7. Hukuk Dairesi 2024/772 E. , 2024/2476 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/272 E., 2023/462 K. DAVA TARİHİ : 26.07.2013 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 4 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davalının müdahal…
**7. Hukuk Dairesi 2024/772 E. , 2024/2476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/272 E., 2023/462 K. DAVA TARİHİ : 26.07.2013 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 4 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davalının müdahalesinin men'ine, 92.690,19 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 25.07.2010 tarihinde ölen mirasbırakan ...'nın maliki olduğu 4 No.lu bağımsız bölümün davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığını, her ne kadar kira sözleşmesi var ise de altındaki imzanın mirasbırakana ait olmadığını ile sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, dava konusu taşınmazda işgalci olmadığını, kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacıların mirasbırakanı ile davalı arasında kira ilişkisi kurulup kurulmadığının saptanması için HMK'nın 4 üncü maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…davacıların mirasbırakanı ile davalı arasında geçerli bir kira ilişkisi kurulup kurulmadığının açıklığa kavuşturulması, hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde haksız kullanımdan bahsedilemeyeceğinden davanın reddedilmesi, aksi halde davalının kullanımının geçerli bir nedene dayanmadığı gözetilerek mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde kanaat bildirildiği, emsal kira sözleşmesine göre belirlenen bedel üzerinden hesaplanan ecrimisil bedelinin 92.690,19 TL olduğu, davalı tarafça sunulan kira sözleşmesindeki imzanın murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından kira bedelinin ödendiğine dair belge sunulmamış olması nedenleriyle dava konusu yerde fuzuli şagil olduğu kabul edilerek, müdahalenin men’ine ve ecrimisile karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesinde işgalin başladığı tarihten itibaren dönemsel faiz talep ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kira sözleşmesine dayalı olarak taşınmazı kullandığını, kira bedellerini ödediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesi; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; davacı taraf, dava dilekçesinde tespit edilecek ecrimisil için dönemsel faiz istemesine karşın Mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmeden yanılgılı olarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir. 3. Davalı vekilinin temyiz talebine gelince; davacı tarafça murisin ölüm tarihi olan 25.07.2010 ile dava tarihi arası dönem için ecrimisil talep edilmesine karşın Mahkemece HMK’nın 26 ncı maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle dava tarihinden daha sonraki dönemi kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmiş olması da isabetsizdir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.