11. Hukuk Dairesi 2011/10260 E. , 2012/16393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2009/136-2010/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2011/10260 E. , 2012/16393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2009/136-2010/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı Firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının emtiaları yüksek sıcaklıkta taşıması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 10.864 Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların teslim sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, hasar tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi kaydı bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya ihbar etmemesi sebebiyle davacının rücu talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen hasarın tazmini nedeniyle rücu istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı taşıyanın oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Mahkemece, hasar bildiriminin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir. Buna karşın anılan karinenin aksi yönde, davalı tarafça sunulan, dosya içinde mevcut ısı ölçer kayıtlarına göre, taşımanın olması gerekenden daha yüksek ısıda yapıldığı iddia edilmekte olup bilirkişi ve ekspertiz raporlarında da değinilen hususa temas edilmiş ve taşımanın yüksek ısıda gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın sunduğu ısı ölçer kayıtları değerlendirilerek, taraflarca sunulan diğer deliller de göz önüne alınmak suretiyle oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.