TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACILAR :.. VEKİLLERİ : Av. DAVALI : .. VEKİLİ : Av.. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av.. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : .. GEREKÇE TARİHİ : .. .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı kararı aleyhine davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın ya…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : .. KARAR NO : .. TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACILAR :.. VEKİLLERİ : Av. DAVALI : .. VEKİLİ : Av.. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av.. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : .. GEREKÇE TARİHİ : .. .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı kararı aleyhine davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; I. DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan.. tarihinde . . kullandığı..plakalı aracın müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ..çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasında .. . . vefat ettiğini, sürücü . . asli kusurlu olduğunu, . . aracın işleteni, .. . işveren olduğunu, davalı sigortaya başvuru yapıldığını ve ödeme yapılmadığını, maddi ve manevi tazminat talepleri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu sonrası artırılmak şartıyla anne ve baba için .'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, anne ve baba için ayrı ayrı .. TL, kardeş Melisa için .. TL manevi tazminatın davalı sigorta haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP: Davalı . . A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kusurun bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, destek ilişkisinin ispatlanması gerektiğini, tüm indirim kalemlerinin uygulanması gerektiğini, manevi tazminat talep edilemeyeceğini, poliçe limiti ve kusur oranı nispetinde sorumluluklarının olabileceğini, davacı tarafın .. aldıkları ödeme varsa hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı.. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, araç işletenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, illiyet bağının kesildiğini, davacıların sorumluluklarını yerine getirmediğinden kusurlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, illiyet bağının kesildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, cenaze ve defin giderinin belgelenmesi gerektiğini, manevi tazminat talep edilemeyeceğini ve talep edilen miktarın fahiş olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF: A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar .. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerince .. tarihinde sürücü.. yönünden ivazsız olarak feragat edildiğini, bu feragatin tefrik edilen dosyada yalnızca sürücü bakımından reddine karar verilmesine yol açtığını, buna rağmen yerel mahkemenin feragatin diğer müteselsil sorumlu davalılara da sirayet ettiği gerekçesiyle davanın tamamını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyari dava arkadaşlığında davalılardan biri hakkındaki feragatin diğerleri yönünden sonuç doğurmayacağını, sürücü . . tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını dolayısıyla alacaklının tatmin edilmediğini ve diğer borçluların sorumluluktan kurtulamayacağını, feragatin diğer borçluların durumunu ağırlaştırmadığını ve rücu haklarını ortadan kaldırmadığını, davalı . . A.Ş.’nin poliçe kapsamında rücu hakkı doğuracak şartların bulunmadığını, diğer davalıların da ödeme yapmaları halinde sürücü . .’ya rücu edebileceklerini, dosyaya sunulan uzman görüşlerinde de ihtiyari dava arkadaşlığında her davalı yönünden davanın bağımsız olduğu ve ivazsız feragatin yalnızca feragat edilen davalı bakımından sonuç doğuracağını, diğerleri yönünden davaya devam edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, sürücü yönünden feragat sonrasında da diğer davalılar bakımından yargılamaya devam edilerek delillerin toplandığını, bilirkişi raporu ve ıslah gibi işlemlerin yapıldığını, mahkemenin feragatin ivaz karşılığı olup olmadığını dahi araştırmadan hüküm kurduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, trafik kazası sonucu gerçekleşen vefat nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359 3. Değerlendirme HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; 3.1.Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin değerlendirilmelidir. . 3.2. Mahkeme dosyasının incelenmesinde davacı vekili .. tarihli dilekçesi ile sürücü . . hakkındaki davasından feragat ettiğini belirtmiştir. Davacı tarafın beyan ve dilekçelerinden davalıdan ödeme almadıklarını beyan ettikleri görülmektedir. Davacının manevi tazminat talebinin ödenmesi hususunda davalı . . ile . . şirketi TBK 41 ve devamı maddeleri ile 2918 sayılı KTK gereğince işleten ve sürücü olarak müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi kapsamında bir davalı hakkında verilen feragat dilekçesinin diğer davalıyı da etkileyeceği izahtan varestedir. 6100 sayılı HMK 307 ve devamı maddelerinde feragat düzenlenmiş olup feragat kayıtsız ve şartsız olacağı düzenlenmiştir. Davacı vekili feragatinde davalı sürücü hakkındaki davasından feragat ettiğini ancak aynı tazminattan müteselsilen sorumlu olan davalı işletenler hakkında feragat etmediğini beyan etmiş ise de davacının bedel almaksızın yaptığı feragat hakkın özünden yapılan feragat niteliğinde olduğu, hakkın özünün devam ettiği hususunun açıkça belirtilmediği, manevi tazminatın bölünmezliği ve müteselsil sorumluluk kapsamında diğer davalılara da sirayet edeceği anlaşıldığından manevi tazminat talebi bakımından kararda bir aykırılık tespit edilmediğinden manevi tazminat talebi bakımından istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3.3. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı .. Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. 3.4.Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nın 168. maddesinin 2.bendinde; "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." hükmü düzenlenmiştir. Sürücü açısından, işleten ile sürücü arasında müteselsil sorumluluk olmakla beraber, sürücü haksız fiil faili olup, zarar en son sürücü üzerinde kalacağından, işletenin haksız fiil faili sürücüye rücu hakkı bulunmakta ise de, kaza araçtaki teknik arızadan dolayı meydana gelmediği sürece sürücünün araç işletenine zararı rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle haksız fiil ve zararın asıl sorumlusu olan sürücü hakkındaki feragat, aracın işletenine sirayet edeceğinden araç işletenini sorumluluktan kurtarır. 3.5. Dava konusu olayda davalılar arasında mecburi değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, nihai sorumlu olan sürücü davalı hakkındaki feragatin daha sonra bu davalıya rücu hakkı bulunan diğer davalı maliki etkileyeceği nitekim dava konusu olayda hakkındaki davadan feragat edilen sürücüye, hakkındaki dava kabul edilen diğer davalı malikin rücu etme olanağı bulunduğu halde, vaki feragat nedeniyle bu olanak ortadan kalkmış olacağından ve davacı alacaklının bu tavrının işleten davalının durumunu ağırlaştırıcı bir durum doğuracağından, alacaklının bu duruma katlanması ve davalı sürücü hakkındaki feragatten işleten davalının da faydalandırılması gerekeceği, ancak davalılardan sigorta şirketinin aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığından sürücüye rücu olanağı da bulunmamakta olup, sürücünün varsa ödemesinden davalılardan sigortacının maddi tazminat istemi bakımından limite kadar olan bölümünden kurtulacağı aşikardır. 3.6. Bu durumda mahkemece, sürücü tarafından yapılmış bir ödeme nedeniyle davacının davadan feragat etmiş olup olmadığı üzerinde durulmadan, feragatin diğer davalılara (davalı sigortacı bakımından sadece maddi tazminat bakımından)sirayet edip etmeyeceği tartışılmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 3.7. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, sair hususlar incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde, istinaf edenin sıfatı, istinaf itirazları uyarınca kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar . vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..Esas ve .. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 3-Davacılardan tahsil edilen istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderinin mahkemece yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 27/02/2026 Başkan Üye Üye Katip e~imzalıdır. e~imzalıdır. e~imzalıdır. e~imzalıdır. M.T.