11. Hukuk Dairesi 2024/2555 E. , 2025/1214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/533 Esas, 2024/69 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/996 E., 2020/1191 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha
**11. Hukuk Dairesi 2024/2555 E. , 2025/1214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/533 Esas, 2024/69 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/996 E., 2020/1191 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişildiğini, takibin bonoya dayandığını, bono üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak bononun 1.260.000,00 TL değil, 260.000,00 TL tutarındaki borç için düzenlendiğini, bononun yazı ve rakamla miktar yazılı kısmında önüne "1" ibarelerinin eklenip, yazı ile doldurularak tahrifat yapıldığını, bu değişikliklere paraf da atılmadığını ileri sürerek takip nedeniyle 1.000.000,00 TL anapara için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının icra hukuk mahkemesine yaptığı borca itirazda tahrifat iddiasında bulunmadığını, davacının borca itirazlarının icra mahkemesince reddedildiğini, değişik mercilerdeki başvurularıyla çelişkili hareket ettiğini, ceza soruşturmasında davalıdan yaklaşık 1 milyon TL para aldığını ikrar ettiğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahrifat iddiasının en geniş haliyle genel mahkemelerde ikame edilecek davada ileri sürülmesi gerektiği, ortada çelişkili bir durum görülmediği, davacının ve vekilinin ceza soruşturmasındaki beyanlarında davadaki iddiaları çürüten bir olgu tespit edilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778/2,c ve 676. maddeleri uyarınca kural olarak, yazı ve rakamla gösterilen iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulması gerektiği, ancak bu kuralın senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanacağı, somut olayda takip dayanağı bononun rakam ile değer belirten bölümüne “1” rakamı eklenerek tahrifat yapıldığından, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda senedin, düzenleyenin kabul ettiği miktar kadar geçerli olacağı, davalının bonoda lehtar konumunda olduğu, tahrifat eylemi davalının sorumluluğunda gerçekleştiğinden kötü niyetli kabul edildiği, tahrifat iddiası sabit görüldüğünden ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyası ve takibin dayanağı bono nedeniyle davacının davalıya 1.000.000,00 TL asıl alacak miktarında borçlu olmadığının tespitine, 200.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, takibe ve davaya konu bonoda tahrifat yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.