7. Hukuk Dairesi 2021/7402 E. , 2022/8203 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2015 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.03.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye …
**7. Hukuk Dairesi 2021/7402 E. , 2022/8203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2015 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.03.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat taleplerine ilişkindir. Davacılar vekili, bir kısım müvekkillerinin diğer müvekkili olan ... Ltd. Şti. ile 22 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, davalı şirketin maliki olduğu 16 parsel sayılı taşınmazın, 22 parsel sayılı taşınmaza aplikasyon projesinde tecavüzlü olduğunun anlaşıldığını belirterek davalının el atmasının önlenmesini, tecavüzlü kısmın üzerinde bulunan yapının yıkılmasını ve 50.000,00 TL tutarında tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek davanın usulden reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmü, davacılar vekilinin istinaf etmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2019/1116 Esas ve 2021/806 Karar sayılı ilamıyla talebin esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine bakıldığında mutlak, yarı nispi ve nispi ticari dava şeklinde üç grup ticari davanın bulunduğu görülmekte olup bir yargılamanın ticari bir dava niteliğinde sayılıp sayılmayacağının tespiti için bu üç gruptan birinin aradığı şartlarla söz konusu uyuşmazlığın örtüşmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülerek karara bağlanır. Somut olaya gelince; elatmanın önlenmesi talebi, mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasının haksız olarak başka bir kişi tarafından engellenmesi durumunda ileri sürülmektedir. Haksız bir elatma sonucu ortaya bir zarar çıkmışsa bu taleple birlikte veya ayrı olarak bu zarar ile bağlantılı uygun bir tazminatın da talep edilebilmesi mümkündür. Zira; haksız elatmanın önlenmesi, 4721 sayılı TMK’nın 683. ve 995. maddeleri gereğince haksız fiil niteliğinde olup her ne kadar taraflar tacir ve çekişme konusu taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıyor ya da yapacak olsalar dahi, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda esas görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarih ve 2019/1116 Esas; 2021/806 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.