11. Hukuk Dairesi 2019/1096 E. , 2020/2999 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05/04/2016 gün ve 2014/433 - 2016/65 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/12/2018 gün ve 2017/2325 - 2018/8031 sayılı kararı aleyhinde davalı TPMK vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için…
**11. Hukuk Dairesi 2019/1096 E. , 2020/2999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05/04/2016 gün ve 2014/433 - 2016/65 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/12/2018 gün ve 2017/2325 - 2018/8031 sayılı kararı aleyhinde davalı TPMK vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirketin 09, 16, 28, 35 ve 38. sınıflarda 2012/70713 nolu “Kida Kitap Dağıtım” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin KİPA ibareli tescilli markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu ve itirazın kabul edilerek marka başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin sadece kitap dağıtım işiyle iştigal ettiğini ve hedefledikleri müşteri portföyünün de farklı olduğunu, davalı şirketin öncelikli faaliyet alanının ise hipermarket olduğunu, taraf markalarının kolaylıkla ayırt edilebileceğini ve benzemediğini ileri sürerek TPMK YİDK kararın iptali ile 2012/70713 sayılı "Kida Kitap Dağıtım" ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili; YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili; Kipa markasının Türkiye’de tanınan ve bilinen bir marka olduğunu ve markanın satışa arz edilen çok çeşitli malların üzerinde de kullanıldığını, ihtilaf konusu markaların karıştırılma, ilişkilendirilme riskinin mevcut olduğunun sabit olduğunu, taraf markalarının görsel ve işitsel anlamda 556 sayılı KHK madde 8/1-b gereğince benzer olduğunu savunarak davanın reddni istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalı TPMK vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. (1) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPMK vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. (2) Dava, marka başvurusunun reddine dair TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının 2012/70713 sayılı marka başvurusu ile davalının tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.