6. Ceza Dairesi 2023/5939 E. , 2024/2945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/264 E., 2016/112 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu
**6. Ceza Dairesi 2023/5939 E. , 2024/2945 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/264 E., 2016/112 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1-Sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkındaki Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 1.Sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 22.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2-Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Mağdur ...'ın soruşturma aşamasında vermiş olduğu "...Olay tarihinden iki gün önce iş yerime gelen ..., bana haraç vereceksiniz her hafta iş yerine geleceğim, bana düzenli olarak haftalaık 500,00 TL para vereceksin dedi. Şahıs alkollü veya madde etkisi altında olduğundan itibar etmedim ve gönderdim. Olay gecesi bu şahıs tekrar gelerek bana para vermezsen burayı dağıtırım kurşun yağmuruna tutarım şeklinde konuşmalar yaptı..." şeklindeki beyanı, yine tanık K.C.'nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu " ...Olaydan iki gün önce sanık ile yolda karşılaştık. Mağdurun iş yerinin kepenklerini açık gören sanık gel içeri girelim dedi ve girdik. Ben bir olaya karışmadım ancak sanık iş yerinin sahibine, buraya hırsızlar takılıyor eğer burayı böyle geç kapatırsan bana da para vereceksin dedi. İş yerinin sahibi sanığı gönderdi herhangi bir olay olmadı. Olay günü tekrar sokakta karşılaştık. Dolaşırken yine aynı iş yerinin içine girdi ben kapıda bekledim. Sanık iş yeri sahibi ile tartışarak burası gece 12'den sonra açılmayacak dedi ve tartışma esnasında belinden tabanca çıkararak namlusuna fişek sürdü." şeklindeki beyanı karşısında sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; Sanığın güncel nüfus kaydına göre, 'İlyas' olan isminin hükümden sonra, 13.01.2021 tarihinde 'Muhammet' olarak değiştiğinin tespit edildiği ve bu hususun infazda tereddüde yol açacağının anlaşılması karşısında, sanığın nüfus kayıt örneklerinin getirtilerek, gerçek kimlik bilgilerine göre hüküm kurulması zorunluluğu bulunmaktadır. II. KARAR A. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2013/264 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2013/264 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.