar Kanunu 100 ncü maddesi uyarınca sorumlu olup, ceza yargılaması sırasında bu konunun üzerinde durulmamış olması davalı bankanın hesap sahiplerine karşı olan hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Bu durumda davalı banka çalışanının boş dekontlara imza attırmak suretiyle de hesaplardan para çektiğinin tespit edilmiş olmasına göre mahkemece ceza dosyasındaki ifade ve deliller de nazara alınarak gerektiğinde bankaya ait defter, kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılması ile davaya konu paranın ne şekilde çekilmiş olduğu, dekontun hangi banka çalışanı tarafından düzenlendiği gibi hususlar da araştırılarak sonucuna göre davalı bankanın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.