TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2018 NUMARASI : 2017/499 Esas 2018/493 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/07/2017 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükme karş…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/562 Esas 2026/37 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/562 KARAR NO : 2026/37 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2018 NUMARASI : 2017/499 Esas 2018/493 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/07/2017 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; tarafından yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 50.080 DM yatırdığını ancak talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitiyle haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı şirket cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre," davacının davasının kabulü ile, davacının, davalı ...Ş. nin şirket ortağı olmadığının Tespitine, 25.559,00-EURO nun Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince; devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli EURO mevduat hesabına ödediği 12/07/2017 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," ilişkin karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu alacağa haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin ıslah edilen miktar olan 132.430,90-TL üzerinden hesaplanması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı şirket istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediğini, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı şirket tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2413 Esas 2020/1448 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 3332 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz kararının; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/2000 Esas 2021/6178 Karar ilamı ile onanmasına dair kesin olmak üzere karar verilmiştir. Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/2413 Esas 2020/1448 Karar sayılı dosyasında verilen kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/2000 Esas 2021/6178 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2020/22944 başvuru numaralı dosyada 24/10/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında; Davacı vekilinin 09/01/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin Eskişehir 1. Noterliği'nden verilen 19/06/2017 tarih ve 11724 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket vekilinin 12/01/2026 tarihli beyan dilekçesi kapsamında özetle; davacının feragatine bir diyeceklerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücret talebi bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. HMK'nun 310/2. maddesi "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. " hükmünü içermektedir. Somut dosyada hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderildiğinden kesinleşmesinin hukuki sonuçları ortadan kalktığından feragat beyanı üzerine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, HMK'nun 310/2. maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat halinde, bölge adliye mahkemesince dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeden feragat doğrultusunda ek karar verilebilir. Davacının feragat talebi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun davacının davadan feragati nedeniyle KABULÜNE, Davacının davadan feragati nedeniyle Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2018 tarih ve 2017/499 Esas 2018/493 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu 22 madde gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 488,00 TL harçtan davacı tarafından fazla yatırılan (70,78 TL peşin harç+2.190,82 TL ıslah harcı) 2.207,20 TL'nin mahsubu ile artan 1.719,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekilinin talebi gözetilerek davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, B)1-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacı tarafından peşin yatırılan 1.808,00TL istinaf karar harcının davacıya iadesine, 2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin istemleri nedeniyle üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...