4. Ceza Dairesi 2020/28221 E. , 2023/306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Şantaj Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ge
**4. Ceza Dairesi 2020/28221 E. , 2023/306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Şantaj Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Tebliğname'de şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, atılı suçtan verilen hapis cezası ile bazı haklardan mahrum bırakılmasının ağır bir ceza olduğu, usul ve Kanuna aykırı olan bu kararın bozulması gerektiği talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ile mağdurun boşanmaları nedeniyle müşterek çocuklarının velayetinin sanığa verildiği, sanığın eski eşi mağdura '' ... otelde ikimiz için oda ayırttım, parasını ödedim, akşam mestan hamamı önünde ol, ben seni alacağım gelmezsen kızının 23 nisan törenine gelemezsin sana kızını göstermem...tamam sorun yok ama mesaj atmiyan tlf atmaya başladı ikincisi hastasın ya yarın aybuke nin okulunda gelmesin gelirsen cunki kovucam ve kararı okula sunacam tamam sen duzelmezsin......okulda mahkeme kararını sabah verecem ..." şeklinde mesajlar gönderdiği, mağdurun sanık olarak yargılandığı dosyaya ait kararı kızının okuluna göstereceğini ve kızı ile görüşmesini engelleyeceğini söyleyerek mağdura kendisi ile cinsel ilişkiye girmeye zorladığı, sanığın ikrarı, mağdurun aşamalarda alınan beyanları, tespiti yapılan mesaj içerikleri ile sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının bulunduğu, dosyadaki suç tarihinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8 inci maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle eklenen yasal düzenlemeden sonra olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilemeyeceği değerlendirilerek tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın mesajları kendisinin gönderdiğine dair savunması, mağdur beyanı ve mesaj içerikleri itibarıyla kurulan hükme yönelik Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sair Yönlerden Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Şantaj suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 107/1 inci maddesinde hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine karşın, adli para cezasına hükmedilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.