11. Hukuk Dairesi 2011/1333 E. , 2013/1579 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2010 tarih ve 2010/279-2010/329 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığın…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1333 E. , 2013/1579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2010 tarih ve 2010/279-2010/329 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalının 19/07/1999 tarihinde davacı ...'nde genel müdür olarak göreve başladığı, bilahare asıl şirket olan ...'nin genel müdürünün görevden ayrılması üzerine 01/01/2002 başlangıç tarihli belirli süreli hizmet akdi ile ...'nin genel müdürlüğüne getirildiği, diğer grup şirketlerine de ayrı genel müdür tayin edilmeyerek aylık ücreti de net 9.500 USD'ye yükseltilmek suretiyle kendisine tüm grup şirketlerin yönetiminin verildiğini, ancak davalının görevinde başarılı olamayınca grup şirketlerinin aktiflerinin satılması kararı alınıp 23/12/2002 tarihinde ...'ne satıldığını, aynı tarihte davalının istifa ederek şirketlerden ayrıldığını, davalının şirketten ayrıldığı halde genel müdürlük yetkisini kötüye kullanarak ve o aşamada müdahale edecek kimsenin olmamasından da yararlanarak haksız olarak almış olduğu 140.470,21 TL'nı tahakkuka ve bordoya bağlattığını, şirketlerin bu nedenle 95.176,18 TL fazla vergi ödediğini ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 235.646,39 TL'nin 23/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Davalı vekili, davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğunu, davacı şirketlerin 2002 yılı hesap dönemini 11/09/2003 tarihli genel kurulda ibra ettiklerini, müvekkiline yapılan tüm ödemelerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacı ...'nde 19/07/1999 tarihinden 30/11/2002 tarihine kadar çalıştığı ve 31/12/2002 tarihi itibariyle borç-alacak ilişkisinin sıfırlandığı, davacı ...'ne ise borçlu değil tam tersine şirketten 2.807,95 TL alacaklı olduğu, davalıya her iki şirkette çalışmasından dolayı tek ücret ödendiği bunun şirket kayıtları ile belli olduğu, davalının buna ses çıkarmadığı, bu nedenle davalının her iki şirket ile akdedilen sözleşmeler uyarınca birbirinden bağımsız ve ayrı ücret talep edemeyeceği, davalının kendi sorumluluğu ve gözetiminde tutulmuş defter ve kayıtlardaki durumun tarafların gerçek iradesini yansıttığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.