2. Ceza Dairesi 2023/10462 E. , 2023/1285 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/573 E., 2015/170 K. HÜKÜMLER :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, onama, bozma Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi
**2. Ceza Dairesi 2023/10462 E. , 2023/1285 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/573 E., 2015/170 K. HÜKÜMLER :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, onama, bozma Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2014 tarihli ve 2014/2795 Esas sayılı iddianamesi ile şikâyetçi ...'e ait Berggruen Sitesi A-6 numaralı daireye, 13.10.2014 tarihli ve 2014/2794 Esas sayılı, 27.10.2014 tarihli ve 2014/2979 Esas sayılı iddianameleri ile şikâyetçi ...'a ait Berggruen Sitesi A-5 numaralı daireye, 13/10/2014 tarihli ve 2014/2789 Esas sayılı iddianamesi ile şikâyetçi ...'e ait Berggruen Sitesi A-8 numaralı daireye, 13.10.2014 tarihli ve 2014/2792 Esas, 2014/2979 Karar sayılı iddianameleri ile şikâyetçi ...'e ait Berggruen Sitesi A-7 numaralı daireye, 13.10.2014 tarihli ve 2014/2796 Esas, 27.10.2014 tarihli ve 2014/2965 Esas sayılı iddianameleri ile şikâyetçi ...'a ait Berggruen Sitesi B-13 numaralı daireye, pencerelerine zarar vermek suretiyle girerek şikâyetçilere ait eşyaları çaldıklarından bahisle hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b,143, 53, 116/4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmış, sözkonusu davalar birleştirilerek görülmüştür. 2. Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/573 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 62, 53/1, 116/4, 119/1-c, 62, 53/1 maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün (5'er kez), 1 yıl 8 ay hapis (5'er kez) cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 62. maddeleri gereğince doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına (5'er kez), sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151, 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (5 kez), hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/3217 Esas, 2020/9299 Karar sayılı kararı ile, "Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçiler ..., ..., ..., ...’in, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma haklarının bulunduğu, gerekçeli kararın Türkiye'de geçici olarak oturdukları yazlık adreslerine 06/05/2015 tarihinde yapılan tebligatlarının, bu adreslerde yazlıkçı olarak ikamet ettikleri için iade edildiği, bunun üzerine temyiz başvuru dilekçelerinin 03/01/2015 tarihinde daha önce usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmamış olan aynı adreslere Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, şikâyetçilerin kararlardan usulüne uygun olarak haberdar edilmediklerinin anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluklarında verilen hükümlerin şikâyetçilere tebliği için iade edilmesi" üzerine Mahkemece gerekli tebligatların yapılamadığına dair tutanakla dosya gönderilmiştir. 4. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/3128 Esas, 2022/9854 Karar sayılı kararı ile, şikâyetçiler ..., ..., ... ve ...’e tebligat yapılması için yeniden iadesi üzerine, şikâyetçilerin adreslerinin tespit edilememiş olmasından dolayı 7201 sayılı Tebligat Kanunun'un 29 ve 30. maddeleri gereğince sanık hakkında verilen hükümlerin 15.12.2022 tarihinde ilânen tebliği yapılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Alaiddin İldiz müdafii 17.04.2015 hakim havale tarihli temyiz dilekçesinde, sanığın samimiyetle pişmanlığını dile getirerek suçun aydınlatılmasına katkı sağladığı, HAGB ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sanık ... müdafii 26.03.2015 hakim havale tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunmuş, 18.05.2015 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanığın dışarıda beklediğini ancak suça karışmadığını, Mahkemece gözcülük yaptığının kabul edilmesinin doğru olmadığını, beraat etmesi gerektiğini, cezalandırılacak ise de yardım eden sıfatı ile cezalandırılması gerektiğini, Sanık ... müdafii 25.03.2015 hakim havale tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunmuş, 07.05.2015 tarihli temyiz dilekçesinde özetle 3 eve girdiğini kabul eden sanığa 5 eve girdiğini kabul ederek ceza verilmesinin doğru olmadığını, suçların gece vakti işlenmemesi nedeniyle TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması gerektiğini, sanığın mala zarar verme suçunu işlemediğini, Sanık ... 