7. Hukuk Dairesi 2022/7318 E. , 2023/3336 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kal, savunma yoluyla temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kal talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı v
**7. Hukuk Dairesi 2022/7318 E. , 2023/3336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kal, savunma yoluyla temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kal talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden taraf gelmedi. Karşı taraftan davacı-karşı davada davalı vekili Av. ... geldi. Davalı-birleştirilen dava davacısı vekili Av. ...'nın 12.06.2023 tarihinde mazeret dilekçesi sunduğu görüldü. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dosyada davacı/birleştirilen dosyalarda davalı vekili, dava konusu taşınmazın ve komşu parselin öncesinde bir bütün olup tarafların aralarında yaptıkları 1999 tarihli taksim sonucu 961 parselin davacıya, 960 parselin ise davalıya düştüğünü, davalının ev ve ahırının bir kısmının davacının parseline taşkın olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini, ev ve ahırın taşkın kısımlarının davacıya verilmesini, bu mümkün değil ise ev ve ahırın yıkımına karar verilmesini istemiş, davalı tarafından açılan birleştirilen davaların ise reddini savunmuştur. II. CEVAP Asıl dosyada davalı/birleştirilen dosyalarda davacı vekili, dava konusu yerlerin bir bütün halinde iken ortak murisleri babaları tarafından evlerin yapıldığını ve taksim krokisinin buna göre çizildiğini, 1974 yılından bu yana dava konusu evde oturduğunu, davacının ise 1977 tarihinde yine muris tarafından kendisine verilen evde oturduğunu, davacının 2012 yılında ölçüm yaptırması sonucu davalının evinin ve deposunun davacının parselinde kaldığının anlaşıldığını belirterek temliken tescil talebinde bulunarak davanın reddini savunmuş, bozmadan sonra açılan 2013/94 Esas sayılı birleştirilen dosyası ile bilirkişi raporu uyarınca belirlenen taşınmazın 47,67 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile adına tescilini, davacının davalıya ait parsele yaptığı 9.91 m²’lik kısma el atmasının önlenmesini, taşan kısımların kal’ini ve ecrimisile hükmedilmesini, 2016/90 Esas sayılı birleştirilen dosyası ile de, bilirkişi raporunda belirtilen 2013/94 Esas sayılı dosyasındaki talepleri dışında kalan kısımların tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/86 Esas, 2013/147 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 961 numaralı parsele 960 parsel maliki tarafından yapılan 47.67 m²'lik müdahalenin men'ine, kal talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/883 Esas, 2104/17004 Karar sayılı kararı ile davacının ahıra ilişkin talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde, temliken tescil savunmasında bulunduğu ve bu konuda bir dava da açtığı (Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/574 Esas sayılı) anlaşıldığı halde davalı tarafın bu yöndeki savunması bakımından herhangi bir araştırma yapılmadığı ayrıca, dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde yenileme kadastrosu çalışmaları yapıldığı bildirildiğine göre yenileme çalışmaları sonucu taşınmazların sınırlarının değişmesi ihtimalinin dikkate alınmadığı gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. 3. İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2015/18 Esas, 2017/27 Karar sayılı kararı ile davacı/birleştirilen dosyada davalının davasının kısmen kabulüne, 153 ada 2 numaralı parsele fen bilirkişisinin (a) harfi ile belirtilen 59.32 m²'lik, (b) harfi ile gösterilen 109.80 m²'lik alana davalı- birleştirilen dosyada davacı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, kal talebinin reddine, davalı-birleştirilen dosyada davacının temliken tescil talebinin, el atmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2018/7626 Esas, 2021/1069 Karar sayılı kararı ile; davacı/birleştirilen dosyada davalının kal talebinin reddine ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde, somut olayda, dosyanın içeriğine, toplanan delillere, davacı ve davalı tanıklarının ortak beyanına göre dava konusu evin davacı ve davalının babası tarafından yapıldığı, tarafların aralarında rızai taksim yaptıktan sonra ifrazdan kaynaklı hata sonucu evin ve ahırın bir kısmının 961 numaralı parselde kaldığı gerekçesiyle TMK'nın 723/1 inci maddesi gözetilerek yıkıma konu yapıların dava tarihindeki kaim bedeli hesaplanarak davalıya ödenmesi karşılığında kal kararı verilmesi gerektiği belirtilmiş, davacı/birleştirilen dosyada davalı vekilinin kal talebinin reddi dışındaki temyiz itirazlarının, davalı/birleştirilen dosyada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 6.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve 2021/15137 Esas, 2021/12927 Karar sayılı kararı ile davalı/birleştirilen dosya davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen Esas ve Karar sayılı kararı ile; asıl dosyada davacı/birleştirilen dosya davalısının kal talebinin kabulü ile 961 ( yeni 153/2 parsel sayılı ) sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve ahırın kal'ine, asıl dosyada davacı/birleştirilen dosya davalısı tarafından depo edilen kal bedeli olan 63.495,30 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı/birleştirilen dosya davalısına ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı/birleştirilen dosya davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada davacının talebi kabul edilirken aynı mahiyetteki birleştirilen davada taleplerinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına aykırı olacak şekilde reddedildiğini, dava konusu parsel ve komşu parsel önceden bir bütün olup tarafların babaları tarafından yapılan binalarda kaldıklarını, 2012 tarihli ifraz krokisinin yanlış yapıldığını, yenileme kadastro çalışmasına yapılan itiraz sonucu açılan Malatya Kadastro Mahkemesi 2014/90 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrı ayrı açtığımız birleştirilen davaların dilekçeler aşaması bitmeden, uyuşmazlık konusu tespit edilmeden asıl dosyayla birleştirilmesinin doğru olmadığını ve ayrı ayrı hüküm kurulmamasının doğru olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal ile savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil; birleştirilen davalar, el atmanın önlenmesi kal ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Tük Medeni Kanunu’nun 722, 724, 883 ve 995 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Somut olayda, asıl davada el atmanın önlenmesi ve kal talep edilmiş, asıl dosyanın davalısı tarafından açılan birleştirilen dosyalarda ise el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep edilmesine rağmen, mahkemece asıl davada ev ve ahır yönünden kal kararı verilmekle yetinilmiş, asıl dava için el atmanın önlenmesi ve birleştirilen davalar için ise hiç olumlu olumsuz bir karar verilmemesi, ayrıca davacı tarafından depo edilen bedelin tekrar davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda V-C-3-1 inci paragrafta açıklanan nedenlerle; Davalı-birleştirilen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Bozma nedenine göre davalı-birleştirilen dosya davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.