11. Hukuk Dairesi 2009/15144 E. , 2010/670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2007 tarih ve 2006/2227-2007/2165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/15144 E. , 2010/670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2007 tarih ve 2006/2227-2007/2165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi ... Pektoker tarafından keşide edilen çeki ciro yolu ile ... Karlıtepe’den aldığını, bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının bildirildiğini, ... ve ... hakkında başlattıkları takibin ... bakımından semersiz kaldığını, ...’nin açtığı menfi tespit davasında çekte imza ile çek karnesi alındı makbuzundaki imzanın onun eli ürünü olmadığının teknik olarak belirlendiğini ve menfi tespit davasının müvekkili aleyhine sonuçlandığını, davalı bankanın kusurlu işleminden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 3.600,00 YTL olan çek bedelinin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın çek karnesini hesap sahibi dışında birine teslim etmesi ile davacının zararına neden olduğu, davalı bankanın % 70 oranında kusurlu bulunduğu, davacının ticari ilişki sonucu çeki teslim alırken gerekli özeni göstermediği bu nedenle % 30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK'nun 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 427/2 ncü madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.170.000.0 YTL.’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin 2007 yılı içinde verilen kararlar kesindir. Davalı tarafça, kesinlik sınırı üzerinde kalan miktara yönelik temyiz yoluna başvurulması halinde, davacı tarafın, katılma yolu ile temyiz hakkı saklıdır. Somut olayda, dava dilekçesinde, 3.600.00 YTL’nın tahsili istenilmiş, mahkemece, 2.520.00 YTL.’nın tahsiline karar verilmiş olup, reddedilen miktar yönünden davacı vekilince temyiz edilmiştir.İstemin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi, davacı temyizin katılma yolu ile temyiz de olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 115.18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 17.35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.