02.04.2015 cezaevi idaresi havale tarihli temyiz dilekçesinde, 3 eve girmesine rağmen 5 eve girdiği kabul edilerek kendisine ceza verildiğini, sanık ... müdafii 07.03.2015 hakim havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sadece hükümleri temyiz ettiğini bildirmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece, olay günü suça sürüklen çocuk ve sanıkların, sanık ...'in ağabeyi adına kayıtlı, kendisinin kullandığı 48 UB 869 plakalı araç ile yanına sanık ...'i de alarak Nihat ve Onurcan ile buluştukları, daha önce sanık ...'in Berrgruen sitesinde çalıştığı için söz konusu sitedeki evlere vakıf olduğu, sitenin yazlık olarak kullanılması nedeniyle suç tarihi itibariyle kimsenin ikamet etmediğini bildikleri, evlerin bulunduğu yere geldikleri, 2014 yılı Ocak ayı içerisinde 16.01.2014 tarihinden önce kesin olarak tespit edilemeyen bir günde, gece saat 22.00-23.00 sularında fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek olay yeri inceleme tutanağında belirtildiği üzere şikâyetçilerin evlerinin müsait olan kapalı pencere ve pervazlarını sert bir cisim ile zorlayıp, zarar vermek suretiyle açarak şikâyetçi Bilal'e ait B-13, şikâyetçi Felix'e ait A-7, şikâyetçi Karin'e ait A-8, şikâyetçi Lars'a ait A-5 ve şikâyetçi Pontus'a ait A-6 numaralı dairelere hırsızlık amacıyla girip, şikâyetçi Bilal'e ait evden bir adet Sony marka LCD televizyonu, bir adet Philips marka 3D özellikli televizyonu çaldıkları, yine diğer şikâyetçilerin evlerinden televizyon, projeksiyon makinesi, çok sayıda içki, üç adet güneş gözlüğü, bir adet Trident marka tablet bilgisayar, bir adet Milona marka altın rengi bayan kol saati çaldıkları, sanıkların çaldıkları eşyaların bir kısmını sanık ...'in teyzesinin oğlu olan ve hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın ikamet ettiği eve götürerek bıraktıkları, olayın kimliği tespit edilemeyen bir şahsın ihbarı üzerine sanık ...'ın evine yapılan baskın ve arama sonucunda ortaya çıkarıldığı gerekçesi ile atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... kovuşturma sırasında suçlamaları kısmen kabul ederek sadece 3 eve girdiklerini, diğer iki eve girmediklerini savunmuş iseler de, şikâyetçi Bilal'in evinde yapılan olay yeri incelemesi sırasında ele geçirilen turşu ve sigara izmariti üzerinde DNA incelemesi yapılıp bunların Nihat ve Onurcan'ın DNA'sı ile eşleştiğine ilişkin ekspertiz raporu alınıncaya kadar suçlamaları tümüyle inkâr yoluna gitmelerine rağmen ekspertiz raporu üzerine kısmen ikrara dönük beyanda bulundukları anlaşılmıştır. 3. Temyiz dışı sanık ... ifadesinde daha evvel Berggruen sitesinde 2008-2013 yılları arasında site görevlisi olarak çalıştığını, Ocak ayının ortalarında 2014 tarihinde gece saatlerinde .. ve Nihat'ın birlikte geldiklerini, araçtaki eşyaları evine bıraktıklarını belirtmiştir. 4. Sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları getirtilmiş, tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık ... hakkında cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/573 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in mala zarar verme suçundan doğrudan 2.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırıldığı ve 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafilerinin bahse konu hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tüm dava dosyası kapsamı, yakalama tutanağı, ekspertiz raporu, sanıkların detayları olay ve olgular bölümünde açıklanan ikrara yönelik savunmaları karşısında, sanıklar hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. D. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında da mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Ancak; a-19.03.1996 doğumlu olan ve suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, b-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirî bakımından mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR 1-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/573 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararının bu suç bakımından kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle, hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği REDDİNE, 3-Sanıklar ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/573 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 4-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünün D bendinde açıklanan nedenlerle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/573 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.