11. Hukuk Dairesi 2009/13903 E. , 2011/6259 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2009 tarih ve 2009/362-2009/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13903 E. , 2011/6259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2009 tarih ve 2009/362-2009/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine Hamburg Asliye Mahkemesinde 10.225,84 Euro alacağın tahsili için dava açtığını ve davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek Hamburg Asliye Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, aynı konuda Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ve reddedildiğini bildirerek derdestlik itirazında bulunmuş, ayrıca ilamın Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisi dahilinde olan bir konu olduğunu, yetkinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kararın tenfizinin mümkün olmadığını, yabancı mahkemenin kararı gıyapta verdiğini ve müvekkilinin savunma hakları da kısıtlandığını, davacının ortaklık kaydının bulunduğunu ve TTK. 405. maddesine göre tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığı bulunduğu, daha önce mahkemeye açılan davaların TTK’nun 405/2 maddesindeki "pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceği, tasfiye payına müteallik haklarının mahfuz olduğu" şeklindeki yasal düzenleme dayanak yapılarak reddedildiği ve kararların Yargıtay tarafından onandığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk Yargı kararlarının çeliştiği, yabancı mahkeme kararının uygulanmasının eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı ve Türk şirketlerinin mali ve iktisadi durumunun da etkileneceği, kamu düzenine aykırılık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece 5718 sayılı Yasa’nın 54 maddesi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 S.Y.’nın 54/c maddesi (eski 2675 sayılı MÖHUK.'un 38/c maddesi) uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. Kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma haklarının ihlali ise kamu düzenine aykırılıktan bağımsız bir tenfiz engeli olarak 5718 sayılı yasanın 54/ç maddesinde düzenlenmiştir.