T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1369 KARAR NO : 2025/1554 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/697 KARAR NO : 2025/484 KARAR TARİHİ: 02/07/2025 DAVA TARİHİ: 25/11/2024 DAVANIN KONUSU: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle KARAR TARİHİ: 31/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GERE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1369 KARAR NO : 2025/1554 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/697 KARAR NO : 2025/484 KARAR TARİHİ: 02/07/2025 DAVA TARİHİ: 25/11/2024 DAVANIN KONUSU: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle KARAR TARİHİ: 31/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde ... numaralı İşyerim Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'ın kullanımında olan ... Mah. Hakkı Yeten Cad. ... Şişli/İSTANBUL adresinde bulunan sigortalı muayenehanede, 06.08.2023 tarihinde ...'nin malik olduğu mahalden tesisat kaynaklı, boru sızıntısı/kırılması sebebiyle dahili su hasarı meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasar 382.410,21-TL olarak tespit edildiğini ve muhatabına ödendiğini, işbu... numaralı hasar dosyasından ödenen sigortalı işyerinin onarım bedeli olan 382.410,21-TL tazminatın ödeme tarihi olan 12.09.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı sigorta şirketi, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı/borçlu aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmilin karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının sigortalısının taşınmazın projesini hukuka aykırı olarak değiştirdiğini, taşınmazın iç planına göre, ıslak zeminler olması gereken alan ( wc, banyo vs gibi ) tıbbi cihazların konulduğu, normal muayene odası haline çevrildiğini, ıslak zemin olmaktan çıkarıldığını, plan ve projeye aykırı yapılan bu değişiklikler sebebi ile hasarın oluşması ve artmasına sebep olunduğunu beyanla; davanın, ... AŞ'ye, taşınmazın diğer maliklerine ihbarına, hasarın ana taşınmaz, ortak alan pis su borularındaki kaçaktan meydana gelmiş olması sebebi ile davalının kusuru ve olaya dahli olmadığından davanın reddine, davacının sigortalısının projeye aykırı olarak, ıslak zemin olması gereken alanı oda yapmış olması, bu şekilde hasarın olmasına ve büyümesine neden olduğundan birlikte kusur ilkesi gereğince sorumlu olmasına, nedensellik bağı kesildiğinden davanın reddine, davacının sigortalısı Prof.Dr....'in İstanbul İl sağlık müdürlüğünden çalışma ruhsatı ve tüm ruhsat dosyasının celbine, belediyeden taşınmaza ait projenin istenmesine, davacının kusurunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ''..dava sebebine ve celp edilen müzekkere cevaplarına göre; İşyerim Sigorta Poliçesinin davacı sigorta şirketi ile ... arasında düzenlendiği, hasar bedeli ödemesinin ...'e yapıldığı, ... ... ...'in de Serbest Meslek Kazanç mükellefi olduğu ve Serbest Meslek Kazanç Defteri tuttuğu, davanın mutlak yahut nisbi ticari dava olmasının gerektirir yanının bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğu, sigortalı ...'in de adi şirket olması nedeniyle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, mahkemenin tespitindeki gibi tek tarafın tacir olduğu kabul edilmesi durumunda da tüketici mahkemesinin görevli olacağı, ilk derece mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmediği de gözetilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, davalılardan tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icta takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul 37. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlunun ise davalı olduğu, 382.410,21 TL asıl alacak ve 13.384,36 işlemiş faiz olmak üzere toplam 395.794,57 TL üzerinden 31/01/2024 tarihinde başlatılan icra takibinde hasar bedelinin rücuen tahsili borcun sebebine dayanıldığı tespit edilmiştir.Davacı ile dava dışı sigorta ettiren ... arasında 12/06/2023-2024 tarihlerini kapsayan, ... Mah. Hakkı Yeten Cad. ..İstanbul adresindeki yer ile ilgili olarak İşyerim Sigorta Poliçesi Standart düzenlendiği, hasarın 06/08/2023 tarihinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Dosya arasına alınan 21/01/2014 tarihli kira sözleşmesinde sigortalıların kiracı sıfatı ile kiralananın Dr. Muayenehanesi olarak kullanacağı belirtilmiştir. Hasar ekspertiz raporunda, sigortalı işyerindeki su baskını hadisesinin , üst katta kiracı olarak faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. kullanımındaki tuvalet kısmındaki klozete ait açıkta bulunan tesisat borusunun patlaması neticesinde gerçekleştiği belirtilmiştir. Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 25.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde de, hasarın ana taşınmaz ortak alan pis su borularındaki kaçaktan meydana geldiği iddia edilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda dava dışı sigortalının tacir sıfatına haiz olmadığı ve iş bu nedenle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesinde; "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarihli 2016/10266 E. 2019/7618 K. sayılı ilamı ile; "... Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır... 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davalının kullanımında olan konut ile davacı sigortalısının kullanımındaki konutun da bulunduğu anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki dairenin su tesisatından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır..." şeklinde karar verilmiştir.Dosya kapsamında yer alan tapu kaydından taşınmaz üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunun 19/3 maddesindeki "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." Bu durumda somut dosya yönünden 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Ek 1.maddesindeki "Bu kanunun uygulanmasından doğan doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemesinde çözümlenir." hükmü gereği görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi yönündeki tespiti yerinde değildir.-Mahkemece verilen görevsizlik kararında açıkça kanun maddesi gösterilerek yargılama giderinin görevli mahkemece takdir edileceği, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ifade edilmiş olmasına rağmen davalı vekili tarafından müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması gerekçe gösterilerek istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. Hiçbir yasal dayanak sunulmadan mahkemenin vekalet ücretine hükmetmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi ise yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu , 6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi göz önünde bulundurularak görevsizlik verilmesi gerektiği anlaşıldığından , ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemenin 2024/697 E. 2025/484 K. sayılı 02/07/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025