İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Plastik Mak Teks San ve Tic…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/514 KARAR NO : 2025/1968 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2021 NUMARASI : 2019/209 Esas - 2021/91 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Plastik Mak Teks San ve Tic Ltd Şti' nin borçlu ... Yapı A.Ş' den İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına konu alacağını müvekkili ... Müteahhitli ve Mühendislik Yapı İnşaat San ve Tic Ltd Şti'ne Beyoğlu 20. Noterliğinin 25/03/2019 tarih ve ... yevmiye nolu alacağın devri işlemi ile devredildiğini, yapılan devir işlemi noterlik tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile borçlu şirkete bildirildiğini, yapılan temlik işlemi neticesinde İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkil şirketin alacaklı konuma geldiğini, arabuluculuk görüşmelerine müvekkili şirketinde katıldığını, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına borçlunun 13/03/2018 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında iş ilişkisi kapsamında taraflar sipariş usulü çalıştığını, ... ... Ltd Şti tarafından sipariş edilen tüm ürünlerin süresi içerisinde davalı tarafa teslim edildiğini, faturaların düzenlendiğini, söz konusu faturalara rağmen ödeme yapılmadığını, iş bu davanın açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı taraf toplantıya katılmadığını yukarıda izah edilen nedenlerle davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı ve kötüniyetli itirazının iptalini, takibin devamını likit ve muaccel olan alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini davalı adına kayıtlı araçların ve gayrimenkullerin kaydına iş bu davanın kesinleşmesine kadar teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu 39. Noterliğinin 29/03/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ... ... Ltd Şti' nin müvekkili şirket nezdinde doğmuş bir alacağının varlığı hususuna itiraz edildiğini, ... .. Ltd Şti ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkili şirketin yazılı izni olmaksızın sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin üçüncü bir kişiye devir ve temlik edilemeyeceği sebebiyle ... ... Ltd Şti' nin müvekkili şirketin nezdinde varlığını iddia ettiği her türlü alacağının devir ve temliğine itiraz ettiklerini, devir ve temliğe izin vermediklerini ve muvafakat etmediklerini müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenini 10.1.maddesi ise alacağın devrini müvekkili şirketin yazılı iznine bağlandığını, müvekkili şirket ise alacağın devri sözleşmesi taraflarına gönderdiği ihtarname ortada geçerli bir alacağın devri bulunmadığını, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini izah edilen nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın davacının taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddini, ayrıca haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda, sözleşmenin 10.1 maddesi alacağın temlik edilebilmesi, davalı borçlunun yazılı iznine / onayına bağlı tutulmuştur. Buna göre onay işleminin ayrıca ve açıkça yapılması gerekir. Tebliğ edilen temlik sözleşmesine itiraz edilmemiş olması işleminin zımnen onaylandığı şeklinde yorumlanamaz. Zira, bunun açık bir irade beyanıyla ayrıca onaylanması gerekir. Kaldı ki, icra prosedüründe hangi iş veya işlemlere itiraz edilmemesine nasıl veya neye sonuç bağlandığı kanunda ayrıca belirtilmiş olup, temlik sözleşmesi takip dayanağı sayılan belgelerden olmayıp, tasarruf işlemini belgeler niteliktedir. İtiraz edilmemesi halinde zımnen onaylandığının kabulünü gerektiren hususlar hukuki işlem niteliğinde olup tek taraflı irade beyanıyla karşı tarafa ulaştığında sonuç doğurabilen irade beyanlarıdır ki, temlik bir akid olup, tarafı olmayana tebliğ edilen bir işlemdir. Kural olarak, onaya tabi tutulan bir işlemde de zımni kabul o işlemin onaylandığı anlamına gelmez, bunun için ayrıca ve açıkça onaylandığının belirtilmesi gerekir (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi 2019/607 Esas, 2019/776 Karar). Bununla birlikte, davalı borçlu şirket dava açılmadan evvel, Beyoğlu 39. Noterliğinin 29/03/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile açıkça sözleşmenin ilgili hükmünden bahsettikten sonra "devir ve temliğe izin vermediğimizi ve muvafakat etmediğimizi ihtaren bildiririz" şeklinde hem devreden hem de temlik alan şirkete noter kanalıyla uyarıda bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sözleşmenin ilgili hükmü birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin temlik yasağı hükmüne dayanılarak geçerli bir temlik işlemi olmadığından davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle (Örnek bir karar için bakınız. İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi 2019/607 Esas, 2019/776 Karar) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bilindiği üzere, itirazın iptali davaları, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talebini içerdiğinden TTK 5/A ve 6325 s. HUAK 18/A. maddeleri uyarınca dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Başka bir anlatımla, itirazın iptali davası açılmadan evvel, tarafların arabulucuya başvurması zorunludur. Somut olayda, dava dışı alacağı temlik eden şirket ile alacağı temlik alan davacı şirket bu kapsamda arabuluculuğa başvurmasına rağmen davalı taraf herhangi bir mazeret bildirmeksizin görüşmelere katılmamıştır. 