(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/15672 E. , 2013/14108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olm
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/15672 E. , 2013/14108 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; müştekinin 2006 yılında ... ilinde askerlik görevini ifa ederken hemşerisi olan ve aynı yerde uzman çavuş olarak görev yapan sanık ile tanıştığı, müştekinin askerlik görevini bitirdikten yaklaşık 6 ay sonra sanığın müştekiyi arayarak, “askerlik hizmetini yaptığı sırada bir askere yanlış tedavi uyguladığının tespit edildiğini, askerin ailesi tarafından bir başka doktora götürüldüğünü, ailesinin masraf yaptığını, masrafları karşılamazsa hakkında dava açılacağını veya ailenin kendisini öldüreceğini” belirttiği, müştekinin de sanığa inanarak bu askerin ailesine verilmek üzere, sanığın ... Bankası ... Şubesindeki 8000-722905 nolu hesabına 11.05.2007 tarihinde 8.000 TL, 15/07/2007 tarihinde de 5.000 TL olmak üzere toplam 13.000 TL gönderdiği, sanığın bu olaydan 15-20 gün sonra tekrar müştekiyi arayarak aynı gerekçelerle askerin ailesinin 9.000 TL daha istediğini belirttiği, müştekinin de bunun üzerine sanığa 2.000 TL daha gönderdiği, sanığın daha sonra müştekiyi tekrar arayarak “kendisini istihbarat subayının aradığını, telefonlarının dinlendiğini, bu işi kapatmak için tümen komutanının para istediğini, kendisinin 25.000 TL, müştekinin de 15.000 TL vermesi gerektiğini” belirterek tekrar para istediği, ancak müştekinin dolandırıldığını anlayarak sanığa bu defa para göndermediği, sanığın bunun üzerine kendisine telefonda “ben bu parayı senden almasını bilirim, senin ayaklarına sıkacağım, ben gelince seninle hesaplaşırım” diyerek müştekiyi ölümle tehdit ettiği anlaşılmakla dolandırıcılık ve tehdit suçlarının unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.