11. Hukuk Dairesi 2011/12761 E. , 2012/19518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2011 tarih ve 2010/826-2011/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/12761 E. , 2012/19518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2011 tarih ve 2010/826-2011/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde “Evim Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olan dava dışı sigortalısının dairesinde, davalıya ait daireden gelen sular sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, işbu hasardan davalının sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 4.560,00 TL ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek, davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının haksız itirazlarıyla durduğunu bildirerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, oluşan hasarda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın apartman genel giderinin tıkanmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalının kusurunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Evim Sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın TTK'nun 1301. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18 v.d maddeleri uyarınca, her kat maliki ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderlerinden kendi arsa payı oranında sorumludur. Somut olayda, davacı vekili ekspertiz raporuna dayalı olarak açtığı işbu davada genel giderin yağmur suları ile tıkanması üzerine davalının balkonuna dolan suyun, önce davalının maliki olduğu daireye girmesi daha sonra da alt katta bulunan dava dışı sigortalıya ait daireye sızması sonucunda hasarın oluştuğunu iddia etmiş olup, iddia tanık beyanıyla doğrulandığı gibi, mahkemece de olayın oluşu bu şekilde kabul edilmiş, ancak davalının olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davanın konusu, ortak alanda bulunan genel giderin tıkanması sonucunda oluşan hasarın tazmini olup, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde sigortalıya ait hasarlanan konut ve davalıya ait konutun da içinde bulunduğu taşınmazın tapu kayıtları getirtilerek, davalının, BK’nın 58. maddesi uyarınca arsa payı oranında sorumlu olacağı düşünülmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.