T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/42 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2025 ESAS-KARAR NO : 2022/85 E - 2025/836 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/42 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2025 ESAS-KARAR NO : 2022/85 E - 2025/836 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan 4.000,00 TL borç para aldığını ve karşılığında davalıya boş senet verdiğini, ilerleyen süreçte davacının borcunu ödediğini, ancak davalının senedi iade etmediğini ve boş senede 98.000,00 TL yazmak suretiyle Elmadağ İcra Müdürlüğü’nün 2018/3079 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptali ile icra dosyasına yatırılan 27.139,07 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen senedin TTK gereğince illetten mücerret borç ikrarını taşıyan kambiyo senedi olduğunu, davacının bu kambiyo senedi gereğince davalıya borçlu bulunduğunu, davacının iddialarını HMK'nın 201. maddesi uyarınca yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/516 Esas ve 2023/434 Karar sayılı dosyası ile, davalı yanca eldeki dava dosyasına konu senedin borç karşılığı alınmasına yönelik tefecilik suçunun işlendiği iddası ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyete hükmedildiği, söz konusu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, bilindiği üzere kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı, bu durumda Yargıtay içtihatları ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı dikkate alındığında, dava konusu bononun kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırılık içerdiğinin sabit olduğu ve hukuken geçerli kabul edilemeyeceği, davacının 4.000,00 TL borca karşılık davalıya boş senet verdiği ve bu senedin 98.000,00 TL olarak düzenlendiğinin kesinleşen ceza mahkemesi kararından anlaşıldığı, buna göre senede konu takip dolayısıyla 4.000,00 TL dışında kalan 94.000,00 TL alacak yönünden davacının borçlu olmadığı, bununla birlikte muecceliyet ihtarının davalı tarafından gerçekleştirilmediği, o halde davacıdan takip talebi tarihi öncesi işlemiş faiz istenemeyeceği, ayrıca faizin türüne itiraz bulunmadığı, bununla birlikte takibe konu senedin tefecilik suçuna konu olduğu ve davalının bunu bilerek takip işlemini gerçekleştirdiği, bu itibarla davacı lehine % 20 kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bahsi geçen senedin TTK gereğince illetten mücerret borç ikrarını taşıyan kambiyo senedi olduğunu, bononun anlaşmaya aykırı düzenlendiğini ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, ceza yargılamasında müvekkilin tefecilik suçunu işlediği konusunda kesin hüküm tesis edilmiş olsa da, bu durumun ceza dosyasına konu senedin hükümsüzlüğü anlamına gelmeyeceğini, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiasını kesin ve mutlak delillerle ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve icra dosyasına yatırılan paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, açığa imzalı olup, eksik unsurları anlaşmaya aykırı doldurulmak suretiyle takibe konu edilen senedin bedelsizliği iddiasına dayalı senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... tarafından 22/11/2018 tarihinde Elmadağ İcra Müdürlüğü'nün 2018/3079 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 98.000,00 TL asıl alacak ve 7.539,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.539,29 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2023 Tarih ve 2019/516 Esas, 2023/434 Karar sayılı dosyasında davacının şikayetçi, davalı ...'ın sanık olarak yargılandığı tefecilik suçundan dolayı mahkemece sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın Ankara BAM 5. Ceza Dairesi'nin 09/04/2025 Tarih, ve 2023/2161 Esas, 2025/1104 sayılı kararı ile uygun görüldüğü ve istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, söz konusu kararın 09/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2023 Tarih ve 2019/516 Esas, 2023/434 Karar sayılı dosyasında davalıdan (sanıktan) sadece 4.000,00 TL borç aldığını kabul etmesine, bahsi geçen bu dosyada davalının (sanığın) tefecilik suçundan mahkum olmasına ve söz konusu mahkumiyet kararının kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.421,14 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.605,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.815,85 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 11/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."