6325 s. HUAK 18/A maddesinin 11.fıkrasında "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. " amir hükmü uyarınca, herhangi bir mazeret bildirmeksizin görüşmelere katılmayan davalının yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, ayrıca lehine vekalet ücreti takdir olunmayarak davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davasının usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, takip konusu alacağın herhangi bir sözleşme ile ilişkilendirilmediğini, tarafları aynı ancak icra takip ve devir işlemi farklı olan konuyla ilgili davalı şirket aleyhine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/562 E.- 2021/296 K. Sayılı dosyası ile açılan davada aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan İstanbul BAM 12. HD.'nin 2022/80 E.-2025/15 K. Sayılı kararında " ...Her ne kadar dava dışı temlik eden ile davacı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunmakta ise de temlik eden tarafından davalı hakkın temlikten önce icra takibi başlatılarak alacağın tahsili talebinde bulunulmuştur. İcra dosya numarası belirtilmek suretiyle, takip konusu edildikten sonra yapılan alacağın temliki işleminin maddi hukuka ilişkin bir devir olarak kabulü mümkün değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarih 2022/5984 E. 2024/443 K.; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih 2019/655 E. 2019/3667 K. Sayılı içtihatları). Şeklinde karar verildiğini, takibe konu alacağın faturaya dayalı olduğunu, temlik eden şirketle davalı şirket arasındaki sözleşmenin tedarik sözleşmesi olduğunu ve tedarik programı öngörüldüğünü, oysa temlik eden şirket ile davalı şirket arasında tedarik programının gerçekleşmediğini, sipariş usulü ile çalışıldığını, bu nedenle alacağın bahsi geçen sözleşmeden doğmadığını, alacağın cari hesaptan kaynaklandığını, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılanın aksine sipariş usulü çalışma esas olduğundan sözleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle alacağın devri halinde yeni alacaklının alacağı devreden davacının yerine geçip davalı borçluya karşı davaya kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini, devralan müvekkilinin Türk Borçlar Kanunu’nun 183/2 maddesi ile de düzenlendiği gibi herhangi bir devir yasağı olmayan cari hesaba dayalı fatura alacağına ilişkin icra dosyası kapsamında devir işlemi yapan iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğundan temlik sözleşmesi yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının alacaklı sıfatına binaen davacısı olduğu İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/45 Esas sayılı dava dosyasında husumetin kendilerine de yönetildiğini, davanın itirazın iptali davası olduğu ve müvekkilin de devredenin halefi olduğu da göz önüne alındığında istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, satış faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dosya kapsamından dava dışı ... ... Plastik Mak Teks San ve Tic Ltd Şti ile davalı ... Yapı A.Ş arasında 15.01.2016 tarihinde ...Yapıştırıcı, Satın Alma Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10.1 maddesinde tarafların, işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hak ve yükümlülüklerini karşı tarafın yazılı izni olmaksızın 3. Bir kişiye devir ve temlik edemeyeceklerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... ... Plastik Makina Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı hakkında İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 49.902,20 TL asıl alacak, 327,46 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 50.229,66 TL alacağın tahsili istemiyle 17.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Dosyada mevcut Beyoğlu 20. Noterliğinin 25.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı "Alacağın Devri" sözleşmesine göre ... ... Plastik Mak Teks San ve Tic Ltd Şti'nin İstanbul 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasındaki 63.775,08 TL alacağını ferileriyle birlikte davacı şirkete devrettiği, davalı ... Yapı A.Ş. tarafından keşide edilen Beyoğlu 39. Noterliğinin 29.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede devreden ve devralan şirketlere sözleşme tarafı olan ... şirketi ile aralarındaki sözleşmede devir yasağı olduğundan devir ve temlike muvafakat etmediği yönünde ihtarda bulunulduğu görülmüştür. Temlik alan davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Alacağın temliki,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı alacağın devredilemeyeceğini kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez. Bu düzenlemeye göre sözleşmede temlik yasağı bulunması ya da borçlunun rızasına bağlanmış olup borçlunun rızasının bulunmaması halinde alacağın temliki kural olarak borçluya karşı ileri sürülemez.Somut olayda dava dışı temlik eden ile davalı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunmakta ise de temlik eden tarafından davalı hakkında temlikten önce icra takibi başlatılarak alacağın tahsili talebinde bulunulmuş olup, icra takibi başlatıldıktan sonra icra dosya numarası belirtilmek suretiyle yapılan alacağın temliki işleminin, maddi hukuka ilişkin bir devir olarak kabulü mümkün değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarih 2022/5984 E. 2024/443 K.; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih 2019/655 E. 2019/3667 K. Sayılı içtihatları). Bu işlem 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken “dava konusunun/müddeabihin” devrinden ibaret olup, yapılan temlikle, temlik alan, davacı sıfatını kazanmıştır. Bu durumda davacının icra dosyasına konu alacağı, dava dışı temlik edenden devralarak aktif husumete sahip olduğu anlaşılmakla işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025