4. Ceza Dairesi 2025/400 E. , 2025/3169 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2730 E., 2019/2691 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 24.10.2024 tarihli ve 2021/41209 Esas, 2024/13413 sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.01.2025 tarihli KD-2020/12524- sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı
**4. Ceza Dairesi 2025/400 E. , 2025/3169 K.** **"İçtihat Metni"** İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2730 E., 2019/2691 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 24.10.2024 tarihli ve 2021/41209 Esas, 2024/13413 sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.01.2025 tarihli KD-2020/12524- sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/3-a ve 125/4. maddeleri uyarınca belirlenen cezanın aynı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanarak artırılmaması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2017 gün ve 2017/146 Esas sayılı iddianamesiyle hükümlü ... hakkında hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 125/2, 125/3-a ve 125/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 gün ve 2021/40 Esas, 2017/604 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 125/1, 3-a, 4, 53. maddeleri uyarınca 5 kez, 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hükümlerin sanık ve katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.11.2019 gün ve 2019/2730 Esas, 2019/2691 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın TCK'nın 125/3-a, 4, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 23 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hükümlünün kararı temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.11.2021 gün ve 2020/12524 sayılı tebliğnamesiyle hükmün onanması talep edilmiş, Dairemizin 24.10.2024 gün ve 2021/41209 Esas, 2024/13413 Karar sayılı ilamıyla hükmün istem gibi onanmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında düzenlenen açık kaynak araştırma raporu, Facebook ekran çıktıları ve tüm dosya kapsamı karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 24.10.2024 tarihli ve 2021/41209 Esas, 2024/13413 Karar sayılı onama ilamı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümdeki hapis cezasının orantılı olup olmadığı noktasındadır. Cezaların işlenen suçun ağırlığı ve kusurun derecesi, kast ve faili suça iten saikler ile orantılı olması çağdaş ceza hukukunun gereğidir. Orantısız ceza adaletsizlik yaratacağından suç ile bozulan kamu düzenini tesis etmekten çok kamu vicdanını rahatsız eder. Suç ile orantılı olmayan bir ceza aslında ceza değildir; cezalandırma görüntüsü altında yapılan bir haksızlıktır. Cezaların adil ve orantılı olarak uygulanmaması toplumda rahatsızlığa sebep olacaktır. Cezaların fiilin ağırlığı ve sorumluluk ile orantılı olmaması suça karşı mücadelede istenen amacı gerçekleştiremez. Ceza hukukunun amacı, toplumsal yaşamın devamı için gereken hukuksal değerleri korumaktır. Devlet, bu hukuksal değerleri korumak için sahip olduğu cezalandırma yetkisini istediği biçimde kullanamaz. Bu yetkisini kullanırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasını gözetmelidir. Faile, işlediği suçun ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbiri uygulanması zorunluluğu orantılılık ilkesi gereğidir. Bu ilke, cezaya ve güvenlik tedbirine hükmedilmesinde önemli bir sınırlayıcı unsurdur. Orantılılık ilkesi hem yasa koyucuyu hem de hâkimi bağlar. Orantılılık ilkesi, kişinin kusurunun gerektirdiğinden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına engeldir. Suç ile ceza arasında orantı bulunması iki yönden ele alınmalıdır. Birincisi kanunda unsurları belirtilmiş suç ile bunun karşılığı olan ceza orantılı olmalıdır. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İkincisi ise yasalarda orantılılık ilkesi gözetilse dahi bunu uygulayacak yargıca yönelik olanıdır. Yargıç soyut normu uygularken cezanın türünün belirlenmesinde ve alt üst sınır arasında cezayı bireyselleştirmede orantılılık ilkesine uygun hareket etmek ve suç ile faile verilen cezanın ölçülü olmasını sağlamalıdır. TCK madde 3- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Ceza Kanunu'nun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz. Şeklinde düzenlemeye yer vererek orantılılık ilkesini güvence altına almıştır. Somut olayda sanığın müştekilere hakaret eyleminden dolayı TCK 125/3a madde gereği para cezası seçme olanağı olduğu halde hapis cezası seçilmek suretiyle aleyhe uygulama yapılmıştır. Sanığa yükletilen hakaret suçunda 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken seçimlik cezalardan hapis cezasının neden tercih edildiği incelendiğinde bunun hangi toplumsal gereksinimi karşıladığı nasıl bir acil sosyal ihtiyaca karşılık geldiği denetime olanak verecek şekilde açıklanmamıştır. TCK 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ile örtüşmeyecek şekilde hapis cezası seçilmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü yerine reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.