11. Hukuk Dairesi 2009/8727 E. , 2011/1650 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2009 tarih ve 2006/983-2009/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/8727 E. , 2011/1650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2009 tarih ve 2006/983-2009/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, yönetim kurulunun 12.08.2006 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılmasına karar verdiğini, müvekkili ...'nin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması kararının alındığı toplantıya çağrılmadığını, genel kurulda oybirliği gerektiren divana, toplantı tutatanağının imzalama yetkisinin oybirliğiyle verilmediği halde genel kurula katılanların imzalarının zapta alınmadığını, bu nedenle genel kurul ve alınan kararların geçersiz olduğunu, gündemde bulunmamasına rağmen yeni yönetim kurulunun seçildiğini, davalı şirketin diğer ortaklarının 2004 yılında yapılan sermaye artırım bedellerini ödenmiş gibi gösterip gerçekte ödemediklerini, dolayısıyla 12.08.2006 tarihinde sermaye artırımı yönündeki kararın geçersiz olup iptal edilmesi gerektiğini, özel denetçi atanması istemi kabul edilmeyip şirkete denetçi olarak yönetim kurulu üyesinin kardeşinin atandığını, 07.07.2006 tarihli genel kurulun iptali için Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını, 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurulun dayanağı olan 07.07.2006 tarihli genel kurulun iptali halinde 12.08.2006 tarihli genel kurulun da iptalinin gerekeceğini ileri sürerek 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TTK. 370. maddesine göre bütün pay sahiplerinin hazır olması halinde genel kurul toplantısının yapılabileceğini, bu nedenle davacı yönetim kurulu üyesinini toplantıya çağrılmadığı iddiasının yasaya aykırı olduğunu, divana genel kurul toplantı tutanağını imzalama yetkisinin oybirliği ile verildiğini, ayrıca davacıların itirazlarının tutatanağa geçirildiğini, davanın temelinde, şirket sermayesinin 250.000 TL'den 400.000 TL.'ye çıkarılması kararının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 12.08.2006 tarihli toplantı için ilan edilen gündemde denetçi seçimine ilişkin bir husus bulunmadığı, 12.08.2006 tarihli genel kurulun 07.07.2006 tarihli genel kurulda sermaye artırım hususunda alınan ilke kararlarının uygulanması için yapıldığı, 2004 yılı sermaye artırımından kaynaklı taahhütlerin 07.07.2006 tarihli genel kurul toplantısından sonra yerine getirildiği, TTK. 391. maddesine göre de önceki sermaye artırımına ilişkin taahhütler yerine getirilmeden yeni sermaye artırımının yapılamayacağı, 17.08.2004 tarihli genel kuruldaki taahhütlerden sonra sermaye artırımının yerine getirildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların iptaline karar verilmiştir. Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkemece de kabul edildiği üzere dava konusu edilen genel kurul tarihinden önce daha önceki sermaye taahhütlerinin yerine getirildiği anlaşılmakta olup, davacı taraf da kararı bu yönden gerekçesi bakımından temyiz etmemiştir. Dava konusu genel kurul kararı daha önce alınan 07.07.2006 tarihli kararın iptalinden etkilenmeyeceğinden TTK’nun 391 nci maddesi hükmünün dava konusu edilen genel kurul tarihi nazara alınarak uygulanması gerekir. Bu itibarla ve bütün pay sahiplerinin genel kurul tutanağını imzalamalarının gerekmemesine göre mahkemece sermaye artırımı ile ilgili genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmek gerekirken, bu husustaki talebin de reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.