(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66149 E. , 2013/9936 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Katılan velikinin yokluğunda verilip 05.01.2009 tarihinde tebliğ olunan 11.11.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, katılan vekilinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.01.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. …
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66149 E. , 2013/9936 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Katılan velikinin yokluğunda verilip 05.01.2009 tarihinde tebliğ olunan 11.11.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, katılan vekilinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.01.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın, dul maaşı alan ve annesi olan Fatma Genç'in 29.03.1997 tarihinde vefat etmesine rağmen, mahalle muhtarından annesinin sağ olduğuna dair yoklama belgeleri ibraz edip hayattayken verdiği ve ölümü ile hükümsüz kalan 26.06.1995 tarihli vekaletnameyi kullanarak, nüfus müdürlüğüne bildirmeleri sebebi ile nüfus kaydında sigortalının sağ olarak görünen annesinin ölümünü katılan kuruma zamanında bildirmemesinden de istifade ederek, 01.05.1997 tarihi ile 31.07.2005 tarihleri arasındaki dönemlerde bağlanan emekli maaşını çekmek suretiyle, toplam 19.710.41 TL haksız menfaat elde ettiği şeklindeki eyleminin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık tarafından, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, katılandan, ayrı ayrı birden fazla kez menfaat temin etmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,